| 1. Benim sorunum erken boşalma: İlişki esnasinda vajinaya girer girmez boşalıyorum, boşalma isteği daha girmeden oluşuyor. Merak ettiğim bu sorunumun psikolojik mi yoksa, fizyolojikmi olduğu? 25 yaşındayım. İlk ilişkimi 23 yaşında yaşadım. Acaba bunun da bir etkisi olabilir mi?
Erken boşalmada düzensiz cinsel ilişki, kişinin düzenli boşalamıyor olması burada önemli bir faktördür. Ayrıca ilişkiye verilen önem ve gerginlik yani performansın çok önemli olarak algılandığı durumlarda da ortaya çıktığı görülmektedir.
Kişinin ilişkiyi algılayış şekli önemlidir: İlk cinsel deneyimlerin sağlıklı olmayan ortamlarda yaşandığı durumlarda kişinin aşırı gergin ve bir performans gösterme gereği içerisinde ilişkiye yaklaştığı durumlarda erken boşalmanın sık görüldüğünü görmekteyiz.
Kişinin olaya verdiği değer, önemin fazla olması, yani performans anksiyetesinin yoğunluğu, düzensiz cinsel ilişki ya da nörojenik hassasiyetin varlığı erken boşalmayı yaratmada önemli faktörler olarak görülmektedir. Erken boşalma erkeğin yaşından çok seksüel deneyiminin yeni olmasından (yeni bir partner , vb) kaynaklanmaktadır.
Tedavide: Kişinin boşalmanın kontrolünü elde etmesi için bazı ev ödevleri verilir. Kişinin kendisinin ve eşiyle beraberken yapacağı birtakım çalışmalardan oluşur. Burada kişinin boşalmanın kontrolünü sağlaması için egzersizler oluşturmaktadır. İlaç tedavileri de destek olarak verilmekle birlikte ev ödevleriyle kişinin ilaca bağımlı olmaksızın kendi başına kontrolü sağlaması amaçlanmaktadır. Tedavide, kişinin olayı algılayış biçimi, partnerinin olup olmaması ve onunla beraber terapiye gelmesi çok önemlidir.
2. Penis büyüklüğünde normal nedir?..
Penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Penis boyu gerdirilmek suretiyle penis kökü ile ucu arasındaki mesafe ölçülerek değerlendirilir. Bazen penis genital bölgedeki yağ dokusu içine gömülüdür. Bu durumda penis uzunluğunun daha dikkatli değerlendirilmesi gerekmektedir.
Avrupa cinsel fonksiyon birliğine göre penisin yumuşakken gerdirildiğinde penis kökü ile ucu arasındaki mesafenin 7 cm ve daha fazla ölçülerde bulunması normal penis ölçüsü olarak değerlendirilmektedir.
Uzmanlara göre penisin hacim ve büyüklüğünün cinsel birleşmede önemli rolü bulunmasına rağmen esas olarak normal uyarılara cevap elde edilerek ereksiyona ulaşmak ve ereksiyonun yeterince sürdürülebilmesi gibi fizyolojik özellikler,yani işlevi daha önemlidir. Penis büyütme için ameliyata baş vurmak gerekir. İnternette satılan ilaç vb. için istatistiki bir bilgi mevcut değildir.
3. Ben 47 yaşında iş sahibi bir beyim. Yaklaşık 2 senedir sertleşme problemi yaşıyorum. Ancak bunu eşimle hiç paylaşmadım. Ona bu durumdan bahsetmem gerekir mi?
Gençlik yıllarında daha hızlı ereksiyon durumuna geçtiğiniz bir gerçektir. Özellikle 30'lu, 40'lı yaşlarından sonra ereksiyon yaratmak için penisin direkt uyarılması gerekebilir. Bu ilerleyen yaşlarla birlikte erkeklerin yaşadığı genel bir sorundur.
