<?xml version="1.0" encoding="windows-1254" ?>

<rss version="2.0">
<channel>
<title>Hattat Hastanesi - Doktorunuz Cevaplıyor</title>
<link>http://www.hattathospital.com</link>
<description>Ayın Konusu</description>
<language>tr</language>
<item><title>KADINLARDA CİNSEL SORUNLARIN TEMEL NEDENİ PSİKOLOJİ Mİ?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 08 Eyl 2010 13:32:08 EST</pubDate><description>8 Eylül 2010&lt;br /&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
Kadınlar da tıpkı erkekler gibi istek ve cinsel beraberliklerinde sorunlar yaşıyor. Yakın zamanda yapılan bir çalışma kadınların yaklaşık % 40&amp;rsquo;ının bazı cinsel bozukluklarla yüzleştiğini ortaya koymuştur. Yine yapılan araştırmalar kadınların %30 ile %60&amp;rsquo;ının hayatları boyunca en az bir cinsel fonksiyon bozukluğu yaşadığını gösteriyor.&amp;nbsp;Uzmanlar özellikle 60 yaşın üzerindeki kadınların yaklaşık %60-80&amp;rsquo;ının cinsel sorunlar yaşadığını belirtiyor.&amp;nbsp;Bunların arasında cinsel istek bozukluğu ve uyarılma bozuklukları en sık görülen cinsel işlev bozuklukları.&amp;nbsp;Bu kadınlar belki de hiçbir zaman uyarılmamış ya da orgazm olamamışlardır.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Birçok kadın yaşadıkları bu büyük problemi partnerleri ile konuşmakta zorlanmakta ya da tedaviden utanarak doktora başvuramamakta, sağlık profesyonellerinin kendisini yanlış anlayacağından korkmaktadır. &lt;span style=font-size: 10pt&gt;Cinsel işlev bozukluğu çeşitli organik ve psikolojik nedenlerle oluşabilir. Kadının cinsel aktivitedeki rolü ve kadındaki cinsel işlev bozukluğu, yıllarca erkekteki kadar yoğun biçimde araştırılmamış ve sorunun sadece psikolojik kaynaklı olduğuna inanılmıştır. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar, problemin organik boyutunun da büyüklüğünü gözler önüne sermiştir. &lt;/span&gt;Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da cinsel problemler psikolojik ve/veya fizyolojik işleyişten kaynaklı olmakta. Son yıllarda yapılan araştırmalarda kadınlarda cinsel sorunların eskiden bilindiğinden daha fazla fiziksel (biolojik) nedenleri olduğu ortaya konuyor. Diabet, Kardiovasküler bozukluklar, MS gibi bazı tıbbi sorunlar da bu problemlerle ilişkili bulunmuştur.&amp;nbsp;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
Organik ve psikolojik nedenlere daha yakından bakalım:&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Organik nedenler:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;bull; &lt;strong&gt;Sistemik hastalıklar ve vasküler (damarsal) nedenler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Diabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri gibi çeşitli sistemik problemler, ateroskleroz (damar sertliği) gibi damar yapısına ait sorunlar ve sigara alışkanlığı gibi nedenlerle cinsel organlara kan akımı bozulabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;bull; &lt;strong&gt;Nörolojik nedenler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Nörolojik hastalıklar veya çeşitli nedenlerle ( diabet, travma, cerrahi girişim gibi) sinir zedelenmeleri sonucunda beyinden cinsel organlara giden mesaj engellenir. Omurilik yaralanmaları, epilepsi (sara), multipl skleroz, serebrovasküler (beyin damarlarına ait) hastalıklar, Alzheimer ve Parkinson hastalığı, sinir sistemine ait enfeksiyonlar nedeniyle cinsel işlev bozukluğu oluşabilir.Histerektomi (rahmin alınması) gibi üreme organlarına ait cerrahi girişimler ile mesane ve bağırsağa yönelik operasyonlar sırasında oluşabilen sinir zedelenmeleri de, cinsel işlev bozukluğuna yol açabilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;bull; &lt;strong&gt;Hormonal nedenler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Üreme organlarının gelişmesini ve cinsel aktivitenin çeşitli aşamalarının gerçekleşmesini sağlayan hormonların, kandaki düzeyleri azaldığında cinsel işlev bozukluğuna rastlanabilir. Özellikle ooferektomi (yumurtalıkların alınması) sonrasında kadınlar bu problemi yoğun olarak yaşamaktadırlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;bull; &lt;strong&gt;Cerrahi girişimler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Üreme organlarına ait çeşitli cerrahi girişimler sinir zedelenmesine yol açabilmenin yanı sıra, hormonal dengeyi bozabilmekte ve vücutta meydana getirdiği değişiklikler nedeniyle de cinsel işlev bozukluğuna sebep olabilmektedir. Özellikle mastektomi (memenin alınması) veya mesane ve bağırsağa yönelik operasyonlarda açılan ostomiler (mesane veya bağırsağın karın bölgesinde oluşturulan bir açıklıktan boşalması) nedeniyle, kadının bedenini algılayışı bozulabilmekte ve cinsel yaşamı da bundan etkilenmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;bull; &lt;strong&gt;Tedavi ve ilaçlar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Çeşitli tedavi yöntemleri, bazı ilaçlar ve madde kullanım alışkanlıkları cinsel yaşamı çeşitli yönlerden etkiler. Kalp hastalıkları, hipertansiyon, depresyon, hormonal problemler, kanser ve mide şikayetlerinin tedavisinde kullanılan kimi ilaçlarla bazı idrar söktürücüler ve kemoterapi, radyoterapi adet düzeninin, cinsel organların yapısının ve sonuçta cinsel işlevlerin bozulmasına yol açabilmektedir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&amp;bull; &lt;strong&gt;İleri yaş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Yaş arttıkça klitoris ve vaiinadaki düz kas/ bağ doku oranı, bağ doku lehine artar. Bunun sonucunda klitoristeki sertleşme ve vajinadaki genişleme yeteneği bozulur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;bull; &lt;strong&gt;Menopoz&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Menopozla birlikte azalan östrojen hormonuna bağlı olarak, vajinanın boyutlarında küçülme ve ıslaklığında azalma sonucu cinsel ilişki sırasında ağrı oluşumu nedeniyle sekse olan ilgi azalır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Psikolojik nedenler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Çocukluk çağı, yetiştirilme tarzı ve bu dönemde kazanılan çeşitli yaşam deneyimleri, alışkanlık ve takıntılar bireyin hayatının sonraki aşamalarını da etkiler. &lt;/span&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;Bozuk aile ilişkileri içinde, yanlış/yetersiz cinsel bilgilerle büyüyen ya da çocuklukta cinsel travma yaşayan bireylerde, cinsel işlev bozukluğuna yatkınlık oluşur. &lt;/span&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 10pt&gt;Hayatın ileri evrelerinde yaşanan cinsel başarısızlıklar, depresyon, aldatılma, hamilelik ve doğum sonrası ruhsal problemler, organik hastalıklara tepki, yaşlanma, partnerdeki cinsel problemler ve cinsel şiddete maruz kalma gibi nedenlerle cinsel işlev bozukluğu başlar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Çiftler arasındaki çekiciliğin kaybolması, ilişkinin bozulması, kendine güvensizlik, cinsellikten ve başarısızlıktan korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış yanlış düşünceler, yetersiz önsevişme ve psikiyatrik rahatsızlıklar sorunun çözülmesini zorlaştırır.&amp;nbsp;Özellikle sonradan edinilmiş orgazm bozukluklarında, organik nedenlere psikolojik kökenli sorunlar da eşlik edebilir. Çeşitli psikolojik faktörler arasında partnere karşı ilgi kaybı veya partner tarafından reddedilme korkusu, vajinaya zarar gelebileceği endişesi ve suçluluk duygusu ön plana çıkmaktadır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Unutmayın, Cinsel işlev bozukluğu, ancak yapılan muayene ve testlerle teşhis edilebilir. Bu yüzden, bu alanda uzmanlaşmış sağlık ekibine başvurarak problemi anlatmak ve tedavi arayışına girmek en doğrusudur. Teşhis ve tedaviyi etkilememek için sorun açıkça anlatılmalı ve hiçbir bilgi saklanmamalıdır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>CİNSELLİKTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 08 Eyl 2010 13:14:37 EST</pubDate><description>8 Eylül 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cinsellik konusunda doğru bilinen&amp;nbsp;yanlışları paylaşmak istiyorum. Artık bu yanlışları unutmanın zamanı gelmedi mi? İşte en sık karşılaştığımız yanlış inanışlar:&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
1-Erkek cinsel ili&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;2-Ba&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şka işlerde olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir. Her ilişki bir sınavdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;3-Erkek cinsel ili&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şkinin sorumluluğunu üstlenmek ve ilişkiyi yönetmek zorundadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;4-Sevi&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şmeyi başlatan kadın ahlaksızdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;5-Sevi&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şmek cinsel birleşme demektir onun dışındakiler önemli değildir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;6-Erkeğin penisi sertle&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ştiğinde en kısa süre içinde boşalması gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;7-Sevi&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır. Sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek büyüyü bozar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;8-T&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;üm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşme ile sonuçlanmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;9-Her erkek her kad&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ına nasıl zevk vereceğini bilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;10-Sevi&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şme ancak iki tarafın birlikte orgazm olması ile güzeldir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;11-E&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şler birbirini seviyorsa sevişmeyi de bilir ve seksten zevk alır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;12-&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;İyi bir sevişme heyecanın sürekli tırmanması ve orgazmla sonlanması anlamına gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;13-Masturbasyon k&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ötü bir şeydir ve zararlıdır&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;14-Erke&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ğin penisinin sertleşmemesi eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;15-Cinsel birle&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şme sırasında fantezi kurmak yanlıştır ve sapıklıktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;16-Erkek veya kad&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ın sevişmeye hayır diyemez.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;17-Sevi&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şmede neyin normal olduğuna ilişkin belirli kurallar vardır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bundan sonraki köşe yazılarımda her bir yanlışı irdeleyerek neden doğru olmadıklarını anlatacağım. Takip etmeye devam edin!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SERTLEŞME SORUNUNDA EN MERAK EDİLEN 10 SORU</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 08 Eyl 2010 12:57:29 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 14pt&gt;&lt;font size=1&gt;&lt;font size=2&gt;8 Eylül 2010&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
1990'lara kadar Sertleşme sorununun &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;özellikle yüzde 90'ının psikolojik kökenli olduğu kabul ediliyordu ve yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak 2000'li yıllara yaklaştıkça sertleşme sorunun esas büyük nedeninin organik olduğu belirlendi. Yüzde 100 organik ya da psikolojik değil ama organik nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor. Dolayısıyla biz böyle bir konuyu ele alırken 3 aşamayı inceliyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;1-Organik sebepler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;2-Psikolojik sebepler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;3-&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;İkisinin de birlikte olduğu nedenler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Bana bu konuda &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;en sık sorulan sorular şunlar:&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;1.Damarsal fakt&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;örler sertleşmeyi nasıl etkiler?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Bunun nedenini anlatmak için peniste sertleşmenin nasıl olduğunu bilmek gerekiyor. Görsel veya kokusal yolla uyarılan beyin, bel kemiğinin arasındaki sinirler aracılığıyla penisi uyarır. İleti sinir sistemiyle penise ulaştığında penisin içinde bazı maddeler salgılanır. Bu maddelerin salgılanmasında amaç damarları gevşetmektir. Damarları gevşetmekte nitrik oksit dediğimiz bir madde yapı taşı teşkil eder. O maddenin mutlaka olması gerekir. Nitrik oksitin salgısını engelleyen her hastalık ve her etken iktidarsızlığa neden olur. Sertleşmenin olması için kanın penisin gevşeyen dokusunun içine dolması gerekir. Eğer damarlarda bir sorun varsa kan penisin içine yeteri kadar dolamaz veya dolsa bile kısa sürede dışarıya çıkar ve sertleşme sorunu meydana gelir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;2.Damar sertli&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ği de sertleşme sorununa neden olur mu?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Damar sertli&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ği tansiyon yapabilir ve tansiyon sonucunda da damarları gevşetip penise kan dolmasını sağlayan nitrik oksidin salgısı azalır. Bu durumda da sertleşme sorunu görülebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;3.Kaza ge&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;çirdi iktidarsız oldu diyorlar bu olabilir mi?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Trafik kazalar&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ında veya herhangi bir kaza nedeniyle sinir ileti sisteminde ve bölgeye kan taşıyan damarlarda bir kesilme olabilir ve bu durum penise kan gitmesini engelleyerek&amp;nbsp;sertleşme sorununa&amp;nbsp;neden olur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;4.Şeker hastalığı sertleşme sorununa neden olur mu?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Asl&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ında diyabetin iki türlü etkisi var. Bizim hastalarımın büyük bölümünü diyabetliler teşkil ediyor. Hem nörolojik, hem de damarsal sorunlar ortaya çıkarabiliyor. Şeker hastalığı da kontrolsüz olduğu durumlarda vücuttaki sinir sistemi üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratır. Göz sinirlerini tahrip ederek görmeyi engelleyebileceği gibi penise beyinden mesaj ileten sinirler üzerinde de tahribat yapabilir. Bu sistemin çalışmaması da&amp;nbsp;sertleşme sorununa&amp;nbsp;neden olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;5.Ba&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;şka hangi hastalıklar&amp;nbsp;sertleşme sorunu&amp;nbsp;nedenidir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Alzheimer, Multiple Sikleroz gibi beyin i&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;çinde algılamayı yapacak nöronları etkileyen hastalıklar da sertleşme sorunu nedeni olabilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;6.Alkol&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ün ne gibi bir etkisi var?