4. Eşimin internette sex sitelerine girdiğini fark ettim. Ne yapmalıyım, bunlara giriş yapılması zararlı mıdır?
Neden Sanal Sex? İçe dönük, kendini ortaya koyma ve gerçekleştirmede engelleri olan, sosyal fobik özellikler taşıyan ve eleştiriye hassas olan bireylerin internet ortamın sağladığı görünmezlik duvarları içerisinde kendilerini daha rahat ifade edebildikleri görülmektedir. Bu noktadan bakıldığında bu tarz kişilerde internet ortamı, kişideki performans anksiyetesini yani gerginliğini gidermede yardımcı olmakta ve kişiler kendilerini daha rahat ifade edebilmekteler. Ancak bu sanal ortamdan başlayıp gerçek yaşama taşan ilişkilerde eğer kişi kendi eksik yönlerini bu sürede tamamlayamamışsa, halen performans gerginliği içerisindeyse problemler devam etmektedir. Bu noktadan bakıldığında internet ortamı eğer kişiler kendilerini oldukları gibi ifade ediyorlarsa ve beklentileri abartılı değilse uygun bir tanışma ve paylaşım olanakları sunmaktadır.
Gerçek Seksin Yerini Tutar mı? Cinsel ilişkinin belirleyici özelliklerinden karşılıklı uyum, aynı ortamı paylaşma ve tensel beraberlik ancak gerçek cinsel ilişkiyle mümkün olmaktadır. Sanal sex kavramının ayrı bir kategoride yer alması ve cinsel ilişkiyle aynı bağlamda düşünülmemesi gerekir. İnternet ortamında cinsel içerikli konuşmalar yapan chat yapan bireyler gerçek anlamda seks yapıyor sayılmazlar.Herhangi bir dürtünün fantaziyle doyumu gerçek anlamda mümkün değildir. Örneğin:. eğer ben açsam sadece yemeği düşünerek ya da yemek tariflerini internet ortamında tartışarak karnımı doyurmuş olamam.
Sakıncalı mı? Hergün artan sayıda kişinin internettte seks sitelerini sadece merak için bile olsa ziyaret ettiğini görmekteyiz. Genel hatlarıyla bakıldığında bu siteleri ziyaret edenlerin kendi cinsellikleri üzerinde hassas olduklarını görülür. Yani cinsel ilgileri diğer bireylere göre daha artmış kişilerdir. Bu nedenle eğer bir kişi sürekli cinsel içerikli siteleri ziyaret ediyorsa kendi işini yapamaz hale gelmişse işine, okula ,v.b. çevresine eşine dikkati konsantrasyonu az ise bireyin gerçek hayatla bağlantıları kopmaya başlamaktadır. Bu durumda konunun uzmanı bir profesyonelle görüşmek artan cinsel isteğin ve beklentilerin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kompulsif zorlayıcı ve yineleyici bir şekilde günlük hayatta cinsel içerikle fazla meşgul olmak günlük yaşam aktivitelerinden uzaklaşmaya yol açıyorsa ve gerçekle bağlantılarda zayıflamalar görülmektedir. Abartılı, yanlış eksik bilgi içeren cinsel içerikli sohbetler (chat) konu hakkında kişilerin yanlış , eksik bilgiler edinmesine ve abartılı inançlara sahip olmasına yol açabilir. Bu sitelere giren bireylerin cinselliğin sadece fiziki boyutuyla ilgilendikleri (pozisyonlar, boyutlar v.b.) ve ilişkinin sadece belirli fiziki şartlarına odaklandıkları, ilişkilerin psikolojik boyutunu görmezden geldikleri dikkat çekicidir. Bu sakıncalı durum kişilerin süre giden ilişkilerini olumsuz yönden etkilemektedir. Cinsel ilişkinin bu sitelerde abartılı ve yanlış bir şekilde ortaya konduğu gibi eksik bilgilerle yüklenen ve ideal ilişkiyi bu çerçevede değerlendiren bireylerin gerçek yaşamda mutsuz olmaları kaçınılmazdır.
Ancak ülkemizde cinsel bilgi eksikliğinin fazla olduğunu düşündüğümüzde bazılarının merak ve bilgi edinmek ve sorunlarıyla ilgili yardım almak amacıyla da bu siteleri ziyaret ettiklerini görmekteyiz. Örneğin, belirli dernek ya da merkezlerin internet ortamında hazırladığı web sitelerine her gün Türkiye'nin değişik bölgelerinden ve yaş gruplarından kadın, erkek danışanlar cinsel sorunlarıyla ilgili bilgi almak amaçlı ziyaret etmekteler. Sorunlarını forum odalarında belli kurallara uygun olarak tartışmaktalar. Merak içerisindeki genç bireyin cinsel bilgi almak amaçlı bu siteleri ziyareti uygun olmakla birlikte hard porno içerikli materyalin olduğu kontrolsüz siteleri ziyareti uygun değildir. Çünkü bireyler denetimsiz gerçek bilgiye dayanmayan abartılı ve çarpıtılmış bilgilerle karşılaşmakta, ve yeni yapılandırmakta olduğu cinsel hayatını bu eksik bilgiler temeli üzerine kurmaktalar...