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Devaml&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ı alındığında sinir uçlarını uyuşturuyor ve beyinden gelen iletiye etkiliyor. Böylece penisteki maddelerin salgısını azaltıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;7.By-pass ameliyat&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ı sonrasında birçok kişi sertleşme sorunu yaşıyor bu durum neden kaynaklanıyor?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;By-pass sonras&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ı aort çevresindeki dokular kullanıldığı için ereksiyonu oluşturan sinir ve damarlar da zarar görebiliyor. Ve bu nedenle ameliyat sonrası hastaların önemli bir bölümünde ereksiyon sorunu yaşanıyor. Bunda ameliyat sonrası kullanılan ilaçların da payı büyük.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;8. Bel fıtığı&amp;nbsp;sertleşme sorununa&amp;nbsp;neden olur mu?&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Bu durum bel fıtığının olduğu seviyeyle ilgili. Eğer 'Kauda ekina sendromu' dediğimiz bir durum varsa, bir kanalı tamamen tıkayacak büyük bir fıtık oluşmuşsa veya bu fıtık idrar, dışkılama ve cinsel hayatı kontrol eden merkez üzerinde ise sertleşme sorunu da görülebilir.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;9.İlk gece korkusu sertleşme sorunu nedeni mi?&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;İlk gece korkusu evlendiği zamana kadar hiçbir kadınla ilişkisi olmayan erkeklerde daha fazla görülüyor. Bunun bir başka türü de erkeğin içinde yaşadığı kültürün beklentilerinden kaynaklanıyor. Erkek o gece kendini ispatlamak zoruna bırakılıyor ve bunun kanıtı isteniyor. Ancak bu yoğun stres altında başarısızlıklar da yaşanabiliyor. Bu durum cinsel bir stres haline gelebiliyor. Sonrasında da erkek yıllar boyunca aynı evde yaşadığı, aynı yatağı paylaştığı kadınla cinsel ilişkiye giremiyor. Kadın kocasını korumak için kimseye bir şey söylemezken erkek de küçük düşmemek için bu durumu saklıyor ve tedavi olmuyor. Ama böyle bir durumun oluşmasını doğal kabul edip en kısa zamanda hekime başvurulursa tedavi olasılığı çok yüksek. Bu tedaviyi karı kocanın birlikte uygulaması gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;10.Prostat ameliyatı sonrası bir&amp;nbsp;sertleşme sorunu oluşur mu?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Prostat ameliyatı olanlarda iktidarsızlık iki nedene bağlı olarak görülür. Bunlardan birisi hastaların zaten yaşlarının ileri oluşudur. Diğeri ise ameliyat sonrası kendine güvensizlik dönemidir. Kapalı prostat ameliyatı sonrası yüzde 10, açık prostat ameliyatı sonrası yüzde 15 bir sertleşme sorunu riski var. Kanser ameliyatında ise sertleşme sorunu riski çok yüksektir. Kanser ameliyatı olanların çoğu ereksiyon güçlerini kaybeder. Bir de bu ameliyattan sonra yaklaşık hastaların dörtte üçünde meni ileriye doğru değil arkaya idrar kesesine doğru fışkırıyor bu durumda da bir sertleşme sorunu değil ama kısırlık sorununu ortaya çıkarıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>ERKEN BOŞALMA GERÇEKLERİ!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Paz, 19 Tem 2010 12:55:35 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;19 TEMMUZ 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;&lt;img class= align=left width=406 height=304 alt= src=/userfiles/image/estetikiin.jpg /&gt;Erken boşalma her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesi. Ancak e&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;rken boşalma sadece 1 dakikadan kısa süren boşalma süresi midir? Yoksa bu kontrolsüzlük çiftin cinsel hayatını derinden etkileyen ve erkeklerin cinsel yakınlıktan kaçınmasına dahi yol açan kaygı ve endişe kaynağı mıdır? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;Aslında, erken boşalmadaki önemli faktör boşalmanın erkeğin ve partnerinin isteklerinden önce olması ve bunun cinsel ilişkilerinde büyük sıkıntıya yol açması.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Boşalmanın küçük cinsel uyarılarla ve neredeyse kontrolsüz bir şekilde meydana gelmesi, cinsel tatminde azalma, suçluluk, utanç ve hayal kırıklığı hissi yaratarak psikolojik problemlere de yol açabiliyor. Yapılan son Avrupa araştırması da bu gizli sıkıntıları, çiftlerin mutsuzluğunu ortaya koyuyor. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span&gt;2009-2010 yıllarında 9&amp;nbsp;Avrupa ülkesini&amp;nbsp;kapsayan uluslararası bir araştırmnın danışmanlar kurulunda yer aldım. SPARK (Kıvılcım) Komitesi adı verilen kurulumuz bu araştırma ile özellikle erken boşalmanın çiftlerin cinsel hayatları üzerine etkileri, bu konudaki şehir efsaneleri; ve tedavi arayışında karşılaştıkları bariyerleri araştırdık. &amp;nbsp;Çoğunluğu 21-50 yaşları arasında &amp;nbsp;toplam 4500 kişinin üzerinde bir kişi sayısı ve &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;İspanya, İtalya, Portekiz, Almanya, İngiltere, Fransa,Avusturya, İsveç ve Finlandiya ülkelerini kapsayan en kapsamlı ve en güncel çalışma bize:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; text-indent: -18pt; margin: auto 0cm auto 36pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Erken boşalma yaşayan erkek cinsellik açısından mutlu mudur?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; text-indent: -18pt; margin: auto 0cm auto 36pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yoksa bu sorun erkek için ve&amp;nbsp; partneri için bir sertleşme sorununda olduğu kadar önemli bir sorun değil mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; text-indent: -18pt; margin: auto 0cm auto 36pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; margin: auto 0cm&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Sorularının cevaplarını sunuyor! Bu araştırmanın Türkiye için istatistiklerini AİLE SAĞLIĞI ARAŞTIRMA DERNEĞİ 2010 yılında internet üyelerini sorgulayarak sağladı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;İşte Gerçekler!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Erken Boşalma yaşayan her 3 erkekten biri kızgın, utanç dolu ve depresyonda! Bu erkeklerin yarısı erken boşalmanın kendi suçları olduğunu düşünüyor ve bunu&amp;nbsp;başarısızlık olarak algılıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Öyle ki bu başarısızlık duygusu yatak odasının dışında da kendilerine olan güvenlerini etkilemeye devam ediyor. Eşler de aynı negatif duygular içinde, hatta 10 eşten 4&amp;rsquo;ü bu sorun nedeni ile cinsellikten zevk almadığını, cinselliğin bıkkınlık verdiğini düşünüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Bu sorun sadece erkeği değil, çiftin cinsel mutluluğunu&amp;nbsp;etkiliyor! Erken boşalma sorunu olan erkeklerin yarısından fazlası (10 erkekten 6&amp;rsquo;sı) ve eşlerin (10 kadından 4&amp;rsquo;ü) cinsel açıdan hiç mutlu değil.&amp;nbsp;Hatta, erkeklerin üçte biri bu durum yüzünden eşlerinden kaçtıklarını itiraf ediyor. İtiraf demişken, erkeklerin yarısı bu durumları hakkında hiç kimseyle, eşleriyle dahi konuşmadıklarını itiraf ediyor. Hakikaten bazı çiftlerde bu suskunluk 25 yılı aşkın bir süredir devam ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Cinselliğin gizli olmaktan çıkmaya başladığını düşündüğümüz 21.yüzyılda hem de bu konularda daha gelişmiş olduğunu düşündüğümüz&amp;nbsp;Avrupa&amp;rsquo;da bile erken boşalmanın halen tabu olduğunu görmek şaşırtıcı. Kişinin kendine güvenini bu kadar etkileyen, ilişkisini ayrılma noktasına getirebilen böyle bir sorun bile halen bir ayıp olarak algılanıp konuşulmaktan kaçınılıyor. Dolayısıyla da tedavi de olunmuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Eşlere gelince, %70 gibi bir çoğunluk bu konuyu kimseyle konuşmadığı gibi, erkeğine bu konuda ne kadar sıkıntı hissettiğini de anlatmıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Bu çiftler için en önemli bilgi kaynağı internet. Sadece 10 çiftten biri herhangi bir uzmana başvuruyor. Erkeklerin neredeyse yarısı utandığından başvurmazken, araştırma sonuçlarına göre 3 erkekten biri de erken boşalmayı medikal, bir doktor tarafında tedavisi mümkün bir durum olarak görmediğinden uzman yardımı almıyor. Hatta erken&amp;nbsp;boşalma sebepleri olarak genetik, beslenme , sıkı iç çamaşırı gibi faktörlere inananlar da bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;İşte Avrupa Ülkeleri ve Türkiye!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Araştırma, değişik ülkelerde kültür ve yaklaşım farklılıklarına da ışık tutuyor. Örneğin Avrupa&amp;rsquo;ya bakılırsa İngiliz erkekleri erken boşalma konusunda konuşmaktan en çok çekinen grup. Öyle ki %71&amp;rsquo;i kimseyle bu konuda konuşamadığını itiraf ediyor. Buna karşılık İspanyol erkekleri konuşmaya en açık olanlar. %63&amp;rsquo;ü bu konu hakkında konuşmaktan çekinmediğini söylüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Türk erkeği ve eşi için se erken boşalma konusu konuşmaktan son derece çekinilen bir konu. Tüm ülkeler arasında bu konuda &amp;nbsp;en hassas olan grup Türkler. Kadınların suskunluğu ülkeden ülkeye değişmiyor. Toplamda 10 kadından 7&amp;rsquo;si bu problem hakkında ne eşleri ne de başkaları ile konuşmamış, ve bu sorundan duydukları sıkıntıları içine atmış. Oysa ki araştırma sonuçlarına bakılırsa kadınlar, eşleri konuyu açtığı takdirde bu konuda konuşmaktan rahatsızlık duymayacakları düşüncesindeler, yani sorunu paylaşmaya ve tedavi yoluna girmeye hazırlar. Ne yazık ki erkekler değil. Toplamda 10 erkekten 5&amp;rsquo;i eşiyle bu konuyu konuşmaktan kaçınırken, 10 kadından 8&amp;rsquo;i konuya açık ve rahat olduğunu ifade ediyor. Bu fark tüm ülkelerde benzer durumda. Örneğin Fransa&amp;rsquo;da erkeklerin %48&amp;rsquo;i eşimle konuşamam derken, kadınların %82&amp;rsquo;si bu konuyu konuşmaya hazır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Aslında genel olarak İngiliz ve Finlandiya&amp;rsquo;da erkekler erken boşalma sorunu nedeni ile en çok etkilenen gruplar: Cinsellikten kaçınacak kadar başarısız ve suçlu hissediyor; cinsel hayatları konusunda endişeleniyorlar. Bu ülkeleri , Erken boşalma nedeni ile cinsel hayatları hakkında mutsuz olduklarını ifade eden Alman ve İsveç erkekleri izliyor. Güney&amp;rsquo;den ziyade Kuzey Avrupa ülkeleri denilebilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span&gt;Erken boşalma nedeni ile cinsel hayatları en az etkilendiğini düşünen ise: Türk erkeği. Ancak, eşler konusunda durum farklı. Türk erkeklerinin eşleri erken boşalma nedeni ile &lt;u&gt;en mutsuz&lt;/u&gt; grubu oluşturuyor. Bunun bir nedeni Türk erkeğinin ilişkilere cinsel birleşme açısından yaklaşması, yani cinsellik sertleşme odaklı düşünülüyor. Tabii ikinci bir sebep te, eşlerin bu konuyla ilgili bir şikayette bulunmamaları. Birbiriyle konuşmayan çiftler olduğumuzdan, eşler cinsel hayatlarıyla ilgili istek ve ihtiyaçlarını tüm cinsel sorunlarda olduğu gibi bu konuda da dile getiremiyor. &amp;nbsp;Erkeklerin %62&amp;rsquo;si, kadınların ise %43&amp;rsquo;ü bu konuda eşleriyle konuşmaktan rahatsız. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Erken boşalmanın Türkiye&amp;rsquo;de olan durumunu araştırırken aslında başka bir nokta dikkatimizi çekiyor: Türk erkeğinin erken boşalma konusunda stres hissederek, problem olarak görmeye başlaması ancak çift olarak cinselliklerini etkileyen bir durum söz konusu olunca görülüyor. Bu durum erken boşalma ile birlikte bir sertleşme sorunu yaşanması,veya bebek yapmak istemesi gibi bir durum oluyor. O zaman bu durumun çözümü için bir arayış söz konusu oluyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Maalesef 10 erkekten 5 &amp;lsquo;i ve 10 eşten 7&amp;rsquo;si şu ana kadar bu durumun tedavisi veya sebepleri ile ilgili bir bilgi arayışına girmemiş. Bu durum Almanya, İngiltere, İsveç gibi gelişmiş Avrupa ülkelerinde daha da yüksek oranlarda. Türkiye&amp;rsquo;de ise daha da vahim. 10 erken boşalma sorunu olan kişiden sadece 2&amp;rsquo;si, 10 eşten sadece 1&amp;rsquo;i bu konuda bilgi arayışında bulunmuş. Bu da kişilerin neden bu sorunla yaşamayı kabullendiğini merak ettiriyor. Bilgi arayışında bulunan küçük oran için özellikle internet çözüm sunuyor. Bilgi destek hatlarını arayanlar ise maalesef çok küçük bir yüzde. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;Son Mesaj:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Burada vermek istediğim mesaj, erken boşalmanın diğer cinsel sorunlar gibi tedavisi mümkün olan bir rahatsızlık olduğu, ve bu nedenle mutlaka bu sorun için danışmaktan kaçınılmaması. Bu sorun, diğer cinsel problemlerde olduğu gibi erkeğin değil, çiftin problemi&amp;nbsp;ve çiftin yaşam kalitesini derinden etkiliyor. Konuşmak ve iletişim, diğer cinsel sorunlarda olduğu gibi, erken boşalmada da tedaviye giden ilk adım. Özellikle Türkiye&amp;rsquo;de kadınların artık konuşmaya başlaması lazım! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Biz cinsel sorun ister erkekten isterse kadından kaynaklansın hep çiftler arası iletişimin önemini vurguluyoruz.&amp;nbsp;Çiftler cinsel hayatları ve sorunları hakkında mutlaka konuşmalılar. Çiftlerin cinsel zekası çok önemli.&amp;nbsp;Eğer kişiler doğru ve bilimsel cinsel bilgiye sahipse, kendilerinin ve partnerlerinin cinsel istek ve ihtiyaçlarını anlayabiliyorlarsa o zaman cinsellik daha kaliteli oluyor.&amp;nbsp;Cinsel sorun yaşandığında adaptasyon da daha kolay oluyor.&amp;nbsp;Özellikle kadınlar partnerlerini, eşlerini ikna edip doktora yönlendirirlerse erkeklere uygulanan tedavi daha başarılı sonuçlar veriyor.&amp;nbsp;Önemli olan samimi davranmak ve anlayışlı olmak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;Cinsel sağlık destek hatlarının aranması da önemli bir yardım olabilir. Aile Sağlığı Araştırma derneği 2002 yılından beri 0212 282 01 01 nolu bilgi destek hattı ve &lt;/strong&gt;&lt;a href=http://www.cinselliksor.com/&gt;&lt;span style=color: windowtext; text-decoration: none; text-underline: none&gt;&lt;strong&gt;www.cinselliksor.com&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; adlı internet sitesinden destek veriyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>10 ALTIN SIR İLE YAŞLANMADAN YIL ALIN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Paz, 19 Tem 2010 12:43:55 EST</pubDate><description>&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;img class= align=left width=374 height=314 alt= src=/userfiles/image/estetikBEACH.jpg /&gt;19 TEMMUZ 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
KRONOLOJİK YAŞINIZ KAÇ?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;ldquo;Kime yaşlı denir?&amp;rdquo;&amp;nbsp;Bu çok önemli bir sorudur. 70-80 yaşlarında olup hiçbir sağlık sorunu bulunmayan, aile ve toplum hayatında oldukça aktif görevler alan kişilere &amp;ldquo;yaşlı&amp;rdquo; diyebilir miyiz?&amp;nbsp;Bunun yanında 60&amp;rsquo;lı yaşlarında toplumumuzda sık kullanılan bir deyimle &amp;ldquo;elden ayaktan düşmüş&amp;rdquo; kişiler mi yaşlıdır?&amp;nbsp;Kimin &amp;ldquo;yaşlı&amp;rdquo; olduğu, kime &amp;ldquo;yaşlı&amp;rdquo; denebileceği uzun yıllardır süregelen bir tartışma konusudur.&amp;nbsp;Yine de dünyada kabul edilmiş bazı tanımlar vardır.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Dünya Sağlık Örgütü&lt;/strong&gt;&amp;rsquo;nün belirlediği yaşlılık yaşı 65&amp;rsquo;tir. Ancak &lt;strong&gt;istatiksel ve kronolojik olarak&lt;/strong&gt; yaşlılık yaşı 60 yaş olarak ele alınmaktadır.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;International Longevity Center&amp;rsquo;&lt;/strong&gt;a göre yaşlılık yaşı çoğu kez emeklilik yaşıdır. Günümüzde yaşam süresinin uzamasıyla yaşlılar da kategorilere ayrılmaya başlandı.&amp;nbsp;Bunun nedeni 60 yaşında olan kişilerle 80 yaşında olan kişilerin, sosyal, psikolojik ve sağlık yönünden birbirinden farklı özelliklere sahip olmasıdır.&amp;nbsp;Bu nedenle &lt;strong&gt;Madrid International Plan of Action on Aging&lt;/strong&gt; 60-69 yaş arasını &amp;ldquo;&lt;strong&gt;genç&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; yaşlı, 70-79 yaş arasını &amp;ldquo;&lt;strong&gt;orta&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; yaşlı, 80 yaş üzerini ise &amp;ldquo;&lt;strong&gt;en&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; yaşlı olarak belirlemiştir.&amp;nbsp;Ancak siz bu sayıları &lt;strong&gt;65-74 yaş arasını &amp;ldquo;genç&amp;rdquo;, 75-84 yaş arasını &amp;ldquo;orta&amp;rdquo; ve 85 yaş üstünü &amp;ldquo;en&amp;rdquo; yaşlı &lt;/strong&gt;olarak da düşünebilirsiniz.&amp;nbsp;Bunlar kronolojik olarak yaşlanma sınırlarını belirleyen çizgilerdir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;DOĞAL BİR SÜREÇ &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;Benim fikrimi sorarsanız yaşlanma doğumla hatta anne karnına düşmeyle başlayan doğal bir süreçtir.&amp;nbsp;Bu süreci anlamaya ve kabullenmeye çalışmak yaşlanma sürecinde başarılı olmanızın anahtarıdır.&amp;nbsp;Elimde yaşlılık konusunda uzmanlaşmış &lt;strong&gt;Dr. Andrew Weil&lt;/strong&gt;&amp;rsquo;in harika bir kitabı var.&amp;nbsp;Bakın Dr. Weil neler söylüyor:&amp;nbsp;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Acı gerçek şudur ki, yaşlanmak bazı hoş olmayan değişiklikler getirecektir.&amp;nbsp;Bunlar arasında acılar, ağrılar, dinçlikte, iyileşme yeteneğinde, duyu keskinliğinde, kas gücünde, kemik yoğunluğunda ve cinsel enerjide azalma, hafıza kayıpları, kırışıklar, güzelliğin, dostların, ailenin, ve bağımsızlığın yitirilmesi, doktorlara ve ilaçlara giderek daha çok bel bağlamak ve sosyal yalnızlık bulunmaktadır.&amp;nbsp;Yapabileceğimiz en iyi şey bu kaçınılmazlığı kabullenip ona uyum sağlamaya çalışma ve her yaş için en iyi sağlığa sahip olmaktır.&amp;nbsp;Yaşa bağlı hastalıkların başlamasını geciktirip, uzun ve olabildiğince iyi yaşayarak hayatın sonunda çok süratli bir düşüşe geçmeyi amaçlamalısınız.&amp;rdquo;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;Anlayacağınız önemli olan, bulunduğunuz fizyolojik yaşı kabullenip, bu yaşta hangi hastalıkların sıklaştığını ve hangi kontrolleri yaptırmanız gerektiğini anlayıp buna göre bir sağlık planı oluşturmanızdır.&amp;nbsp;Böylece fizyolojik olarak vücut fonksiyonlarınızda bir azalma meydana gelse de bu değişimlerin bir hastalığa dönüşmesini önleyebilirsiniz.&amp;nbsp;İyi bir sağlık yönetimi yaparak fizyolojik yaşınız ilerlese bile yaşlanmamayı, bunun yerine yıllarınıza yıl katmayı başarabilirsiniz.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt; background: white&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;İŞTE 10 SIR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;Yaşam süresinin uzamasıyla istesek de istemesek de yaşlılık yıllarında daha çok vakit geçireceğiz.&amp;nbsp;Hayat kalitesinin yüksek olduğu, uzun bir yaşam için yapmanız gerekenler fiziksel sağlığınızla da sınırlı değil.&amp;nbsp;Psikolojik, sosyal, duygusal, hatta ruhani fonksiyonlarınız da sağlığınızın önemli parçaları.&amp;nbsp;İşte bu nedenle uzun ve kaliteli bir yaşlanma sürecine sahip olmak istiyorsanız tüm fonksiyonlarınızı gözden geçirmelisiniz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;Amerika&amp;rsquo;da senetaryen yani 100 yaşını geçenler üzerinde yapılan bir araştırma da uzun yaşamak için sadece fiziksel sağlığınızın değil, sosyal ve duygusal bağlarınızın da kuvvetli olması gerektiğini ortaya koydu. Aşağıdaki 10 tüyo kaliteli bir hayat yolculuğunda ilk adımlarınız olabilir.&amp;nbsp;Unutmayın:&amp;nbsp;Yaşlanmak kaçınılmaz olsa da güzel yaşlanmak mümkündür.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Arkadaş ve ailenizle yakın ve samimi ilişkiler içinde olun.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Zihninizi sürekli aktif tutun, yeni bir şeyler öğrenmeye devam edin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Bol bol gülün, espri anlayışınızı geliştirin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;İnançlarınıza ve ruhaniyetinize sıkı sıkı tutunun.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Yeni bir güne heyecanla başlamaktan hiç vazgeçmeyin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Hareket etmeye, aktivitesi bol bir yaşam süremeye gayret edin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Özgür olduğunuz ve kimseye bağımlı olarak yaşamadığınız hissine sahip çıkın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Doğru bir beslenme planı uygulayın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Haberleri, güncel olayları takip edin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt 18pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Yeni arkadaşlıklar kurun, dostlar edinin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>İDRAR KAÇIRMADA AMELİYAT MI, İLAÇ TEDAVİSİ Mİ? KARARI</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Paz, 05 Tem 2010 14:20:33 EST</pubDate><description>&lt;p&gt;5 TEMMUZ 2010&lt;br /&gt;
&lt;font size=3 face=Times New Roman&gt;&lt;br /&gt;
Çok önemli bir sosyal problem olan &amp;quot;İdrar Kaçırma&amp;quot;&amp;nbsp;hastalarımızın hayat kalitesi ciddi oranda bozuyor. Siz de bu problemi çekiyor ve kimseye açılamıyorsanız Aşağıdaki sorulardan birine yanıtınız &amp;ldquo;evet&amp;rdquo; ise ekibimize danışmanız gereklidir:&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%&gt;Güldüğünüzde, öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda ; yürürken veya egzersiz yaparken; ağır bir eşya kaldırırken ; oturur ya da yatar durumda ayağa kalktığınızda idrar kaçırıyorsanız&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%&gt;Gün boyunca sık sık tuvalete gitmek zorunda iseniz&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%&gt;Bu sorunlar&amp;nbsp; nedeniyle ped kullanmak zorunda kalıyorsanız&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%&gt;İdrar yapma hissi geldiğinde tuvalete yetişemiyorsanız&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%&gt;Tuvalette hiçbir zaman idrarınızı tamamen boşaltamadığınız hissine kapılıyorsanız...&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p style=line-height: 150%&gt;İdrar kaçırma mesane kontrolünün kaybolarak istem dışı damlalar halinde veya daha yoğun olarak idrarın kaçmasıdır. Erişkin yaşta idrar kaçırma kadınlarda erkeklere nazaran daha sık gözlenmektedir.&lt;/p&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Normal koşullarda mesane ve idrarı tutmaya yarayan mesanenin çıkışı ve altında yerleşmiş sfinkter dediğimiz adeleler uyum içerisinde çalışırlar.&amp;nbsp;Mesane içi boş bir adeledir ve 400-500ml idrarı içindeki basıncı arttırmadan depolayabilir.&amp;nbsp;Bu esnada kasılı olan adeleler idrarın kaçmasını engeller.&amp;nbsp;Bu olaylar sinir sisteminin kontrolü altındadır ve bu kontrol oldukça karmaşıktır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;İDRAR KAÇIRMA TİPLERİ&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Stres idrar kaçırma:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;&amp;nbsp;Özellikle çok doğum yapmış kadınlarda mesaneyi alttan destekleyen adele tabakasında bir zayıflık ortaya çıkmaktadır.&amp;nbsp;Yaşlanma ve menapoz ile ortaya çıkan hormonal eksikliklerin katkısı ile mesane desteğini kaybetmektedir.&amp;nbsp;Böylece öksürme aksırma gibi karın için basıncını arttıran durumlar idrar kaçmasına sebep olabilir.&amp;nbsp;.&amp;nbsp;Stres inkontinans kadınların yaklaşık 1/3 ünde görülmekle beraber bunların çoğu bu konuda doktora başvurmamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Urge (Sıkışma) idrar kaçırma:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Güçlü bir tuvalete gitme ihtiyacı hissedildiği anda tuvalete yetişemeden idrar kaçırma olayıdır. Genelde aşırı aktif mesane dediğimiz durumun sonucudur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Miks idrar kaçırma::&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Stres idrar kaçırma ile urge idrar kaçırmanın bir arada olduğu durumlarda miks idrar kaçırmadan söz edilir. Örneğin hasta hem öksürdüğünde ya da hapşırdığında, hem de bazen ani bir sıkışma hissi sonrasında idrarını kaçırabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Taşma idrar kaçırma:&lt;/span&gt;&lt;font size=5&gt;&amp;nbsp; &lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Mesanede kapasitenin üzerinde idrar depolandığında idrar yapma zorunluluğu hissetmeden küçük miktarda idrar kaçırma görülür. Hasta hiçbir zaman mesanesini tamamen boşaltamadığı hissine kapılır. Bunun dışında&amp;nbsp;Sinir hasarına yol açabilecek hastalıklar arasında diabet, alkolizm gibi nedenler yer almaktadır.&amp;nbsp;İdrar kaçırmanın bu tipi sinir hasarı dışında prostat büyümesi gibi mesane çıkımı tıkanıklıklarına bağlı olabilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Total İdrar Kaçırma:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Hasta idrar kaçırdığını fark etmediğini, devamlı iç çamaşırının ıslak olduğunu ifade eder.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Fonksiyonel İnkontinans:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Bazı hastalarda idrar kaçırma sorununa rağmen, yapılan tetkikler normal olarak tespit&amp;nbsp; edilir. Bu hasta&amp;nbsp; grubunda Alzheimer , Parkinson veya artrit gibi nedenler bulunur.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;Her iki cinste çeşitli ameliyatlar idrar kaçırmaya yol açabilirler.&amp;nbsp;Erkeklerde prostatın özellikle kanserine yönelik ameliyatlar, mesane boynu ve çevresindeki ameliyatları, sfinkter çevresindeki ameliyatlar, kadınlarda sfinkter yetmezliğine neden olabilecek ameliyatlar bu gibi nedenler arasında sayılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; font-size: 12pt&gt;İlaçlar da inkontinansa sebep olabilir veya kolaylaştırabilir:&amp;nbsp;Bunlar arasında adele gevşeticiler, tansiyon düşüren ilaçlar, idrar söktürücüler, sakinleştiriciler, depresyon ilaçları ve alerji ilaçları yer alır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>PROSTAT KANSERİNDE YENİ VE ETKİN ROBOTİK TEDAVİ YAKLAŞIMI: HİFU</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Paz, 05 Tem 2010 14:08:14 EST</pubDate><description>&lt;font size=2&gt;5 TEMMUZ 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bugünlerde hastalarımın&amp;nbsp;çok sık sordukları sorulardan biri HİFU tedavisi ve hangi hasta tipi için&amp;nbsp; uygun olduğu. Bu nedenle bu tedaviyi ve prostat kanserini anlatmak istedim:&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;
&lt;div style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;HIFU&amp;nbsp;(&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Transrectal High Intensity Focused Ultrasound -Ablatherm) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;prostat kanseri tedavisinde non invaziv metodların getirdiği avantajları içeren&amp;nbsp;yeni ve etkili bir seçenek oluşturuyor. Bir oturumda etkin tedavi, gerektiğinde tekrarlanabiliyor, çok kısa hastanede yatma süresi ve düşük komplikasyon riski ile tercih ediliyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Dünyada 119 merkezde 10900 den fazla hastada uygulanan bu tedavi,&amp;nbsp;lokalize prostat kanseri hastalarından özellikle&amp;nbsp;erken (evre T1-T2) de bulunan ve yaşları, genel durumları ve taşıdıkları&amp;nbsp;rahatsızlıkları nedeniyle prostatektomi için uygun olmayan hastalara veya&lt;span&gt;&amp;nbsp;cerrahi girişime&amp;nbsp;alternatif arayan hastalara öneriliyor. Ek olarak&amp;nbsp;bu tedavi yöntemi radyoterapi sonrası kanseri tekrar eden hastalarda da etkin olarak kullanılıyor. &lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;HIFU ile Robotik Prostat Kanseri Tedavisinin Avantajları&lt;/strong&gt; : &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ul style=margin-top: 0cm type=circle&gt;
    &lt;li style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;Etraftaki organlara hasar vermeden kanser dokusuna müdahele edilebilmesi. &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;Radyasyonun zararlı etkilerine maruz kalmama. &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;Hastanede kalma süresinin kısa olması. &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;Tedavi spinal anestezi altında bir oturumda sonuçlandırılması ve gerektiğinde tekrar edilebilmesi. Eksternal radyoterapi sonrası&amp;nbsp;lokal nükslerin tedavisine olanak tanıması. &lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 12pt&gt;&lt;font size=2&gt;Tedavi herhangi bir nedenle tamamlanamazsa diğer alternatif tedavi yöntemlerine geçişe olanak tanıması.&lt;/font&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div style=line-height: 14pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;img alt= align=left width=153 height=125 src=/userfiles/image/oldercouple.jpg /&gt;Tedavi genellikle spinal anestezi altında transrektal olarak uygulanmaktadır. Rektuma özel bir prob yerleştirilir. Bu prob bilgisayar kontrollü belli noktalara odaklanabilen&amp;nbsp;yüksek güçlü ultrason dalgaları yaymaktadır. Ultrason dalgalarının odaklandığı noktada (focal point) dalgaların ani ve güçlü emilimi sonucu&amp;nbsp;bölgede anlık bir ısı artışı olur&amp;nbsp;(85 ila 100&amp;deg;C) bu şekilde hedef bölgedeki hücreler tahrip olurlar. Hedef bölgeye yapılan her atışla oval şekilli 22 mm uzunluğunda ve 2 mm. çapında bir alanda tahribat yapılır. Atışların tekrarlanması ve odak noktasının her atış arasında değişitirlmesi sonucu tüm tümörü içeren bölgenin tahribi mümkün&amp;nbsp;olmaktadır.&amp;nbsp;
&lt;div style=margin: auto 0cm&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
HIFU prostat kanseri tedavisinde günümüzde tedavi sonrası yaşam kalitesini en az etkileyen yöntemlerden biridir . Düşük komplikasyon oranı ve riski ayrıca çok kısa iyileşme süreci&amp;nbsp;birçok vakada tedaviden çok kısa&amp;nbsp;süre sonra &amp;nbsp;(genellikle 2 veya 3 gün) normal aktivitelere dönme olanağı tanır. Tedaviden sonra bir süre sonda taşımanız gerekecektir. Buna ek olarak doktorunuz tarafından size anlatılan tüm normal aktivitelerinizi sürdürebilirsiniz . &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: auto 0cm&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;br /&gt;