Kimler Kullanıyor? Internetteki porno sitelerine daha çok gençlerin ve ilişkilerinde mutsuz olan, yenilik arayan bireylerin girdiklerini görmekteyiz. Gençler daha çok merak ve cinsel açlığını dışarıda doyuramadığında bu sitelerde var olan pornografik içerikli materyalle boşalım yollarını denemekteler. Evliliklerinde ve süregiden ilişkilerinde mutsuz olan yenilik arayan, ilişkilerin eski heyecanını ve cinsel cazibesini yitirdiği ilişkiye sahip olan kişilerin de bu sitelere girdikleri ve cinsel içerikli forumlarda kendilerini ve beklentilerini dile getirdiklerini görmekteyiz. Ülkemizdeki cinsel bilgi eksikliğinin ve ilişkilerin daha çok ilk geceyle başlamasının yani flört döneminin eksik olmasının bu tarz sitelere girmeyi arttırdığını görmekteyiz.
Eşiniz Kullanıyorsa... Eşi bu sitelere sık giren bireylerin ilişkilerindeki bu gelişmeyi karşılıklı kavga ortamına girmeden tartışmaları daha uygundur. Eğer eşlerden bu sitelere sık girmek gibi bir istek içerisinde ise evlilikte veya süre giden ilişkide yolunda gitmeyen özelliklerin ortaya konması ve bunların yerine getirilmesi için karşılıklı konuşmak ve bu noktadan yola çıkarak belki de ilişkinin değişen boyutunun tekrar değerlendirilmesi ve ilerisinde de profesyonel bir yardım almak uygun olmaktadır. Sadece bu siteleri merak için 1-2 defa ziyaret eden chat yapan bireylerin eşleri tarafından sanki aldatılıyormuş gibi ele alındıkları ve radikal kararlar almaya yani ayrılmaya ya da belli sitelere girmeme gibi kararlar almaya zorlandıkları görülmektedir. Öncelikle eşlerden birinin böyle bir isteği yani sex sitelerine girme durumu varsa ilişkinin bu yeni boyutunun gözden geçirilmesi ve radikal kararlar alınmadan önce profesyonel bir yardım alınmasının daha uygun olacağını düşünmekteyiz.
5. Varikosel Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
Varikosel testislerdeki kanı boşaltan venlerin (toplardamar) genişleyip varisleşmesidir. Toplardamarların iç yüzeyinde kan dolaşımını düzenleyen kapakçıklar işlevlerini yitirmiştir ve kanı boşaltamamaktadır. Testisten çıkan toplar damarların aşırı ve anormal olarak genişlemiş olması , testiste ısı etkisi ve beslenme bozukluğu sonucu sperm üreten hücreleri toksik bazı maddelerle karşı karşıya bırakır. Bu durum maddeler testis içinde etki yarattığı için sperm oluşumunu kötü etkiler. Testislerin sonografik muayenesi ve damarsal araştırılması gerekir. Böyle bir durum cerrahi müdahale ile düzeltilir.
Puberte sonrası erkeklerin yaklaşık % 10-20 sinde görülür. Kısırlık (infertilite) şikayeti olan erkeklerin ise yaklaşık %40 ında varikosel mevcuttur. Sekonder infertilite şikayeti olan erkeklerde ( önceden en az bir çocuğu olan ancak şimdi kısırlık şikayeti çeken) ise bu oran % 80 lerin üzerine çıkmaktadır. Varikosel her iki testiste de görülebilir. Ancak anatomik komşulukları dolayısı ile sol testiste görülme oranı % 85, sağ testiste görülme oranı ise % 15 civarındadır. Bir taraftaki varikosel genellikle diğer testisi de etkilemektedir.