Prostat hastalıkları orta yaş ve üzeri erkeklerin en sık karşılaştığı sağlık problemlerindendir. İyi huylu prostat büyümesi, prostat kanseri ya da prostat iltihaplanmaları;&amp;nbsp;idrar problemlerine yol açarak sadece fiziksel yakınmalara neden olmaz, erkekleri psikolojik ve sosyal yönden de etkiler.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Prostat kanseri&amp;rdquo;&lt;/strong&gt;nde, prostat dokuları anormal ve kontrolsüz bir şekilde büyür.&amp;nbsp;Bu kanser özellikle erken dönemlerinde çok sinsi bir hastalıktır, kişide kanserle birlikte prostat büyümesi ve buna bağlı şikayetler mevcut değilse kanserin kendisine özgü hiç bir belirtisi bulunmayabilir.&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Unutmayın!&amp;nbsp;Hastalığa ait semptomlar erken teşhis edildiği takdirde , hemen müdahele edilerek kesin tedavi olanağı sağlamak &amp;nbsp;ve yaşam kalitesini artırmak mümkündür. Bu nedenle 45 yaşın üzerinde yıllık prostat check-up larının önemi çok büyüktür! Teşhis edildikten sonra ise, ö&lt;span style=font-size: 10pt&gt;nemli olan uygun tedavi seçeneğinin hasta ve doktoru tarafından beraberce değerlendirilip hastanın durumuna göre karar verilmesidir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SEKS BİR LÜKS MÜ, İHTİYAÇ MI?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 29 Haz 2010 13:21:34 EST</pubDate><description>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;29 HAZİRAN 2010&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;img class= align=left width=113 height=169 alt= src=/userfiles/image/couplefun.jpg /&gt;CİNSELLİK ÇOK ÖNEMLİ!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yapılan çalışmalara göre Türkiye&amp;rsquo;de erkeklerin %70&amp;rsquo;i cinselliğin çok önemli olduğu konusunda hemfikir. Hatta bu rakam son çalışmalarda %90&amp;rsquo;a kadar çıkıyor. Son yapılan uluslar arası araştırmalarda, dünyadaki kadınların genel olarak %76&amp;rsquo;sının cinselliği yaşamlarındaki önemli veya çok önemli bir faktör olarak gördüklerini gösteriyor. Bu verilere bakıldığında özellikle orta yaş ve sonrasında da cinselliğin önemli olduğu ve sadece erkekleri değil, orta yaşlı kadınları da son derece ilgilendirdiği açıkça görülüyor. Cinselliğin hayat kalitesi üzerine çok büyük bir etkisi var. Çünkü cinsellik sadece biyolojik bir ihtiyaç değildir.&amp;nbsp;Duygusal ve zihinsel tatmin için de gereklidir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;EN SIK SORULAN SORULAR:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ESDA (Avrupa Cinsel Sağlık Birliği) Türkiye ofisinin 0212 282 01 01 numaralı telefonuna en sık&amp;nbsp;gelen sorulara baktığımızda:&lt;br /&gt;
&lt;u&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Erkeklerde:&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;sertleşme sorunu, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;erken boşalma, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;cinsel isteksizlik, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;penis estetik sorunları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;peniste eğrilik &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;varikosel&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Kadınlarda:&lt;/span&gt;&lt;/u&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;cinsel isteksizlik, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;orgazm sorunları, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;uyarılma ve ilişkiden zevk alamama &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ağrılı cinsel ilişki &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;vajinismus&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;kızlık zarı&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
en sık sorulan konular.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;CİNSEL SORUNLAR SADECE BİR PARTNERİN SORUNU DEĞİL!&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Cinsel Sağlık, çiftlerin beraberce ele alınmalarını gerektiren, bir partnerde görülen problemin diğerinde de sorunlara yol açtığı ve çiftin yaşam kalitesini son derece etkileyen bir konu. &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Örneğin, e&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;rkekte sertleşme ya da erken boşalma sorunu olması durumunda,&amp;nbsp;kadın hiç orgazm yaşayamadığından, sevişme eylemi, zamanla kadın için anlamsızlaşıyor ve isteksizlik başlayabiliyor. Ya da kadında vajinusmus hastalığı, cinsellik esnasında ağrı duyma gibi sorunlar olduğunda erkekte de bir süre sonra cinsel problemler görülüyor. Ayrıca&amp;nbsp;her ne kadar cinselliği yoğun yaşayan tarafın erkek olduğunu düşünsek de &lt;strong&gt;pek çok evlilikte seksten kaçan taraf erkek olabiliyor. &lt;/strong&gt;O kadar çok konuşmayan kadın var ki, evliliklerinde kocalarının sekse ilgili olmamasının sıkıntısı içinde.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Çalışmalarımız erkekte sertleşme yada erken boşalma probleminin kadında cinsel tatmini neredeyse yarı yarıya azalttığı gösteriyor.&amp;nbsp;Ancak daha önemlisi erkek cinsel sorun yaşadığında kadın suçu kendinde arayabiliyor. Kendine güveni azalıyor.&amp;nbsp;&amp;ldquo;Beni aldatıyor mu&amp;rdquo; veya &amp;ldquo;Beni artık beğenmiyor&amp;rdquo; diye düşünebiliyor.&amp;nbsp;Çalışmalarımızda 10 kadından 5&amp;rsquo;inin çekiciliğini yitirmiş hissettiğini bulduk.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Erkekler bir defalık başarısızlıkta &amp;ldquo;tekrar yaşar mıyım?&amp;rdquo; endişesiyle mahçup olup eşlerinden uzaklaşıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yani hem kadın hem de erkek birbirlerini yanlış değerlendirebiliyor. Duygu ve düşüncelerin açıklıkla ifadesi çok önemli. Kadın eğer erkek cinsel sorunlarının sadece strese ve psikolojik etkenlere bağlıyorsa eşi ile iletişim kurmuyor.&amp;nbsp;Erkekler de ihtiyaçları olan yardımı almaya daha az yatkın oluyor.&amp;nbsp;Yani kadın etkileniyor ancak eşiyle konuşmazsa sorunun çözümü daha güç oluyor.&amp;nbsp;Biz bu durumda kadın ve erkeğin oturup birbirlerine samimiyetle hislerini, düşüncelerini anlatmasını ve çözüm yolu aramasını öneriyoruz.&amp;nbsp;Biz cinselliğin çiftlerin problemi olarak ele alma taraftarıyız. Böyle bir durum varsa hastaları eşleriyle birlikte dinliyor ve çözüm önerileri getiriyoruz.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
ESDA (Avrupa Cinsel Sağlık Birliği) Türkiye ofisi olarak &amp;ldquo;Cinsel fonksiyon bozukluğu nasıl hissetmenize neden oluyor?&amp;rdquo; diye sorduğumuzda kişilerin kendine güveninin azaldığını, kendisini endişeli, öfkeli üzgün, depresif, cazibesiz ve mutsuz hissettiğini bulduk.&lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aynı soruyu &amp;ldquo;Bu sorunla ilgili partneriniz ne hissediyor?&amp;rdquo; diye yönelttiğimizde hastaların partnerlerinin de kendini kızgın, utanç içinde, endişeli, şaşkın hissettiğini, çoğunun kendisine olan güveninizi ve cazibesini yitirmiş hissettiğini gördük.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Bu sorunu yaşayan çiftlere Önerimiz:&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;Bu sorunu yaşayan çiftlere öncelikle mutlaka açık bir dille karşılıklı konuşmalarını öneriyoruz.&amp;nbsp;Konuşmaktan korkmasınlar.&amp;nbsp;Çünkü kadın ve erkek sorunu iki farklı bakış açısıyla kendi içinde değerlendirip yanlış sonuçlara varabilir.&amp;nbsp;Bu iletişim problemi giderek büyüyüp kaliteli bir ilişkiyi olumsuz yönde etkileyebilir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>NEDEN WELL AGING?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 29 Haz 2010 13:09:56 EST</pubDate><description>&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt; background: white&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;29 HAZİRAN 2010&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; margin: 2.25pt 0cm 7.5pt; background: white&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;img class= align=left width=200 height=198 alt= src=/userfiles/image/COUPLEBEACH.jpg /&gt;Yaşam süresi giderek uzuyor.&amp;nbsp;Türkiye&amp;rsquo;de yaşlı nüfusun 2000 ile 2025 yılları arasında yaklaşık yedi milyon artması bekleniyor.&amp;nbsp;Kadınların uzun yaşama şansı erkeklere göre daha da yüksek. Kadınlar yaklaşık 6-7 yıl daha uzun yaşıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Bu&lt;span style=color: black&gt; durumda istatistiksel olarak 60 yaş kabul edilen &amp;ldquo;&lt;strong&gt;yaşlı sınırı&lt;/strong&gt;&amp;rdquo;nı çok daha yukarıya çekmek gerekiyor. Zaten &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Dünya Sağlık Örgütü&lt;/strong&gt;&amp;rsquo;nün belirlediği yaşlılık yaşı 65&amp;rsquo;tir. &lt;span style=color: black&gt;Artık pek çok kişi 60&amp;rsquo;lı, 70&amp;rsquo;li yaşları &amp;ldquo;&lt;strong&gt;orta yaş&amp;rdquo;&lt;/strong&gt; kabul ediyor. &amp;nbsp;&amp;nbsp;Ayrıca &lt;/span&gt;60-69 yaş arası &amp;ldquo;&lt;strong&gt;genç&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; yaşlı, 70-79 yaş arası &amp;ldquo;&lt;strong&gt;orta&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; yaşlı, 80 yaş üzeri ise &amp;ldquo;&lt;strong&gt;en&lt;/strong&gt;&amp;rdquo; yaşlı olarak belirlenmiştir.&amp;nbsp;Ancak siz bu sayıları &lt;strong&gt;65-74 yaş arasını &amp;ldquo;genç&amp;rdquo;, 75-84 yaş arasını &amp;ldquo;orta&amp;rdquo; ve 85 yaş üstünü &amp;ldquo;en&amp;rdquo; yaşlı &lt;/strong&gt;olarak da düşünebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Wellaging nedir?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;Aslında yaşlanma doğumla hatta anne karnına düşmeyle başlayan doğal bir süreçtir.&amp;nbsp;Önemli olan, bulunduğunuz yaşı kabullenip, bu yaşta hangi hastalıkların sıklaştığını ve hangi kontrollerini yaptırmanız gerektiğini anlayıp buna göre bir sağlık planı oluşturmanızdır. Böylece fizyolojik olarak vücut fonksiyonlarınızda bir azalma meydana gelse de bu değişimlerin bir hastalığa dönüşmesini önleyebilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;span style=color: black&gt;Yaşlılık döneminde sıklaşan sorunlar için önlem almak, bu hastalıkları erkenden tanıyıp tedavi etmek mümkün.&amp;nbsp;Hayat kalitesinin yüksek olduğu, uzun bir yaşam için yapmanız gerekenler fiziksel sağlığınızla da sınırlı değil.&amp;nbsp;Psikolojik, sosyal, duygusal, hatta ruhani fonksiyonlarınız da sağlığınızın önemli parçaları.&amp;nbsp;İşte bu nedenle uzun ve kaliteli bir yaşlanma sürecine sahip olmak istiyorsanız tüm fonksiyonlarınızı gözden geçirmelisiniz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Anti aging mi well aging mi? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Kesinlikle well aging!&amp;nbsp;Çünkü ne yaparsak yapalım yaşımızı geri döndürmek çok mümkün değil.&amp;nbsp;Genç görünmek, ince kalmak, iyi bir postür ve silüete sahip olmak günümüzde pek çok medikal estetik ve estetik yöntemleriyle mümkün olsa da gerçekten sağlıklı bir bünyeye sahip olmak için çok genç yaşlardan itibaren genel sağlığa iyi bakarak hem iyi yaşamayı garantilemek hem de yaşlılık yıllarına yatırım yapmak lazım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Hayat tarzı mı genetik mi?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;Her ikisi de.&amp;nbsp;Ancak genetik faktörler kalp-damar hastalıkları, kanser, inme, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi pek çok sağlık sorununa zemin oluştursa da gençlik yıllarından beri edindiğiniz yanlış yaşam tarzı alışkanlıkları bu problemlerin oluşmasını kolaylaştırır. Sağlıksız bir beslenme planı, hareketsiz bir yaşam, uyku problemleri, aşırı stres sağlığınızı zannettiğinizden daha fazla etkiler.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mesela &lt;strong&gt;University of Cambridge&lt;/strong&gt;&amp;rsquo;de 40-79 yaşları arasında 20,000 kadın ve erkek üzerinde yapılan bir araştırma doğru yaşam alışkanlıklarının sağlık için ne kadar önemli olduğunu gösterdi.&amp;nbsp;Bu çalışmaya göre sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak, ılımlı miktarda alkol almak ve her gün 5 porsiyon sebze ile meyve yemek yaşam sürenize tam 14 yıl ekliyor.&amp;nbsp;Yani sadece dört sağlıklı seçim ile ömrünüzü uzatabiliyorsunuz.&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;</description></item><item><title>DİYABET VE CİNSEL SAĞLIK</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 29 Haz 2010 12:53:13 EST</pubDate><description>&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 71.25pt&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;29 HAZİRAN 2010&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; margin: 15pt 10.5pt 0pt 0cm&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;ŞEKER HASTALIĞI CİNSEL SAĞLIK PROBLEMLERİ İÇİN ÖNEMLİ BİR RİSK FAKTÖRÜ&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;img class= align=left width=153 height=125 alt= src=/userfiles/image/oldercouple.jpg /&gt;&lt;br /&gt;
Şeker hastalığı sertleşme sorunu için yaygın bir risk faktörü olarak değerlendirilir. &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Şeker hastalığı hem sinir hem de damar hasarı yaratarak sertleşme fonksiyonlarını bozuyor&lt;span style=color: black&gt;.&lt;/span&gt; Dolayısıyla, u&lt;span style=color: black&gt;zun yıllar kontrol edilmeden devam eden diyabette diğer komplikasyonlara paralel olarak cinsel sorunlar da gelişebiliyor. Ancak diyabetin yarattığı cinsel sorunların yaşam kalitesini düşürmesine izin vermemek mümkün. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;Şeker hastalığı sertleşme sorunu için çok yaygın bir risk faktörü. Sertleşme sorunu şeker hastalığının ilerlemesiyle ortaya çıkabildiği gibi, bazı hastalarda şeker hastalığının ilk belirtisi de olabiliyor.&amp;nbsp;Şeker hastalığında yaygın olarak gördüğümüz damar ve sinir hasarları, idrar yolunda ve vajinada enfeksiyonların artması, bütün bunların&amp;nbsp;yanı sıra psikolojik olarak ta &amp;nbsp;hastanın olumsuz etkilenmesi, &amp;nbsp;cinsel ilişkide sorunlara yol açabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;strong&gt;ŞEKER HASTALIĞININ CİNSELLİĞE ETKİSİ&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Erkeklerde Şeker hastalığı hem sinir hem de damar hasarı yaratarak öncelikle sertleşme fonksiyonlarını bozuyor.&amp;nbsp;Bu hastalıkta hem büyük damarlar, hem de penise kan taşıyan daha küçük damarlar etkileniyor. Sertleşme fonksiyonunun gerçekleşmesinde en önemli rol damar yapısında.&amp;nbsp;Bu nedenle damar sorunları sertleşme problemine yol açan ana faktördür.&amp;nbsp;Damar yapısında arterioskleroz denilen ve damar sertliği olarak da bilinen problem penise giden kan akımının azalmasının en büyük nedenidir.&amp;nbsp;Sigara içmek, yüksek kolesterol seviyeleri ve şeker hastalığı arterioskleroza yol açarak sertleşme sorunun oluşmasına katkıda bulunur.&amp;nbsp;Buna ek olarak, sertleşme işlevinde yer alan sinirlerin de hasar görmesi erkeklerin %50 ile 70&amp;rsquo;ini sertleşme bozukluğuna yatkın hale getiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; margin: auto 0cm&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;br /&gt;
Şeker hastalığında sertleşme probleminin yanı sıra orgazm hissinde azalma, haz alamama, mesaneye doğru geri boşalma veya gecikmiş boşalma problemleri de görülüyor.&amp;nbsp;Tüm bunların yanında idrar yolu enfeksiyonu riski arttığından, prostat enfeksiyonu riski de çoğalıyor.&amp;nbsp;Bunlar da idrar sorunları ve dolaylı olarak cinsel problemlere yol açıyor.&amp;nbsp;Bu nedenle şeker hastalığı olan erkeklerin kan şeker seviyelerini kontrol altında tutmaları kalp-damar ve beyin sistemi kadar cinsel fonksiyonlarına da yardımcı oluyor. Sertleşme kusuru ile birlikte olabilen ve yine şeker hastalarında sık görülebilen bir hastalık da &amp;quot;Peyroni hastalığı&amp;quot;dır. Bu hastalık penis sertleşmeye başladığında peniste eğrilme/bükülme, ağrı olabilmektedir. Bir süre sonra Peyroni hastalarında da sertleşme kusuru ortaya çıkabilmektedir. Penis eğrilmesi aşağı, yukarı ve yan taraflara doğru her yana olabilmektedir. Bu hastalarda ilk önce ilaç tedavisi denenir ve yanıt vermez ise cerrahi yolla eğrilik düzeltilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;Kadınlarda şeker hastalığının &amp;nbsp;cinsel sağlığı üzerinde yarattığı en önemli etki, enfeksiyonlar. Vajinal enfeksiyonlar ve üriner sistem enfeksiyonlarına özellikle kan şekerinin yüksek olduğu dönemlerde daha sık rastlıyoruz. Bir diğer önemli sorun da vajinal kuruluktur. Nöropati bazı kadınlarda vajinal kayganlığı bozuyor bu da cinsel ilişkiyi ağrılı kılıyor ve isteği azaltıyor. &lt;br /&gt;