Varikosel çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Ancak bazen aşağıdaki belirtiler görülebilir:
- Testislerde ağrı
- Testislerde küçülme
- Testislerde dolgunluk hissi
- İnfertilite (kısırlık)
- Gözle görülebilen genişlemiş damarlar veya Ele gelen genişlemiş damarlar
Varikoselin neden kısırlığa sebep olduğu konusunda henüz kesin bir bilgi yoktur. Ancak genişleyen damarların testislerde sebep olduğu ısı artışının sperm üretimini olumsuz etkilediği, genişleyen damarlarda biriken kanda anormal konsantrasyonlara ulaşan böbreküstü bezi ve renal ürünlerin sperm oluşumunu olumsuz etkilediği, yine bazı metabolik ürünlerin artması ve oksijenlenmenin azalmasının sperm üretimini olumsuz etkilediği gibi birtakım teoriler mevcuttur.
Bazen hastalar testislerinde gördükleri veya ayakta iken ellerine gelen genişlemiş damarlar sebebi ile doktora gelirler. Doktor tarafından yapılacak elle muayene ile genellikle tanı konur. Bazen ultrasonografi / Doppler gerekebilir. Bütün varikoselli hastalara 4 günlük cinsel perhizden sonra sperm tahlili (spermiogram) yapılıp sperm sayısı, hareketliliği ve şekilleri araştırılmalıdır. Hastaların yaklaşık %70 inde sperm yoğunluğu ve hareketliliği azalmış, şekilleri bozulmuştur. Bu hastalarda yüksek oranda kısırlık görülür.Kısırlık şikayeti olan varikoselli erkeklerde, çok yoğun ağrı şikayeti olanlarda ve testislerinden biri diğerine göre anlamlı küçülme göstermiş varikoselli erkeklerde cerrahi tedavi önerilir. Tedaviye geçmek için varikoselin mutlaka sperm değerlerini bozmuş olması gerekir. Yani spermi normal ise tedavi edilmeyebilir. Evli olmayan erkeklerde de varikosel bulunmuş ve sperminde bozulma başlamış ise tedavi yapılmalıdır. Eğer erkek adolesan çağda, yani henüz ergenliğe gelmemiş ise ve sperm veremiyorsa bu durumda testiste küçülme olup olmadığına bakılır. O taraf testisi %10'dan fazla volüm kaybetmiş ise yine ameliyat endikasyonu vardır.
Testislerinde ağrı olan ve muayene ile varikosel saptanan erkeklerde bu ağrının mutlaka varikoselden kaynaklanıyor olması gerekmez. Önce diğer nedenler araştırılmalı ve semptomatik tedavi yapılmalı, ondan sonra varikoselin tedavisine geçilmelidir.
Varikoselin tedavisi ameliyattır.
Ameliyat sırasında mikroskop kullanılması önerilmektedir. Ameliyatı kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesi ile gerçekleşir. Testisi drene eden venler bağlanır. Basit bir ameliyattır ve genellikle hastane de yatmayı gerektirmez. Varikosel ameliyatının başarı şansı değişiktir. Mikroskobik yapılan ameliyatların başarı şansı diğerlerine oranla çok daha yüksektir. Yaklaşık 30-60 dk. sürer. Bu sırada testisle ilgili diğer oluşumların zarar görmemesine özen gösterilmelidir. Varikosel ameliyatı dikkatli yapılmaz ise hidrosel (testis çevresinde sıvı birikimi), atrofi gibi komplikasyonlar görülebilir. Ama son yıllarda, ameliyat tekniğinde elde edilen ilerlemeler sayesinde bu komplikasyonlara hemen hemen hiç rastlanılmamaktadır. Bunda cerrahın deneyimi önemlidir. Ameliyat olacak kişilerin bunu iyi bilmesi ve ameliyatı yapacak doktordan da bu konuda bilgi alması gerekir. Ameliyattan 3 ay sonra sperm üretiminde düzelme görülmeye başlar. Sperm tetkiki ameliyattan sonraki 3-6. ayda yapılmalıdır. Sperm üretimindeki düzelme ameliyat olan hastaların %50-80 inde görülür. Gebelik üzerindeki etkisi de yüzde 20-69 civarında artmaktadır. Azoospermi olgularında da varikosel ameliyatı yapılması önerilirse de, başarısının daha düşük olacağı önceden belirtilmelidir.