Tabii, hastanın kendisini sürekli yorgun ve halsiz hissetmesinin cinsel aktiviteyi zorlaştırdığını da eklememiz lazım.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;Diyabetli erkeklerde sertleşme sorunu normal erkeklere göre daha erken dönemlerde ortaya çıkar. Diyabet tanısı konulduktan yaklaşık 10 yıl sonra hastaların yarısında sertleşme sorunu görülmektedir. Yani ş&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;eker hastası olan erkeklerin yaklaşık yarısı sertleşme problemi de yaşar.&amp;nbsp;&lt;span style=color: black&gt;Ek olarak, diyabetli erkeklerde sertleşme sorunu görülme olasılığı normal erkeklere göre üç kat daha fazladır.&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Özellikle Diyabetin özellikle nöropati ve mkro anjiyopati döneminde cinsel sorunlar sıklıkla görülüyor. Bu dönemlerde retrograd ejakülasyon, yani meninin mesneye doğru geri kaçması ve dışarı sıvı çıkışının görülmemesi durumu yanı sıra sertleşme sorunu da sık görülür.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;TEDAVİSİ MÜMKÜN!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Erkeklerde ; Sertleşme sorunu&amp;nbsp;bir kere tespit edildikten sonra çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebi, yani psikolojik kökenli mi yoksa organik/fiziksel kökenli mi olduğu bulunabilir.&amp;nbsp;Doğru tedavi yapabilmek için önce doğru tanı koymak gerekir. Daha sonra sorunun sebebine ve derecesine bağlı olarak, mevcut tedaviler arasında intrakavernosal enjeksiyonlar gibi ilaç tedavileri, ağız yoluyla tedavi, sistemik ilaç tedavisi (testosteron), arter ameliyatı, toplardamar ameliyatı, protez penis takılması, vakum-sıkma araçları ve psikoterapi sayılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;PENİL PROTEZLER&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;Özellikle şeker hastalığının damar ve sinir uçlarında yaptığı geriye dönüşümsüz hasarlar veya uzun süreli yüksek tansiyonun yarattığı damar problemleri&amp;nbsp;ilaç veya enjeksiyon tedavilerinin yetersiz olmasına neden olabilir.&amp;nbsp;Organik kökenli sertleşme sorunuyla sonuçlanan bu ve benzeri hastalığı olanlarda, radikal tedavi seçeneği Mutluluk Çubuğu olarak ta bilinen &lt;strong&gt;penil protezlerdir.&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;Bu tedavi, cerrahi müdahaleyle penisteki kavernöz cisimler içine, sertleşmeyi temin eden bir çift protez yerleştirme şeklinde bir tedavidir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
Hastalarımız, bu tedavi ile hastalar gençlik dönemindekine benzer kalitede sertleşmelere sahip oluyor ve cinsel ilişkilerini kolaylıkla sağlıyor. Kalıcı olması nedeniyle istenen her zaman, cinsel ilişkiyi, sertleşme olup olmayacağı kaygısından uzak, başarıyla gerçekleştirebiliyorlar. .Penil protezler iyi hasta seçimi yapıldığında ve hastanın partneri ile uyumunu düzenler ve yaşamı son derece kaliteli bir noktaya getirir.&amp;nbsp;Burada altını çizmek istediğim husus, hastanın gerçekçi beklentilere sahip olması, cerrahinin olası sonuç ve potansiyel komplikasyonlarını kavraması. &amp;nbsp;Hastalar özellikle protezin cinsel isteklerini etkilemeyeceğinin, bunun yalnızca cinsel birleşmeyi sağlayacak mekanik bir araç olduğunun bilincinde olmalıdır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;Biz hastalarımızda, penil protez tipinin seçiminde hasta ve eşiyle avantaj-dezavantajları çok ayrıntılı olarak tartıştıktan sonra karar veriyoruz.&amp;nbsp;Protez takılmış bir hasta mekanik olarak, istediği vakit istek olmadan da ilişkiye girebilir.&amp;nbsp;Ancak ameliyat öncesi ve sonrası görüşmelerde hastalara ve arzu edildiğinde eşlerine de penil protez kullanımı üzerine hem klinik hem psikolojik anlamda eğitim verilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. &amp;nbsp;Tabii, eğer hastamız özel durumları nedeniyle protez ameliyatı yapılmış olmasını gizli tutmak isterse, hastamızın isteğine saygı duyarak bu istek doğrultusunda davranıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=color: black; font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
Kadın hastalarımızda ise yine cinsel tıp uzmanı, jinekolog ve psikoğumuzdan oluşan bir ekip çalışması ile gerek kuruluk, enfeksiyon gibi organik faktörleri düzeltiyoruz, gerek se psikolojik destek ile şeker hastalığının yarattığı stres ve olumsuzlukları ortadan kaldırıyoruz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>HER ŞEY BEYİNDE BAŞLAR!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:36:29 EST</pubDate><description>&lt;img class= alt= src=/userfiles/image/MLLYET_CADDE_20100209_8.jpg /&gt;</description></item><item><title>HORMONLARINIZA BAKTIRIN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:35:52 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=2061 width=666 alt= src=/userfiles/image/SABAHLA_GNAYDIN_20100308_8.jpg /&gt;</description></item><item><title>PİPO SİGARA KADAR TEHLİKELİDİR!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:35:14 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=2063 width=663 alt= src=/userfiles/image/SABAHLA_GNAYDIN_20100222_10.jpg /&gt;</description></item><item><title>İLAÇ İÇERKEN BROKOLİ VE LAHANA BÖBREKLERİ KORUR!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:34:26 EST</pubDate><description>&lt;img class= alt= src=/userfiles/image/SABAHLA_GNAYDIN_20100208_10.jpg /&gt;</description></item><item><title>ISSIZ ADAM &amp; FAST FOOD SEKS</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:39:09 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=1768 alt= width=2139 src=/userfiles/image/MLLYET_CADDE_20100207_6.jpg /&gt;</description></item><item><title>KALBİN İLACI SEKS</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:38:06 EST</pubDate><description>&lt;img class= alt= src=/userfiles/image/MLLYET_CADDE_20100213_7.jpg /&gt;</description></item><item><title>CİNSEL SORUNLARA PSİKOLOJİK OLAY GÖZÜYLE BAKILIYORDU!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:25:03 EST</pubDate><description>&lt;img class= alt= src=/userfiles/image/VATAN_PAZAR_20100207_8.jpg /&gt;</description></item><item><title>İKTİDAR HORMONU: TESTOSTERON</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:21:53 EST</pubDate><description>&lt;img class= alt= src=/userfiles/image/MLLYET_CADDE_20100212_8.jpg /&gt;</description></item><item><title>HATTAT WELLNESS YAKLAŞIMI: CİNSEL WELLNESS!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:17:18 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=2015 width=1280 alt= src=/userfiles/image/VIP_ETLER_20100401_52.jpg /&gt;</description></item><item><title>EVLİ VE SEKSSİZ!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:16:14 EST</pubDate><description>&lt;img class= alt= src=/userfiles/image/SABAH_PAZAR_20100321_12.jpg /&gt;</description></item><item><title>İYİ SEKS İÇİN ERKEĞİN BELİ 94 SANTİMİ GEÇMEMELİ!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:12:17 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=549 width=657 alt= src=/userfiles/image/POSTA20.jpg /&gt;</description></item><item><title>SUSMAYIN, SEKS KONUŞUN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:12:53 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=537 alt= width=657 src=/userfiles/image/POSTA17.jpg /&gt;</description></item><item><title>TÜRK KADINININ SORUNU SEKSTEN KEYİF ALAMAMAK!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 12:12:38 EST</pubDate><description>&lt;img class= height=792 alt= width=657 src=/userfiles/image/HABERTRK8.jpg /&gt;</description></item><item><title>METABOLİK SENDROMA DİKKAT!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 12:43:42 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;15 Haziran 2010&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Metabolik sendrom kalp damar hastalıkları ve inme riskini arttıran önemli bir sağlık sorunudur.&amp;nbsp;Birden çok metabolik bozukluğun bir arada olduğu bu sorunu tanımlamada kullanılan kriterler:&amp;nbsp;bel çevresinin erkeklerde 102, kadınlarda 88 cmden yüksek, HDL kolesterol seviyesinin erkeklerde 40 kadınlarda 50 mg/dl den küçük, trigliserit düzeylerinin 150 mgdl den kan basıncının sistolik 130 diyastolik 85 mm civadan yüksek olması halidir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Yeni çalışmalar, bel çevresi kalınlığı giderek artan kadın ve erkeklerimizde&amp;nbsp;metabolik sendrom sıklığının da yükseldiğini gösteriyor.&amp;nbsp;Uluslarası çalışmalar yukarıda belirtilen bel çevresi ölçümlerini kadınlarda 80 erkeklerde 90 cm kadar düşürürken bizde son yıllarda bel çevresi gittikçe genişliyor.&amp;nbsp;Sağlık otoriterilerinin verdiği bu yeni bel çevresi değerleri dikkate alınırsa neredeyse her iki üç türkten biri metabolik sendrom adayı.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Metabolik sendrom yarattığı insülin direnci ve glukoz tolerans bozukluğu, HDL kolesterol azalması hipertansiyon trigliserit artması gibi nedenlerle damar sertliği süreçlerini hızlandırıyor.&amp;nbsp;Bu sendroma yakalananlarda özellikle kalp damar hastalıkları ve beyin damar problemleri sıklaşıyor.&amp;nbsp;Metabolik sendromlularda kalp krizleri ve felçlerin sıklaşması bundandır.&amp;nbsp;Düşük HDL kolesterol sorunun yaygınlığı dikkate alındığında, metabolik sendrom ile mücadelenin önemi daha da artıyor.&amp;nbsp;Özellikle fazla kiloluluk ve şişmanlık metabolik sendroma giden süreçleri tetikliyor.&amp;nbsp;Hareketsiz bir yaşam tarzı ve yanlış beslenme alışkanlıkları da burada önemli birer faktördür.&amp;nbsp;Ne iyi ki, bu sendrom yaşam tarzı değişikliklerine en kolay yanıt veren sağlık sorunları arasında yer alıyor.&amp;nbsp;İnsülin duyarlılığını tetiklemeyen düşük glisemik yüklü az kalorili dengeli bir beslenme planı iyi bir kilo kontrolü ve düzenli aktivite çoğu kez sendromu kontrol altına almaya yetiyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Özellikle fazla kilolu, ailesinde kalp damar hastalığı riski yüksek biriyseniz, akrabalarınız arasında felç ve kalp krizi geçirenlerin yoğunluğu fazlaysa kan basıncınızı kolesterol seviyelerinizi trigliserit düzeylerinizi ve tokluk kan şekerinizi en az yılda bir kez gözden geçirin.&amp;nbsp;İlk fırsatta, kilonuzu azaltacak bir plan geliştirin.&amp;nbsp;Aktivite düzeyinizi arttırmayı ihmal etmeyin.&amp;nbsp;Metabolik sendrom önümüzdeki dönemde başımızı çok ağrıtacak sağlık sorunlarının başında geliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>VİTAMİN KULLANMAMIZA GEREK VAR MI</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 12:41:33 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;15 Haziran 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Wellness Kliniğimizin verdiği bilgilere göre: &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Eğer iyi ve bilinçli beslenen, besin seçimlerine özen gösteren biriyseniz çok özel bazı durumlar dışında vitamin ve/veya mineral kullanmanız gerekmez. Ama hastalık, ekonomik nedenler, şu veya bu sebeple bir beslenme sorunu yaşadığınızı düşünüyorsanız, ek bir vitamin ve mineral karışımını kullanabilirsiniz. &lt;strong&gt;Gebelik adayı hanımların ve gebe kadınların&lt;/strong&gt; hergün 400 mikrogram folik asit almalarında fayda var.&amp;nbsp;Gebe kadınların ayrıca kalsiyum, demir ve benzeri mineralleri içeren bir vitamin-mineral desteğinden yararlanmaları da uygun olacaktır.&amp;nbsp;Gebelikte demir ilavesi ve D vitamini desteği için doktorla görüşmekte fayda var.&amp;nbsp;Gebeliğin ilk üç ayında fazla miktarda A vitamini almamak ve gebelik süresince Omega-3 alımını artırmakta fayda var. &lt;strong&gt;Menopoz çağındaki kadınların&lt;/strong&gt; ilave kalsiyum ve D vitamini almaları öneriliyor.&amp;nbsp;Bu ilaveler yapılırken 50 yaş üzerinde günlük kalsiyum ihtiyacının 1200-1500 miligram civarında olduğunu bilmek gerekiyor.&amp;nbsp;İyi beslenen, aktif genç kızlara ek kalsiyum vermeye gerek yok.&amp;nbsp;Menopoz döneminde kalsiyumu mutlaka D vitamini ile birlikte kullanmak tavsiye ediliyor.&amp;nbsp;Bunun için günde 200 ünite kadar D vitamini almak gerek görülüyor. &lt;strong&gt;Sık sık ve fazla miktarda alkol kullananların&lt;/strong&gt; B12 vitamini, folik asit, B1-B6 vitamini, A ve B vitaminlerinden faydalanmayı düşünmeleri iyi olur.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Vejetaryen beslenme planı uygulayanların&lt;/strong&gt; B12 vitamini, demir, çinko, kalsiyum ve D vitaminine ihtiyaç duyabileceklerini bilmeleri şart.&lt;strong&gt;Sigara içenlerin&lt;/strong&gt; C vitamini, folik asit ve B6 gibi desteklerden faydalanmaları uygun ama bu vitaminlerle sigaranın herhangi bir zararını azaltabilmeleri mümkün görülmüyor.&amp;nbsp;Her bir sigara vücuttan yaklaşık 50 mg C vitamini götürüyor.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;VİTAMİN MİNERAL EKSİKLİKLERİ NE YAPAR?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Minerallerin, vitaminlerden farkı organik olmamalarıdır, onlar bitki ve hayvanlardan değil cisimlerden elde edilir.&amp;nbsp;Bu iki besin elemanı çoğu kez birlikte, kol kola çalışarak hücrelerinizin büyümesi, yenilenmesi, kendini tamir etmesi, kanserden, enfeksiyondan ve daha birçok iç veya dış zararlıdan korunması, bağışıklık sisteminizin aksamaması gibi birçok süreçte görev alırlar.&amp;nbsp;Bunları yeteri kadar kazanamazsanız, &lt;strong&gt;kemikleriniz zayıflayabilir &lt;/strong&gt;(kalsiyum ve D vitamini eksikliği),&lt;strong&gt; soğuk algınlıklarınız sıklaşabilir &lt;/strong&gt;(çinko ve C vitamini eksikliği)&lt;strong&gt;, kanamalar ortaya çıkabilir &lt;/strong&gt;(K vitamini eksikliği),&lt;strong&gt; kalp ritminiz bozulabilir &lt;/strong&gt;(potasyum eksikliği),&lt;strong&gt; tansiyonunuz düşebilir &lt;/strong&gt;(sodyum eksikliği), &lt;strong&gt;diş gelişmeniz bozulabilir &lt;/strong&gt;(florür eksikliği),&lt;strong&gt; guatr hastası olabilirsiniz &lt;/strong&gt;(iyot eksikliği).&amp;nbsp;Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Demir eksikliği kansızlığa, B12 vitamini eksikliği bellek bozukluğuna, folik asit eksikliği doğumsal kusurlara, A vitamini eksikliği görme bozukluklarına &lt;/strong&gt;yol açmaktadır.&amp;nbsp;Kısacası vitaminler ve mineraller sağlıklı bir hayatın &lt;strong&gt;&amp;ldquo;olmazsa olmazları&amp;rdquo;&lt;/strong&gt;dır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Eğer büyüme çağında bir genç kız veya delikanlıysanız, doğurganlık döneminde bir anneyseniz, yaşlanma sürecine girmiş bir kadın ya da erkekseniz, vitamin ve mineral tüketiminizin yeterli olup olmadığını bir kez daha gözden geçirin.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>KİMLER SAÇ EKTİREBİLİR?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 12:39:04 EST</pubDate><description>&lt;div style=margin: auto 0cm; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Ense, göğüs, sırt gibi vücutlarının çeşitli bölgelerinde verici saç ve kıl bölgesi bulunan herkes kadın erkek fark etmeksizin saç ekimi yaptırabilir. &lt;strong&gt;Saç nakli her yasta uygulanabilir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Modern tekniklerin saç ekimi cerrahisinin geliştirmesi ile birçok erkek ve kadın geçmişte &lt;a href=http://www.sac-ekimi-merkezleri.com/sac-ekimi-nedir.aspx&gt;saç nakli&lt;/a&gt; cerrahisine uygun aday değilken bugün uygun aday haline gelmiştir, gelişen yeni teknikler ile birlikte her kişiye uygun doğal saç görünümünü gerçekleştirme olanağı sağlanmıştır. Bir hasta için hangi yöntemin uygun olduğunun belirlenmesinde verici bölgedeki saç yoğunluğu,&amp;nbsp;&amp;nbsp;kafa derisinin gevşekliği, saç dökülme tipi, saç rengi ve saçın dalgalı&amp;nbsp;veya düz olması, gibi pek çok faktör rol oynar. Bu belirleyici özellikler&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hattat Hastanesinde yapılacak doktor muayenesi ile hastaya anlatılır.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer iyi bir adaysanız amacımız size &lt;strong&gt;mümkün olan en doğal görünümü en verimli biçimde vermektir&lt;/strong&gt;. Operasyondan sonra kendi saçınız ile nakledilenler arasında bir fark görmeniz mümkün olmayacaktır. Nakledilen saç tamamen sağlıklıdır ve görünüş olarak doğaldır. Saç çizgisi önemli derecede gerilemiş ve geniş saçsız bölgeleri olan kişiler bile verici alanı yeterli ise bu yöntemle iyi bir saç örtüsüne kavuşabilir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: auto 0cm; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;&lt;br /&gt;
FÜE Tekniği:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ul type=disc&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Bistürü kullanılmadan gerçekleştirilen mikrocerrahi bir teknik olduğu için dikiş gerektirmez. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;İsteğe göre ya da gereken seanslar birer gün arayla beklemeden arka arkaya uygulanabilir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;&lt;a href=http://www.sac-ekimi-merkezleri.com/&gt;Saç&lt;/a&gt; folikül grupları birer birer ayrı ayrı nakledilir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Yara izi bırakmaz. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Kadın ve erkekler fark etmeksizin isteyen her kişi de uygulanabilir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;İyileşme süresi oldukça kısadır. Bu yüzden operasyon gerçekleştirildikten hemen sonra normal hayata devam edilebilir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Kaş ve sakalların yeniden oluşturulabilme olanağı vardır. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;Verici bölge kısıtlaması olmadığından saç ekimi istenilen alıcı alana istenilen yoğunlukta saç ekimi yapılabilir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div style=margin: auto 0cm; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 150%&gt;&lt;a href=http://www.hattatsacekim.com/&gt;www.hattatsacekim.com&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: auto 0cm; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>KALİTELİ YAŞLANMA ÖNERİLERİ..</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 17:16:07 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font size=2&gt;15 Haziran 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;img class= style=width: 277px; height: 209px height=167 width=250 align=left alt= src=/userfiles/image/oldhappycouple.jpg /&gt;Beden ve ruhunuza iyi gelecek hedefleri doğru seçmek hayat kalitenizi yükseltmekte çok önemlidir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Kaliteli yaşama ve yaşlanma ipuçlarını bir araya toplayan bir sağlık rehberi:&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
Düzenli Check-Up Yaptırın&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Kendinize bir sağlık planı oluşturarak başlamanız sağlığınızı ve sağlık risklerinizi düzenli takip etmeniz açısından önem taşıyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Genetik mirasınızda ne gibi riskler taşıdığınızı, yaşam şeklinizin size ne gibi fayda veya zararlar sağladığını incelemeniz gelecekte oluşacak muhtemel sağlık sorunlarını erkenden farkedip önlemeniz açısından şarttır.&amp;nbsp;Bu nedenle düzenli aralıklarla yaşınıza, cinsiyetinize, genetik ve yaşam şeklinize uygun check-uplar yaptırmalısınız.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu sağlık kontrolleri&amp;nbsp;hem sağlığınızın ne durumda olduğunu size gösterecek, hem de almanız gereken önlemler konusunda sizi motive edecektir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;Sağlıklı ve Dengeli Bir Beslenme Planı Oluşturun&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Beslenme şeklinin ve düzeninin genel sağlık üzerinde ne kadar etkili olduğunun anlaşılması beslenmenin&amp;nbsp;geçtiğimiz yıllarda yükselen bir trende sahip olmasını sağladı. Beslenme tarzınız diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, kanser gibi hastalıklara karşı risklerinizi belirliyor, cinsel sağlığınızı bile etkiliyor.&amp;nbsp;Yeni yılda özellikle antioksidan deposu meyve-sebzelerden daha çok yararlanın.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Kalori tüketimini ilerleyen yaşlarla birlikte azaltın.&amp;nbsp;Sık sık ama azar azar yiyin.&amp;nbsp;Ara öğünleri unutmayın ve kalorisi az, posadan zengin atıştırmalar yapın.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Beyaz şeker tüketiminizi kısıtlayın.&amp;nbsp;Beyaz undan uzaklaşın ve tam tahıllara öncelik verin.&amp;nbsp;Bu &amp;quot;iyi&amp;quot; yani glisemik indeksi düşük karbonhidratlar kan şekerinizi daha yavaş ve az yükselterek çabuk acıkmanızı engelleyecektir.&amp;nbsp;Tam tahıllı ekmekler, bulgur, kepekli makarna, sebzeler, meyveler (muz, üzüm, hurma, kavun, karpuz, incir ve dut hariç) ve tam tahıllı kahvaltı gevrekleri iyi seçimlerdir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&amp;nbsp;Kuru fasülye, nohut, mercimek, bezelye gibi bakliyatların bitkisel protein ve posadan zengin iyi karbonhidrat kaynakları olduğunu unutmayın.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Hayvansal yağları mümkün olduğunca azaltın, zeytinyağı ve Omega-3 yağ asidi içeren yiyeceklerden daha çok faydalanın.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Doymuş yağlardan ve özellikle pastanelik ürünler içinde olan trans-yağlardan uzak durun.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Suyun yaşamın kaynağı olduğunu hatırlayın.&amp;nbsp;Katkısız, taze ve doğal ürünlere öncelik verin.&amp;nbsp;Kafein ve alkol tüketiminizi dikkatle izleyin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;Kilo Verin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Kilo fazlalığı ve obezite hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp krizi, inme, eklem hastalıkları ve daha pek çok sağlık sorununun hazırlayıcısı ya da tetikleyicisidir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Özellikle karın çevresi yağ depolanması, bel çevresi genişlemesi kalp-damar hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bu nedenle beden kitle endeksinizi normal sınırlar içinde, bel çevrenizi erkekseniz 102, kadınsanız 92 cm&amp;rsquo;in altında tutun.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
En uygun ölçümlerin ise erkeklerde 94, kadınlarda 86 cm&amp;rsquo;in altında olduğunu bir kenara not alın.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer kilo fazlalığı sorunundan yakınıyorsanız doktorunuzun kontrolünde bir beslenme uzmanından yardım isteyin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Hareket Edin&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Egzersiz denince akla hemen spor yapmak geliyor.&amp;nbsp;Oysa hareket etmek için mutlaka bir spor salonuna üye olmanız gerekmiyor.&amp;nbsp;Hareket etmenin en kolay yolu yürümektir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Ucuz ve kolay bu yöntemi yeni yılda hayatınızın bir parçası haline getirmeniz sizi kalp-damar hastalıkları, inme, depresyon, kanser ve diyabetten koruyacak, metabolizmanızı hızlandıracak, kilo vermenizi kolaylaştıracaktır.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bunun için tek yapmanız gereken haftada 3-4 kez en az 30-40'lık tempolu yürüyüşlerdir.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Üstelik bu yürüyüşleri tek seferde yapmanız da gerekmiyor.&amp;nbsp;Bu süreyi 10 dakikalık sürelere bölüp, gün içine yaymanız da fayda sağlıyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yapacağınız esneme ve ağırlık çalışmaları da bu yürüyüşlerin etkisini arttırıyor, kas ve kemik yapınızı güçlendiriyor.&amp;nbsp;Bu nedenle tüm bahanelerinizden kurtulup hareket etmeniz gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Besin Desteklerinden Faydalanın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Hızlı yaşama temposu, modern şehir yaşamı derken sağlıklı ve dengeli beslenmek için fazladan bir özen gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
65 yaşını geçtiyseniz, bir sağlık sorununuz varsa, hamile veya emziriyorsanız, vejetaryen bir beslenme şekli uyguluyorsanız doğru beslenseniz de gerekli vitamin, mineral ve antioksidanları alamıyor olabilirsiniz.&amp;nbsp;Bu nedenle yeni yılda özellikle ihtiyacınız olan besin desteklerini belirlemeniz gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bunun için doktorunuza başvurmanız ve gerekli incelemelerden sonra size özel bir takviye programına başlamanız uygun olacaktır.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sorununuz ister hafızanızı güçlendirmek, ister stresle başetmek isterse kemiklerinizi ya da bağışıklığınızı desteklemek olsun yeni yılda eş-dost-komşu tavsiyesi ile değil, doktorunuzun uygun gördüğü takviyeleri, uygun doz ve sürelerde kullanmanız size en doğru faydayı sağlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Stresinizi Yenin&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Stres hayat kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biridir.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çeşitli sağlık sorunları için risk kabul edilen stres sadece bedeninizi değil, beden-akıl-ruh işbirliğinizi de etkiliyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Stres vücudunuzda kortizol ve diğer&amp;nbsp;stres hormonlarını devreye sokuyor. Bu yolla bellek, kan basıncı, kalp damar sağlığı ve sindirim sisteminizi olumsuz yönde etkiliyor. Hipertansiyon, inme, bazı kanserler, reflü, ülser, gastrit, sinirsel kolit gibi sağlık sorunlarının oluşumda stres büyük bir rol oynuyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Modern hayat içinde stresi azaltmak mümkün olmasa da onunla başetmek mümkün gibi görünüyor.&amp;nbsp;Bu nedenle yeni yılda kaliteli yaşamanın bir yolu da stresinizi kontrol altına almanızdan geçiyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer &amp;quot;ben stresle başetmeyi bir türlü başaramıyorum&amp;quot; diyorsanız bir stres yönetimi uzmanından yardım almanızda fayda var.&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Uykunuz Kaçmasın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Uykunun fizyolojik bir ihtiyaç olduğu, bir yenilenme ve yeniden yapılanma süreci olduğu biliniyor.&amp;nbsp;Kendiniz için yapacağınız en iyi şeylerden biri uyku hijyeninizi tekrar sağlamak olacaktır.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Tiroid bezi hastalıkları özellikle hipotiroidi, kalp ve solunum yetmezliği, ağrılı romatizmal hastalıklar, ateşli hastalıklar, rahatsız ayak sendromu, prostat büyümesi, şeker hastalığı, uykuda solunum durması sorunu, ilaçlar (tiroid hormonları, kortizon, antidepresanlar, beta-blokerler, doğum kontrol hapları), depresyon, anksiyete bozukluğu, stres, alkol ve madde bağımlılığı gibi psikolojik sebepler uykuyu kaçıran sağlık sorunlarının başında geliyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Alkolü&amp;nbsp;ve kafein tüketiminizi azaltmanız, uyuduğunuz ortamın ısısını, ışığını ayarlamanız, yatmadan önce duş almak, kitap okumak, müzik dinlemek gibi sakinleştirici aktivitelerde bulunmanız uykunuzu düzenlemenize yardımcı olacaktır.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Eğer bu önlemlere rağmen uykusuzluk çekiyorsanız herhangi bir sağlık sorununuz olup olmadığını anlamak için doktorunuza başvurmayı, doğal destekler ve ilaçlar hakkında bilgi almayı unutmamalısınız.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Sigarayı Bırakın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Sigaranın kalp-damar ve akciğer sağlığını tehdit ettiği, pek çok kansere davetiye çıkardığı biliniyor.&amp;nbsp;Bu nedenle sigarayı bırakın, içmiyorsanız içilen ortamlardan uzak durun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #333399&gt;Ruhunuzu Dinlendirin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;br /&gt;
Kaliteli bir yaşam için bedeninize gösterdiğiniz önemi ruhunuza da göstermeniz gerekiyor.&amp;nbsp;Huzura odaklanın, mutlu olmanın kolay yollarını araştırın.&amp;nbsp;Kendinize, ailenize, dostlarınıza daha fazla vakit ayırın.&amp;nbsp;Çalışırken dinlenmeyi unutmayın.&amp;nbsp;&amp;quot;Keşke&amp;quot;lere ve geçmişe değil geleceğe odaklanın.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SİHİRLİ KELİME: TESTOSTERON</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 17:10:09 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;img class= style=width: 165px; height: 266px height=169 alt= width=113 align=left src=/userfiles/image/couplefun.jpg /&gt;15 Haziran 2010&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Testosteron ne işe yarar?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Testosteron yoksunluğu hayati bir öneme sahip olmasa da bu hormonun varlığı erkek özelliklerinin gelişimi ve fonksiyonu için şarttır.&amp;nbsp;Testosteron etkinliğini daha anne karnında göstermeye başlar.&amp;nbsp;Anne karnında erkek özelliklerinin oluşmasına katkıda bulunur.&amp;nbsp;Sonra ergenlik döneminde de ikincil seks özelliklerinin gelişimini sağlar.&amp;nbsp;Androjenler vücutta kıllanmayı, ses kalınlaşmasını, sebum üretimini, kas kütlesinde artışı ve kan yapımını tetikler.&amp;nbsp;Testosteron genel sağlığı, fiziksel ve zihinsel performansı etkiler.&amp;nbsp;Aynı zamanda bu hormon duygusal durum ve motivasyon için de önemlidir. Testosteron eksikliği görülen erkeklerde depresyon ve motivasyon güçlüğüne sık rastlanıyor.&amp;nbsp;Testosteronun cinsel davranış ve aktivite üzerinde önemli etkileri var.&amp;nbsp;Cinsel istek, fanteziler, gece ereksiyonları, cinsel aktivite kadar orgazm ve ejakülasyonun sıklığı da androjenler tarafından yönetiliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Testosteron eksikliği neden olur?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Testiste testosteron üretimi azalabilir veya testis dışı nedenlerle azalabilir.&amp;nbsp;Testislerde testosteron üretimindeki azalmayı inmemiş testis vakalarında, testis travmalarında hatta komplike olmuş kabakulak vakalarında görüyoruz.&amp;nbsp;Kısaca testis dokusunu azaltacak tüm durumlarda testosteron üretimi azalır.&amp;nbsp;Ancak özellikle yaşla birlikte testislerde testosteron üretiminde yaşla birlikte bir düşüş olur.&amp;nbsp;Bu durumda andropoz dediğimiz bir klinik duruma yol açar.&amp;nbsp;Bir de beyindeki hormon denetimi yapan hipofizden kaynaklanan bazı durumlarda hormon üretimi bastırılabilir.&amp;nbsp;Kilo fazlalığı, kötü beslenme ve bel çevresi kalınlığı gibi risk faktörleri de testosteron seviyelerini azaltır.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=background: white; margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Testosteron eksikliğinin sonuçları nedir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=background: white; margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Eğer fetal gelişim sırasında vücut yeterli testosteron üretmezse vücudun dışındaki cinsel organların büyümesinde sorunlar ortaya çıkar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Ergenlik sırasında bu durum oluşursa büyüme ve gelişmeyi yavaşlatabilir.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Genel olarak kas kütlesi gelişiminde azalma, ses kalınlaşmasının olmaması, vücut kıllarında azlık, meni hacminde azalma veya meninin hiç olmaması, penis ve testislerde hacim eksikliği, memelerde büyüme (jinekomasti) gibi şikayetler olur.&amp;nbsp;Yetişkinlik döneminde oluşursa andropoz denilen durum gelişir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Testosteron eksikliği nasıl anlaşılır?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Testosteron pulsatil olarak salgılanan bir hormon olduğundan sabah saatlerinde aç karnına herhangi bir laboratuvara gidip kan vermek yeterli. Bu şekilde toplam ve serbest testosteronlar ölçülür. Cinsellikle ilgili kısım araştırılırken seks hormonunu bağlayan globulin de ölçülür. Bir ürolog bu verileri rahatlıkla yorumlayabilir yani hastaya testosteron oranının yüksek ya da düşük olduğunu söyleyebilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Testosteron takviyesi ne kadar süre yapılır?