Tüp bebek uygulaması yapılacak erkeklerde de varikosel ameliyatı yapıldıktan sonra tüp bebeğe geçilmesi başarıyı artırabilir. Ameliyat edilen hastaların bir kısmında sperm değerleri biraz daha yükselerek mikroenjeksiyon (ICSI) yerine aşılama (IUI) uygulamasına geçilebilir, hatta doğal yolla gebe kalma şansı da elde edilebilir. Spontan gebelik sağlanamayan hastalarda sperm sayısı, motilite veya sperm morfolojisindeki iyileşme ile yardımcı üreme tekniklerinin başarısı artmaktadır.
6. Normal Sperm Sayımı Hakkında Bilgi Verebilir misiniz?
İlişki sırasında boşalma ile vajinaya 100-300 milyon arasında sperm bırakılır. Vajinaya boşalan spermlerden ancak 25-30 tanesi yumurtanın yakınına ulaşır. Bunlardan bir tanesi yumurtanın zarını delerek geçer ve yumurtayı döller. Sperm hücresi vajinada 2-4 saat yaşar fakat ilişkiden 16 saat sonra bile vajinadan alınan örneklerde canlı sperm görülebilir. Kadında enfeksiyon olduğunda veya cinsel ilişki sırasında kayganlaştırıcı maddeler kullanıldığında spermler daha kısa süre canlı kalır.
Uzun süre boşalma olmadığında spermler yumurtayı dölleyebilme yeteneklerini kaybederek dejenere olur. Cinsel perhiz süresi uzadıkça sperm sayısı artsa bile kalitesi iyileşmez, normal yapıdaki spermlerin oranı azalır. İdeal cinsel perhiz süresi ortalama 4 gündür. Basit bir soğuk algınlığı bile sperm sayısını ve kalitesini bozar. Sperm analizi geçirilen hastalıklar göz önünde bulundurularak yapılmalı ve analiz sonucunun bozuk olduğu durumlarda üç ay sonra sperm analizi tekrarlanmalıdır. Sağlıklı bir sperm sayımının mutlak genetik laboratuarlarında ve bunları barındıran tüp bebek merkezlerinde yapılması gerekir. Normal meni miktarı 1,5 ile 6 ml arasında değişir. Sperm sayısının ml' de 20 milyon ve üzeri, hareketliliğin % 40 ve üzeri, normal yapıdaki sperm oranının ise % 14'ün üzerinde olduğu meni örnekleri normaldir.
Spermiogram
Meni incelemesidir. İnceleme için meni verilirken dikkat edilmesi gerekenler:
- 2-7 günlük cinsel perhiz olması
- Örneğin mastürbasyon ile temiz bir kaba alınması
- Örnek alınırken kayganlaştırma amacı ile tükürük, sabun veya şampuan gibi maddelerin kullanılmaması
- Örneğin inceleneceği laboratuara en geç 60 dakika içinde ulaştırılması
Meni incelemesinde, miktar, renk, koku, viskosite (akışkanlık), sıvılaşma süresi değerlendirilir. Sperm sayımı yapılır, spermin hareketliliği ve yapısı değerlendirilir. Menide lökositlerin ve mikroorganizmaların varlığı incelenir.Meni incelemesinin sonuçları, cinsel perhiz süresine, mevsime, geçirilmiş hastalıklara, strese, alkol ve sigara kullanımına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Kesin sonuca varılmadan önce birer ay ara ile üç kez meni incelemesi yapılmalıdır.
Dünya Sağlık Örgütü'nün kriterlerine göre normal meni değerleri aşağıda gösterilmiştir.
Hacim:2-6.0 ml
Konsantrasyon:>20 x 106/ml
Total sperm sayısı:>40 x 106/ml
Hareket:>%50
Morfoloji:>%30
Vitalite (canlılık):>%75
Lökosit:<1.0 x 106/ml
7. Cinsel Terapi seanslarından Sonuç Alabilir miyim? Kaç Seans Devam etmem gerekir?
Cinsel Fonksiyon problemleri kadın ve erkek kişilerin özgüvenlerini, bununla beraber aile yapılarını ve dolayısıyla sağlıklı bir toplum yapısını çok yakından ilgilendiren sağlık sorunlarıdır. Bu psiko-sosyal sorunlar cinsel işlev bozukluğunda kimi zaman sebep, kimi zaman da sonuç olarak karşımıza çıkar. Cinsellikle ilgili sorunlar, kişinin kendi için olduğu kadar eşi, partneri için de önemlidir.