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Testosteron hormon eksikliği tespit etmişsek bunu dışardan takviye etmek mümkündür.&amp;nbsp;Hormon takviyelerinin bu konuda deneyimli bir uzman tarafından dikkatle yapılması ve düzenli aralıklarla kan seviyelerinin kontrol edilmesi gerekir.&amp;nbsp;Hormon takviyelerinde biz aylık olarak kontrolleri öneriyoruz.&amp;nbsp;Özellikle erkeklerde hormon seviyelerinin yanında iki ayda bir PSA yani prostat spesifik antijen miktarına bakıyoruz.&amp;nbsp;Hormon tedavileri bu aylık kontrollere göre devam eder ve hormon eksikliği giderildiğinde tedavi tamamlanmış olur.&amp;nbsp;Ancak&amp;nbsp;cinsel sorunlar devam ediyorsa diğer risk faktörlerine bakılır.&amp;nbsp;Ancak unutulmaması gereken şu ki isteksizliği yaratan diğer alanların, kişiye ve ilişkiye ait diğer sorunların dikkatle incelenmesi gerekir.&amp;nbsp;Çoğu zaman hormon eksikliğine bağlı cinsel isteksizlik yaşayanlarda diğer faktörleri de görüyoruz.&amp;nbsp;Hayat tarzı da hormonlarda önemlidir.&amp;nbsp;Kilo fazlalığı, beslenme bozukluğu, hareketsizlik de hormon dengelerini bozabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Testosteronun hapı var mı?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Testosteron seviyesinin düşüklüğü için destek preperatları verilebilir. Eskiden bu ilaçlar zor kullanılıyordu şimdi tablet, jel ya da iğne şeklinde, kullanımı çok kolay. Ancak mutlaka doktor kontrolünde alınmalı. Testosteron çok da masum değil, PSA seviyelerine bakılmadan verilemez.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Testosteron aldatmayı tetikler mi?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Cinsel arzuyu kontrol eden hormonların yanında aldatma duygusu kişinin sosyo-kültürel durumu, duygusal ve düşüncesel yapısı, karakterine de bağlıdır. Ancak son dönemde evlilik dışı yaşama olasılığı ve hormonların ilişkisini araştıran yeni bir çalışmaya göre aldatmayla hormon seviyelerinin ilgisi olduğu gösterildi.&amp;nbsp;Bu çalışmaya göre testis hacmi, total testosteron seviyeleri, penise giden kan akımı arttıkça erkeklerde aldatma olasılığı da artıyor.&amp;nbsp;Diğer faktörlere bakarsak eşiyle ilişki problemleri yaşayan,&amp;nbsp;ailede sorunları olan, eşi cinsel problem yaşayanlarda da bu olasılık sıklaşıyor.&amp;nbsp;İşinde stres yaşayan, genel olarak kendini mutsuz hissedenlerde de durum aynı.&amp;nbsp;Görüldüğü gibi aldatma hissini hormonlar kadar kişisel, ilişkiye ait diğer faktörler de etkiliyor.&amp;nbsp;Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak yaptığımız araştırmalarda cinsel sorunlar konusunda konuşmamanın da aldatma seviyelerini etkileyebileceğini görüyoruz.&amp;nbsp;Evliliklerinde cinsel sorun yaşayan çiftler cinsel sorunları hakkında birbirleriyle konuşmak yerine çözümü dışarıda, yeni ilişkilerde arayabiliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Testosteron eksikliğinde performans ilaçları işe yarar mı?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Hormon eksikliğinden dolayı erkek isteksizlik yaşar. İstek olmadığında damardan sertleşmeyi sağlayan bazı maddeler örneğin nitrik oksit salgılanamaz ve bu durumda sertleşme problemi de oluşur.&amp;nbsp;Bu durumda hormon takviye edildiğinde istek geri geldiğinden sertleşme de geri gelir.&amp;nbsp;Bu nedenle erkekte cinsel isteksizliğe bağlı sertleşme kaybı varsa ve hormonları düşükse önce hormon takviyesi düşünürüz.&amp;nbsp;Ama sertleşme hala geri gelmemişse alta yatan diğer damarsal, sinirsel, yapısal sorunları, diyabet-kalp-damar hastalıkları gibi sağlık sorunlarını, kullanılan ilaçları, psikolojik yapıyı, hayat tarzını inceleyerek sertleşme sorununa neyin yol açtığını araştırırız.&amp;nbsp;Sonra bu tip ilaçlardan veya sertleşme tedavisinde kullanılan diğer yöntemlerden yararlanırız.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Testosteronu düşük ve yüksek erkeklerin farkları nedir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Testosteronu yüksek erkekte aşırı anormal bir cinsel istek değil ama cinsel arzu tamdır. Testosteronu düşük olan erkekte cinsel istek azalmıştır, kendisini güçsüz ve halsiz hisseder.&amp;nbsp;Konsantrasyon azalmıştır, çabuk yorulur.&amp;nbsp;Depresif hisler içinde olabilir.&amp;nbsp;Sakalın, bıyığın kuvvetinin azalması, vücut kıllarının dökülmeye başlaması düşük testosteron belirtisidir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Cinsel ilişki testosteronu etkiler mi? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Cinsel aktivite de testosteron seviyesini yükseltir. Seksüel aktif insanlarda testosteron yüksek olur. İlişki aralıkları uzadığında diğerlerine göre düşer.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>CİNSEL ENERJİYİ ARTTIRAN BESİNLER</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 17:20:53 EST</pubDate><description>&lt;font size=2&gt;&lt;img class= height=229 alt= width=250 align=left src=/userfiles/image/ESTETKsmile.jpg /&gt;15 Haziran 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;
&lt;p&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Sağlıklı bir cinselliğe ulaşmayı hedefliyorsanız sağlıklı ve dengeli bir beslenme planına ihtiyacınız vardır.&amp;nbsp;Cinsel enerjinizi arttıracak bir beslenme planı oluştururken kalbinize ve beyninize iyi gelen yiyeceklerin cinselliğinize de iyi geldiğini bilmelisiniz.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Yağlar&lt;/strong&gt;: &lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Günde 5-7 porsiyon yağı geçmeyin.&amp;nbsp;Bir porsiyon yağ bir çay kaşığı sağlıklı yağ, 2 ceviz, 5-6 fındık, 3-4 badem, 1 yemek kaşığı ay çekirdeği veya kabak çekirdeği, 1 yemek kaşığı ketentohumudur.&amp;nbsp;Tereyağı, transyağlı margarin ve bu yağlarla hazırlanmış yiyeceklerden kaçının.&amp;nbsp;Doymuş yağ tüketiminizi toplam kalorilerin %7&amp;rsquo;sinden az olacak şekilde ayarlayın. Zeytinyağı, kanola yağı gibi sağlıklı yağlara yönelin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Doymuş ve hidrojene yağları azaltın.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Sağlıklı proteinler:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Protein kaynakları testosteron seviyelerinize olumlu etki edecektir.&amp;nbsp;Yağlı etlerden kaçının.&amp;nbsp;Yağlı etler damar sağlığınıza zarar veren doymuş yağlardan zengindir.&amp;nbsp;Ayrıca yağın içinde bulunan aromataz maddesi vücudunuzdaki östrojen seviyelerini de yükselterek cinsel fonksiyonlarınızı olumsuz etkiler.&amp;nbsp;Bunun yerine düşük yağlı etler, balık, yumurta, yağsız süt ve süt ürünleri, baklagilleri tercih edin. Bu yiyecekler aynı zamanda testosteron seviyelerinizi arttıran çinkodan da zengindir. Doktorunuza danışarak deniz ürünlerinden de tüketebilirsiniz. &lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Günde 150-170 g eti geçmeyin. Hamburger, hot dog, sosis, sucuk, pastırma gibi etlerden kaçının. Et yerinde 1-2 bardak baklagilleri tercih edebilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Şeker:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Şeker tüketiminden ve &lt;span style=color: black&gt;kan şekerinizi aniden yükselten glisemik indeksi yüksek yiyeceklerden kaçının. &lt;/span&gt;Günde 5-6 çay kaşığı şekerden fazlasını tüketmeyin.&amp;nbsp;Şeker katkısı yapılmadan kurutulan meyveler, %70 ve daha fazla kakao ile üretilen çikolata sağlıklı tatlı tercihleridir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Tahıllar:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Her gün en az 4-5 porsiyon tam tahıllı ürünlerden yemeye gayret edin. Tahıllı ürünler de çinkodan zengindir. Bir porsiyon tam tahıllı bir dilim tam tahıllı ekmek,&amp;nbsp;yarım bardak kahverengi pirinçle hazırlanmış pilav, yarım bardak kahverengi makarnadır.&amp;nbsp;Kan şekerinizi hızla yükseltip azaltan beyaz unlu ürünlerden kaçınmaya gayret edin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=color: black; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; color: windowtext; line-height: 150%&gt;Sebze:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; color: windowtext; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Her gün en az 4-5 porsiyon sebze yemeye gayret edin.&amp;nbsp;Bir tabak yeşil salata,&amp;nbsp;1 tabak pişmiş veya çiğ sebze yada bir bardak sebze suyu bir porsiyona eşittir.&amp;nbsp;Sebzeleri mümkün olduğunca mevsiminde ve organik seçmeye çalışın. Çeşitliliğe ve renkliliğe önem verin.&amp;nbsp;Koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, roka gibi), , havuç, domates, iyi yıkanmış salata yeşilleri, soğan, sarımsak sağlıklı seçimlerdir. Krüsiferöz sebzeler (brokoli, Brüksel lahanası, karnabahar gibi) içerdikleri indol-3 carbinol maddesiyle hormon seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur.&amp;nbsp;Sarımsak içerdiği alisin maddesiyle testosteron üretimini ve kan akımını olumlu etkiler. &lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Meyve:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Her gün 2-3 porsiyon meyve yemeye gayret edin.&amp;nbsp;Bir porsiyon meyveyi bir orta boy meyve (elma, armut, ayva, portakal gibi) , bir bardak dilimlenmiş meyve (çilek gibi),&amp;nbsp;yarım bardak kuru meyve veya şeker eklenmemiş bir bardak meyve suyu olarak düşünebilirsiniz.&amp;nbsp;Meyveleri mümkün olduğunca mevsiminde ve organik seçmeye çalışın.&amp;nbsp;Çeşitliliğe ve renkliliğe önem verin. Elma, armut, nar, böğürtlen, üzüm, portakal, greyfurt özellikle sağlıklı seçimlerdir. Karpuzun içindeki sitrulin maddesinin nitrik oksit salınımını arttırarak penise giden kan akımını arttırdığı gösterilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Süt ve süt ürünleri:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Günde 1-2 porsiyonu geçmeyin.&amp;nbsp;Özellikle yağı azaltılmış veya yağsız süt ve süt ürünlerini seçin.&amp;nbsp;Bir porsiyonu bir bardak süt, bir bardak yoğurt, bir ince dilim peynir olarak düşünebilirsiniz. &lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;Tuz:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Günde 1500 mg üzerinde tuz tüketmemeye gayret edin.&amp;nbsp;Tuzlu yiyeceklerden kaçınmaya devam edin.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;İçecek:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Günde 5-8 bardak su için.&amp;nbsp;Günde 2-3 bardak yeşil çay veya sevdiğiniz diğer bitki çaylarından tüketin.&amp;nbsp;Şeker eklentisi yapılmamış meyve ve sebze suları da faydalıdır. Alkol aldığınızda kırmızı şarabı tercih edin. Alkol tüketiminizi günde 2 kadeh ile sınırlayın. Kafein tüketiminizi sınrılayın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;&lt;strong&gt;Sağlıklı İpuçları:&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=2&gt;Sağlıklı bir cinsel fonksiyon için E, C, A, B3 ve diğer B vitaminleri ile esansiyet yağ asitlerini günlük programınıza dahil etmelisiniz.&amp;nbsp;C ve B5 vitamini ile adrenal bezin fonksiyonlarınızı, iyot, E vitamini ve tirosin ile tiroid fonksiyonlarını güçlendirmeniz de cinsel ilgi ve aktivitenizin artmasını sağlayacaktır.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Deniz ürünleri özellikle midye ve istiridye yüksek oranda çinko, bakır ve diğer mineral-vitaminleri ihtiva ettiğinden cinsel sağlığa yararlı olabiliyor. Ancak kolesterol yüksekliği yaşamadığınızdan emin olun. &amp;nbsp;Deniz yosunu da cinsel sağlık üzerinde olumlu etki gösteriyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Kızartılmış, konserve, hazır yiyeceklerden kaçınmanız çeşitliliğe ve dengeye önem vererek beslenmeniz önemlidir.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/p&gt;</description></item><item><title>İDRARINIZDA KAN VARSA, MUHAKKAK OKUYUN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 11:52:09 EST</pubDate><description>15 Haziran 2010&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10.5pt; color: black&gt;&lt;br /&gt;
Normalde bir insanın idrarında gerek gözle görülen, gerekse idrar tahlilinde mikroskopla belirlenen kanama olmaması gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-bottom: 12pt&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; color: black&gt;İdrarda kanama, aksi kanıtlanıncaya kadar çok ciddi bir bulgu olarak kabul edilir. Bu nedenle kanamaya neden olan etkenin tanısı konuncaya kadar, gereken tanı yöntemleri kullanılarak araştırılmalıdır. Çünkü idrardaki kanama çok basit bir üşütmeden kaynaklanabileceği gibi üriner sistemde oluşan bir tümörün ilk belirtisi de olabilir. Böbrek taşları, veremi, kötü huylu tümörleri ya da enfarktüsü, akut glomerülonefrit, idrar borusu taşları, idrar kesesi tümörleri, veremi, taşları ya da basit bir idrar kesesi iltihabı ya da siyek (üretra) taşları ve iltihabı buna yol açabilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-bottom: 12pt&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; color: black&gt;Bazen sık taş düşüren hastalar, idrarlarında kanama olduğunda yine taş düşürdüğünü düşünerek olayı önemsemezler. Birçok durumda olduğu gibi, doktora danışmadan kendi başına antibiyotik veya antiseptik ilaçlar alıp kanamanın geçirilmesi yanıltıcı olur. En sık rastlanılanı idrardan bir kez kan gelmesi, ama başka hiçbir ağrı ve rahatsızlık olmamasıdır. Bu kanama tekrarlamasa da mutlaka tetkiklerle sebebinin bulunmasında fayda vardır. Ayrıca düzenli kontroller yaptırıp tesadüfen idrarlarında mikroskopla kanama belirlenen hastalarda da, tanısı konuncaya kadar tetkik edilmesi gereklidir. Yapılacak olan görüntüleme yöntemleri (Ultrasonografi, ürografi, gerekirse de bilgisayarlı tomografi veya MR) tanı koymada yetersiz kalırsa, idrar kesesine (mesane) bir optik yardımıyla direkt bakma (sistoskopi) yöntemini mutlaka uygulamak ve olası sinsi bir mesane kanserini erken teşhis ederek, tedavisine olanak sağlamak gerekmektedir. &amp;nbsp;Özellikle hanımlar sistit (mesane enfeksiyonu) olmaya daha yatkındırlar. Bu nedenle olası bazı kanamaları onlar da önemsemeyebilir ve sistitten olduğunu düşünürler. Asıl tehlike de, nedeni ve tanısı belirlenmeden sistit gibi sanılan durumların sonradan yol açtığı ciddi sağlık sorunlarıdır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-bottom: 12pt&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Kanlı idrarın rengi içerdiği kan miktarına göre açık pembeden koyu kırmızı ya kadar değişir. Kanlı idrar bulanıktır; cam bir kap içinde bir süre bekletilirse üstte görece duru, altta ise kanlı çökelti nedeniyle daha koyu renkli ve bulanık iki bölüme ayrılır. İdrarda kan her zaman gözle görülmeyebilir. İdrarın rengini değiştirmeyecek kadar azsa ancak kimyasal deneylerle ya da idrar çökeltisinin mikroskopla incelenmesiyle saptanabilir.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; color: black&gt;Nedenleri daha ayrıntılı incelersek:&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;Sistit, &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;çeşitli mikrobik organlar tarafından oluşturulan mesane enfeksiyonudur. Yani Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir. Cinsel ilişki, idrar yolundan yapılan müdahaleler, doğum, nörolojik problemler, mesanede taş veya herhangi bir yabancı cisim varlığı, su tüketiminin az olması, mesanenin enfeksiyon ajanlarına karşı biyolojik savunma bariyerlerinin yetersiz olduğu durumlar sistit gelişimine sebep olurlar. Hamilelik sırasında, özellikle erken dönemde idrarda önemli derecede bakteri çıkışı (bakteriüri) saptanır. Kadınlar hamilelik sırasında ve hemen ertesinde idrar yolları enfeksiyonu açısından risk altındadırlar ve saptanan herhangi bir enfeksiyon hemen tedavi edilmelidir. Belirtileri :Sık işeme, acil işeme hissi, idrar yaparken yanma, geceleri idrara çıkma, karnın alt kısmında ağrı ve rahatsızlık hissi sık görülen yakınmalardır. Sıkışma şeklinde idrar kaçırma ve kanlı idrar yapma görülebilir, yüksek ateş ise nadir görülür. İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir. Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-bottom: 12pt&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Böbrek taşı :&lt;/strong&gt; Böbrek taşının genellikle ilk belirtisi şiddetli bir yan ağrısıdır. Bu ağrı genellikle , taş idrar yolunun bir kesimini&amp;nbsp; tıkadığında veya hareket ettiğinde&amp;nbsp; meydana gelir. Taşın bulunduğu yere göre,&amp;nbsp; ağrı&amp;nbsp; kasıklara ve uyluğun iç yüzüne yayılabilir ve bulantıya ve kusmaya neden olabilir. Eğer taş idrar yolunda tahrişe neden olmuşsa , idrarda bir miktar kanda görülebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ul style=margin-top: 0cm type=disc&gt;