Cinsel yaşamdaki aksaklıklar çiftler arasında sürtüşmelere ve ilişkilerin bozulmasına yol açabilir. Uzun süre tedavisiz kalan ve yıllar boyu sürüp giden cinsel sorunların çiftin yaşamında yeni sorunlara yol açacağı kesindir. Çiftin ilişkisinin ve iletişiminin bozulması ve çeşitli evlilik sorunlarının ortaya çıkması, giderek kişide ya da eşinde depresyon gibi çeşitli psikiyatrik hastalıkların belirmesi de yine sık görülen ek sorunlar arasında yer almaktadır.
Araştırmalar, Cinsel problemi olan her 10 kişiden yalnızca birinin hekime başvurduğunu ,hastaların yüzde 62'sinin cinsel sorunlar nedeniyle özgüveninin kaybolduğunu, yüzde 21'inin de ilişkilerinin bittiğini göstermektedir. Bu yüzden ailelerin cinsel sağlık konusunda bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri büyük önem taşımaktadır.
Cinsel Fonksiyon Sorunları Düşündüğünüzden Daha Yaygındır
Dünya genelinde 152 milyon erkek tekrarlayan cinsel fonksiyon sorunları yaşamaktadır ve bu rakamın 2025 yılında 222 milyonu bulması beklenmektedir. Sebep olarak da beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerden strese kadar birçok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. En çok rastlanılan sorunlar erkeklerde sertleşme ve boşalma problemleri, kadınlarda ise orgazm problemleri ve vaginismus -ağrılı ilişkidir.
40 yaşın üzerindeki erkeklerin yarısından fazlasında sertleşme sorunu olduğu tahmin edilmektedir. Ne yazık ki, bu hastaların sadece %2'lik kısmında sorunlar doğru teşhis edilerek tedavi doğru yapılmaktadır. %98'inde ise maalesef ya doğru teşhis ya da doğru tedavi eksikliği doğmaktadır.
Türkiye'deki çalışmalarımızda tespit ettiğimize göre 40 yaş üzerindeki erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu oranı yüzde 70'e kadar çıkmaktadır,hafif, orta, ağır olarak...
Sertleşme Sorunu olan vakaların çoğunluğunun (%75) psikolojik değil fiziksel kökenli olduğu artık bilinmektedir. Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer almaktadır.
Psikojenik faktörler kadında ve erkekte hem bu problemin ortaya çıkma nedeni olmakta hem de organik fonksiyon bozukluklarına eşlik etmektedirler. Cinsel Fonksiyon Sorunlarında hazırlayıcı olan psikojenik faktörler arasında:
- Kısıtlayıcı yetişme, yani dinsel veya kültürel baskılarla yetişme tarzı
- Travmatik bir cinsel deneyim, geçirilmiş kötü cinsel muameleler ya da eski cinsel ilişkilerden birinde partner tarafından aşağılanma
- Yetersiz bir cinsel eğitim ile gerçek dışı beklentiler ya da akılcı olamayacak kadar yüksek performans beklentileri
- Bozuk aile ilişkileri
- İş ve mali sorunlar gibi yaşam tarzı sorunları
- Depresyon ve anksiyete
- Partnerin ölüm boşanma ya da ayrılma sonucu kaybı
gibi faktörler sayılabilir.
Bunun yanı sıra daha önce yaşanmış başarısızlıklarla oluşan performans anksiyetesi, partnerin çekiciliğinin azalması, ilişkilerde zayıf iletişim de yine Cinsel Fonksiyon sorunlarının oluşmasında ya da yanı sıra önemli rol üstlenirler. Gerek erkek ve gerek kadınlarda cinsel fonksiyon problemi değerlendirilirken psikolojik faktörlerin ayrımı da yapılmalıdır. Psikoseksüel değerlendirmenin amacı, disfonksiyonun tam olarak ne olduğunu tanımlama çabası ve bu disfonksiyonun ilişki üzerindeki değerlendirmesini içerir. Başlangıç değerlendirilmesi ilgili sorunların tam ve açık yüreklilikle tartışılmasını kolaylaştırırken, hasta ve partnerin sağlam ve kolay bir ilişki kurma olanağı sağlar.
Çiftin sorunlarını açıkça ve tam olarak tartışması çok önemlidir. Yine çok önemli diğer bir nokta varolan sorunun niteliğinin tam olarak tanımlanmasıdır. Örneğin erken boşalma ereksiyonun erkenden kaybına yol açtığından bu sorun kolaylıkla sertleşme sorunu ile karıştırılabilir. Unutulmaması gereken bir diğer nokta da, eşin de tıpkı hasta gibi birçok olumsuz ve karmaşık duygular yaşamış olabileceğidir. Onun yaşadığı duygular hastanınkinden tamamen farklı bir doğrultuda olabilir. Sertleşme sorunu olan erkeklerin eşlerinin aşağıdaki şekilde düşünmeleri sık görülen bir durumdur:
"Artık beni sevmiyor"
"Artık beni istemiyor. Çok yaşlıyım/ çekici değilim"
"Başka biriyle ilişkisi var"
Cinsel terapi programı, ortalama 6 - 10 seans sürmektedir. Seansların en az haftada bir sıklıkta sürdürülmesi uygundur,çünkü seanslar arasındaki süre uzadığında, tedavi sona ermeden tedaviyi bırakanların sayısı yüksektir. Bu da tedaviden başarılı sonuç elde edilmesini engelleyen önemli bir sorun haline gelmektedir. Genellikle davranışçı ve bilişsel psikoterapi olarak adlandırılan tedavi yönteminin ilkeleri doğrultusunda bazı özel tekniklerin ve egzersizlerin öğretilmesi, cinsellikle ilgili yanlışlar ve doğrular üzerinde durulması, cinsel terapinin temel noktalardan bazılarını oluşturmaktadır. Cinsel terapide, özellikle fiziksel nedenlerin bulunmadığı, cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus, erken boşalma, sertleşme bozukluğu gibi cinsel işlev bozukluklarının iyileştirilmesinde son derece başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Öyle ki, merkezlere başvuran, cinsel terapi uygulanan ve tedavisini sürdüren kişilerin yüzde 90'ında düzelme sağlanabilmektedir.
Cinsel terapide öncelikle kişinin cinsel yaşam öyküsü ayrıntılı bir şekilde ele alınır. Cinsel eğitimi kimden almış, ilk cinsel deneyimini nasıl yaşamış, çocukluk ve ergenlik döneminde cinselliği nasıl algılamış, tacize uğramış mı? Bu bilgiler cinsel tedaviden başarılı sonuç alınması için son derece önemli rol oynamaktadır. Ardından, kişinin yaşadığı cinsel sorun hakkında yine detaylı bilgiler edinilir. Sorun ne zaman başlamış, nasıl gelişmiş, kişiden kişiye farklılık gösteriyor mu, herhangi bir hastalığı var mı? Şeklindeki sorularla "cinsel sorun" net bir şekilde ortaya konulur.
Cinsel yaşam öyküsünün ve sorunun detaylı olarak ele alınmasının ardından, kişinin herhangi bir sağlık problemi olup olmadığı tespit edilir. Bu noktada kadınlar için jinekologlar, erkekler içinse ürologlar devreye girer. Örneğin, eğer hormonlarda bir dengesizlik varsa, bu sorun giderilmeye çalışılır. Herhangi bir hastalık nedeniyle kullanılan ilaçlar da cinsel yaşamı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Bu nedenle, kişinin herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığı da tespit edilir. Yaşam öyküsünün alınması, kişilik testleri ve fiziksel muayenenin ardından cinsel terapiye başlanır.
Cinsel terapide öncelikle aşırı beklentilerin ve yanlışların düzeltilmesi ve doğru bilgilerin aktarılması hedeflenmektedir. Eşinin cinsel ilişkiye ya da soruna yaklaşımı nasıl? Kendisinin bir cinsel sorunu var mı? Tüm bu soruların yanıtları da, cinsel terapide mutlaka öğrenilmesi gereken bilgileri oluşturmaktadır. Çünkü sorun çözümlenmediğinde zamanla partnerin de cinsel sorun yaşamasına yol açabilir. Terapinin çiftlere uygulanmasının bir başka nedeni de, eşlerin, verilen ev ödevlerinin yerine getirilmesini check etmelerini sağlamalarıdır. Ayrıca, çoğu ev ödevleri birlikte yapıldığı için eşlerin de terapiye katılması şart görülmektedir.
Kişinin hem tek başına, hem de eşiyle birlikte uygulaması gereken ev ödevleri mevcuttur. Bu ödevler, masaj, cinsel birleşme teknikleri, uyarılma noktalarının keşfedilmesi gibi çeşitli uygulamaları içermektedir. Bazı sorunlarda çiftlere cinsel birleşme yasağı konulur.
Özetle Cinsel işlev bozukluğuyla başvuran çiftlerde psikolojik ve sosyal sorgulama sonucunda psikoterapi ve cinsel terapi uygulanması gerekebilir. Psikolojik danışma ve terapi desteği, problemin tanımlanması ve çözümünde yardımcı olmasının yanı sıra, hastaya ve partnere sorunla baş edebilmede katkı sağlaması açısından çok önemlidir.
8. Üro-Androloji hastaneniz iktidarsızlık teşhisinde nasıl bir yol izlemektedir?
Hattat Hospital Androloji check-up programı iktidarsızlık teşhisinde en doğru seçimdir. Konusunda uzman doktorların gözetimi altında uygulanan bu programda muayeneyi takiben tüm gerekli kan tetkikleri, psikogram ile psikolojik değerlendirme, Penil Doppler ve NPT( Uyku testi) ile de kan damarlarının değerlendirilmesi tam olarak yapılmaktadır. Bu şekilde hastalığın organik ya da psikojenik nedenlere dayandığı ortaya çıkarılmaktadır.
9. Bu Androlojik Check-up programınız için bir yaş sınırı var mı?
Bu program her yaştan erkek hastalarımız için dizayn edilmiştir.
10. Vereceğim bilgilerin "gizliliği" konusunda endişelerim var?
Hastalarımız ile ilgili tüm kayıtlar en ciddi gizlilik ile muhafaza edilir. Bu bilgilere ancak hastanın tedavisi ile ilgilenmekte olan şahıslar ulaşabilir.
11. NPT (Uyku Testi) nedir?
Erkek erektil fonksiyon bozukluklarının araştırılmasında uygulanan bir tetkiktir. Bu testin amacı, erektil fonksiyon bozukluğunun organik mi yoksa psikonejik mi olduğunun ayrımını yapmaktır. Bu amaçla kullanılan temel testlerden biridir. Diğer testler ile bütünleştirildiğinde önemi ve değeri daha da artmaktadır.
NPT testi nasıl uygulanır
Her normal erkekte gece süresince farkında olmadan penisin belirli süre ve sertlikte ereksiyonları gerçekleşmektedir. NPT bu sertliklerin saptanması amacıyla yapılan bir testtir. Araştırma yapılacak kişinin (tercihen iki gece boyu) meydana gelen ereksiyonlarının penisinin kök ve uç kısmına takılan iki sensor ile bilgisayarlı bir sistem ile tespiti ve değerlendirilmesi esasına dayanır.
NPT uygulama şekli
Hastanemizde NPT uygulanacak hastalar genellikle saat 21 civarında odalarına alınmaktadır. Bir süre odalarında dinlenen ve odaya alışan hastamıza görevli kişi tarafından, uyumadan önce kaydedici cihaz bağlanmaktadır. Hastamız sabaha kadar odasında uyuduktan sonra, tekrar görevli kişi tarafından cihaz çıkarılmakta ve kişi normal günlük aktivitelerine dönmektedir.
Genellikle iki gece uygulanan bu test süresince kişi hastanemizde yatmakta ve gündüz normal günlük çalışmasına devam edebilmektedir.
NPT uygulaması sırasında dikkat edilecek konular
Testin uygulama süresince kişinin normal alışkanlıklarına devam etmesi istenmektedir. Bu süre zarfında uyku ilacı, alkol kullanımı ve aşırı yorgunluktan kaçınılmalıdır.
12. Gerek iktidarsızlık ve kısırlık, gerekse diğer üroloji, göz, ve dahiliye ile ilgili sorunlarım için nasıl randevu alabilirim?
Tüm sorularınızı en kısa zaman aralığında ve en iyi şekilde cevaplamak arzusundayız. Bize e-mail ile, randevu sayfamıza yapacağınız başvuru ile veya telefonla ulaşarak istediğiniz gün ve saat için randevu alabilirsiniz.
Size layık olduğunuz gibi en kaliteli hizmeti sunmak arzusundayız. Sizinle en kısa zamanda tanışmayı bekliyoruz. |