    &lt;li&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Şiddetli yan ağrısı &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;İdrarda kan &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Ateş ve titreme (genellikle enfeksiyonun göstergesidir.) &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Kusma &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Kötü kokulu bulanık idrar &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
    &lt;li&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;İdrar yaparken yanma&amp;nbsp;şikayetleri&amp;nbsp; taş hastalığını akla getirmelidir. &lt;/span&gt;&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Üretrit :&lt;/strong&gt; &amp;nbsp;Sarımtrak bir akıntı , karnın alt kısmında ağrı, sık sık idrara çıkılması, ancak az miktarda kanlı idrar,idrar yaparken yanma ve kadınlarda cinsel ilişkide acı görülür. Üretrit cinsel yolla bulaşan ya da kişisel temizliğe önem vermemekten kaynaklanan bakteriyel bir iltihaptır. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Glomerülonefrit &lt;/strong&gt;: İdrarda kanla birlikte ayak bileklerinde, gözlerin etrafında şişlik, nefes darlığı ve yorgunluk bulunur. Böbreğin kanı süzen yapılarında ani veya kronik bir iltihaplanma olmuş olabilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tehlikesiz hematüri&lt;/strong&gt; : Sadece idrarda kan olup, başka bir belirti yoktur. İdrar viral enfeksiyonlardakinden daha kanlı görünse de, bu durum herhangi bir hastalıkla veya organ hasarıyla ilişkili değildir. Bazen çocuklukta meydana gelir ve zamanla geçer, sıkıntı yaratmadan ömür boyu sürebilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Hemolitik anemi : &lt;/strong&gt;Yorgunluk ve güçsüzlükle birlikte idrarda kan görülür, &amp;nbsp;nefes darlığı çekilir. Hemolitik anemi kanın alyuvarlarındaki genetik bir anormallikten veya bazı ilaçlardan ya da alyuvarları yok eden bazı hastalıklarından kaynaklanır. Alyuvarlar yıkıma uğramıştır ve kemik iliği bunların yerine yenilerini yeteri kadar hızla üretememektedir. Genetik olarak bazı enzimleri eksik olanlar ile bazı ilaçları kullananlarda hemolitik anemi ortaya çıkabilir&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Mesane taşı :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt; İdrarda kan ,sık sık idrara çıkma, ancak az ve sadece belli bir pozisyonda idrar yapabilme,sırtın alt kısmında ve karında ağrıyla birlikte düşük ateşiniz görülebilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Mesane Kanseri : &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Mesane Kanserinin tipik ön belirtisi gross hematuria yani idrarda kan bulunmasıdır.Bu en genel klinik bulgu hastaların yaklaşık %75 görülmektedir.Ayrıca idrarda mikroskopik seviyede kan da sıklıkla görülmektedir.Hastalığın ileri evrelerinde mesane tahrişi ve disüri yani zor ve sancılı idrar yapma da sıklıkla gözlemlenmektedir. Kanamalar karekteristik olarak ara sıra oluşmakta, idrarın temiz görülmesi doktorun çalışmalarını ertelemesine sebep olabilmekte bu da teşhiste gecikmelere neden olabilmektedir. Mesane Kanseri en sık görülen kanser türlerinden biridir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-bottom: 12pt&gt;&lt;span style=font-size: 11pt; color: black&gt;&lt;br /&gt;
Özet olarak idrarında kan görülen veya idrar analizinde mikroskopik kanama belirlenen her kişinin kesinlikle ayrıntılı ürolojik muayeneden geçmesi ve tanı konuncaya kadar gereken tüm tetkiklerin yapılması önemli bir gerekliliktir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>ERKEKLERDE MEME KÜÇÜLTME-JİNEKOMASTİ</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 02 Haz 2010 10:50:24 EST</pubDate><description>&lt;table style=margin: auto auto auto 7.5pt; width: 483.65pt; background: white border=0 cellspacing=0 cellpadding=0 width=645&gt;
    &lt;tbody&gt;
        &lt;tr&gt;
            &lt;td style=border-bottom: #f0f0f0; border-left: #f0f0f0; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; padding-left: 0cm; padding-right: 0cm; border-top: #f0f0f0; border-right: #f0f0f0; padding-top: 0cm&gt;
            &lt;table style=width: 100% border=0 cellspacing=0 cellpadding=0 width=100%&gt;
                &lt;tbody&gt;
                    &lt;tr&gt;
                        &lt;td style=border-bottom: #f0f0f0; border-left: #f0f0f0; padding-bottom: 0cm; background-color: transparent; padding-left: 0cm; padding-right: 0cm; border-top: #f0f0f0; border-right: #f0f0f0; padding-top: 0cm valign=top&gt;
                        &lt;table style=width: 100%; background: white border=0 cellspacing=0 cellpadding=0 width=100%&gt;
                            &lt;tbody&gt;
                                &lt;tr style=height: 477pt&gt;
                                    &lt;td style=border-bottom: #f0f0f0; border-left: #f0f0f0; padding-bottom: 15pt; background-color: transparent; padding-left: 3.75pt; width: 100%; padding-right: 3.75pt; height: 477pt; border-top: #f0f0f0; border-right: #f0f0f0; padding-top: 7.5pt valign=top width=100%&gt;
                                    &lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; color: black; font-size: 9pt&gt;2 Haziran 2010&lt;br /&gt;
                                    Erkek hastalarımızda sıklıkla karşılaştığımız bir problemden bahsedeceğiz:&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
                                    -E&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=line-height: 150%; color: black; font-size: 9pt&gt;rkeklerde meydana gelen meme büyümesi-&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
                                    &lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;&lt;span style=line-height: 150%; color: black; font-size: 9pt&gt;Bu problem erkeklerde yalnızca fiziksel bir rahatsızlığa değil aynı zamanda sosyal kaygılara ve psikolojik sorunlara da yol açabiliyor. Bu problemden şikayetçi olan erkekler için göğüs küçültme ameliyatları yararlı olabiliyor.&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
                                    &lt;br /&gt;
                                    Ameliyatta göğüslerdeki yağ ve beze dokusu alınıyor. İlerlemiş vakalarda fazla deri de alınarak düz, sıkı ve dış hatları belirgin bir meme oluşturuluyor.&amp;nbsp;Ameliyat 1-1,5 saat sürüyor ve yaklaşık 1 gece hastanede kalmayı gerektiriyor. Bu operasyondan hemen sonra yürümeye, 1-2&amp;nbsp;gün içinde de günlük işlerinizi yapmaya başlayabiliyorsunuz.&amp;nbsp;Ameliyat sonrası en az 4 hafta boyunca göğüs bölgenize darbe alma riski içeren iş ve aktivitelerden uzak kalmanızI tavsiye ediyoruz.&lt;br /&gt;
                                    &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
                                    &lt;/td&gt;
                                &lt;/tr&gt;
                            &lt;/tbody&gt;
                        &lt;/table&gt;
                        &lt;/td&gt;
                    &lt;/tr&gt;
                &lt;/tbody&gt;
            &lt;/table&gt;
            &lt;/td&gt;
        &lt;/tr&gt;
    &lt;/tbody&gt;
&lt;/table&gt;</description></item><item><title>27 GÜN BOYUNCA EREKSİYON OLUR MU?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 11:46:59 EST</pubDate><description>1 Haziran 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Bugün gazetelerde çıkan bir habere göre; Dominik Cumhuriyetinde yaşayan 45 yaşındaki Luis Rodr&amp;iacute;guez isimli adam, 27 gün süren priapizm (Peniste herhangi bir cinsel isteğe bağlı olmaksızın sık ve uzun süreli ereksiyonlann ortaya çıkmasıyla belirlenen hastalıktır ) nöbeti geçirdi. Bu durumda priapizm hakkında bilgi verelim kararına vardık.&lt;br /&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Priapism cinsel istek ve uyarı olmamasına rağmen oluşan ereksiyonun kaybolmaması ve devam etmesi durumudur.&amp;nbsp;Priapizm' de penis gövdesi sertleştiği halde, penis başı yumuşaktır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;Normal bir ereksiyon halinde olduğu gibi penis kanla dolar, sertleşme oluşur fakat cinsel aktivite veya uyarı geçtikten sonra yumuşama meydana gelmez ve uzayan ağrılı bir ereksiyon istek dışı bir şekilde devam eder. &lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Bu nadir görülen sağlık sorunu lösemi gibi bazı kan hastalıklarında, omurilik rahatsızlıklarında veya bazı üretral hastalıklarda gözlenebilir. Böyle durumlarda erken tedavi son derece önemlidir, hekime başvurmakta kesinlikle gecikilmemesi gerekir, çünkü geciken durumlarda penis sertleşme yeteneğini kaybedebilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;br /&gt;
PRİAPİSM TİPLERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-left: 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Düşük akımlı priapizm:&amp;nbsp; Sert ve ağrılı bir sertleşme durumu yapar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Normalde tam ereksiyon durumundaki penise gelen ve penisten vücuda dönen kan akımı tamamen durur. Bu nedenle de tam sertliğin 6 saati bulması ve aşması halinde, şiddetli ağrı ve doku oksijenasyonu (beslenmesi) kaybolduğu için de sertleşmeyi sağlayan dokularda geriye dönüşümsüz bozulmalar meydana gelir.&amp;nbsp;Özellikle penise yapılan enjeksiyonlar sonrası doktorlar hastaları olası böyle bir duruma karşı uyarır ve en geç 6 saat içinde doktora başvurmaları gerektiği söylenir. Ancak bazen hastalar başvuruyu geciktirirler.&amp;nbsp;Cinsel ilişki veya mastürbasyonla boşalma da bu durumun düzelmesini sağlayamaz. Böyle bir durumun acil tedavisi gerekir.&amp;nbsp;Şiddetli&amp;nbsp; sert ereksiyon, ağrılıdır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
Tedavi, penisten direkt kan boşaltmaktan ve içeri bazı ilaç uygulamalarından başlar ve çözülme olmazsa ameliyata kadar gidebilir.&amp;nbsp;Eğer zamanında gerekli müdahale ve tedavi uygulanmazsa, kalıcı ereksiyon (sertleşme) sorunları ortaya çıkabilir. Böyle gecikilmiş bir durum sonrası sertleşme problemi olduysa, tedavisi de penise protez gerektirir hale gelebilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-left: 18pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-left: 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;Yüksek akımlı priapizm:&amp;nbsp; Yarı sert ve ağrısız bir sertleşme yapar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;br /&gt;
Yüksek akımlı priapizm ise genellikle ata biner tarzda düşmeler sonrası meydana gelen damar yaralanmalarının, sertleşmenin oluştuğu dokuların içine doğru gelişmesi ve penisin sürekli yarı-sertlik durumunda olmasıdır. Böyle bir durumda penis ne tam sertlik haline, ne de yumuşama sürecine geçemez.&amp;nbsp;Yarı-sert ereksiyon, ağrısız ereksiyon, peniste travma bulunması durumunda hemen akla gelir. &lt;/span&gt;&lt;span style=color: black&gt;Özellikle çocuklarda ve gençlerde görülebilir.&amp;nbsp;Fizik muayene ve Renkli Doppler Ultrasonografi ile tanı konur. Tedavide girişimsel radyoloji uzmanlarıyla birlikte yırtılan damarın endoskopik onarımı, en yaygın ve doğru yaklaşımdır. Ancak bu uygulamanın da olası kalıcı ereksiyon sorunu meydana getirme riski vardır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SEKS ERKEKLERİ GENÇLEŞTİRİR Mİ?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Paz, 24 May 2010 16:35:16 EST</pubDate><description>&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;24 Mayıs 2010&lt;br /&gt;
&lt;img class= alt= align=left width=150 height=100 src=/userfiles/image/ayak.jpg /&gt;Seks erkeklerin de kadınların da uzun süre kaliteli bir yaşam sürmesini sağlar.&amp;nbsp;Yapılan çalışmalar da bunu gösteriyor.&amp;nbsp;Mesela daha 1982 yılında yapılan bir çalışma erkeklerde cinsel ilişki sıklığının ömrü uzattığını gösterdi.&amp;nbsp;1981 yılında İsveçte yapılan başka bir araştırma seks yaşamı erken biten erkeklerin ömrünün de kısaldığını ortaya koydu.&amp;nbsp;Cinsellik bir de görünüşünüzü gençleştiriyor.&amp;nbsp;Mesela 3500 çift üzerinde yapılan bir çalışma haftada 3 kez seks yapan çiftlerin yapmayanlara göre yaklaşık 10 yıl daha genç gösterdiğini ortaya koydu.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Seksin sağlığa ve yaşam kalitesine olan faydalarını gösteren çalışmalar giderek artıyor.&amp;nbsp;Aslında bu çok şaşırtıcı değil.&amp;nbsp;Çünkü seks vücutta mutluluk hormonları başta olmak üzere pek çok kimyasalın salgılanmasını sağlıyor.&amp;nbsp;Bu maddeler de vücut fonksiyonlarının düzenli ve optimal çalışmasına yardımcı oluyor.&amp;nbsp;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%&gt;Seksin sağlığa pek çok faydası var.&amp;nbsp;Mesela haftada 2 kez seks yapmak bağışıklık sistemini güçlendiriyor.&amp;nbsp;Bağışıklığı koruyan bazı maddeler düzenli cinsel hayatı olanlarda %30 daha fazla salgılanıyor. &amp;nbsp;Bu da hastalıklara yakalanma riskinizi azalıyor. &amp;nbsp;Hatta bir araştırma &lt;strong&gt;haftada 2 kez&lt;/strong&gt; cinsellik yaşayan erkeklerde &lt;strong&gt;hastalık riskinin yarıya indiğini&lt;/strong&gt; gösterdi.&amp;nbsp;Bir de bunun fiziksel egzersiz olarak etkisi var.&amp;nbsp;Sonuçta cinsellik aslında iyi bir egzersizdir.&amp;nbsp;Haftada 2 kez seks yapmak yılda neredeyse &lt;strong&gt;21 000 kilojul&lt;/strong&gt; enerji harcamanızı sağlıyor.&amp;nbsp;Bu da yaklaşık &lt;strong&gt;80 km&lt;/strong&gt; koşmaya eş değer.&amp;nbsp;Yani kilo vermeye, kiloyu korumaya da faydalı. Seksin tüm bunların yanında kan dolaşımını hızlandırarak ağrı dindirici özelliği mevcut.&amp;nbsp;Bunun yanında cinsellik seks hormonlarının ve diğer hormonların düzenli çalışmasını sağlıyor.&amp;nbsp;Mutluluk hormonlarının salgılanmasını sağlıyor. Çifti birbirine yaklaştırıyor.&amp;nbsp;Kişinin kendine güvenini tazeliyor. Stresi azaltıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;/div&gt;</description></item><item><title>UZUN İLİŞKİLERDE ATEŞİNİZİ KAYBETMEYİN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 12:00:31 EST</pubDate><description>20 Mayıs 2010&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;Geçen hafta&amp;nbsp;katıldığım Porto'da düzenlenen&amp;nbsp;Avrupa Seksoloji Kongresi'nde benim de sunum yaptığım bir konuyu tüm Cinsel Tıp camiasının incelediğini gördüm. Uuzn ilişkilerde cinsel isteğin azalmasının nedeni ve çözüm önerileri.&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Burada verdiğim 6 minik öneri ile ilişkinize ateşinizi kazandırmanız mümkün:&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&lt;br /&gt;
Seksi Akışına Bırakın:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Cinselliği her zaman zaman, mekan ve koşulların uygun olduğu anda yaşayamazsınız.&amp;nbsp;Çok yorgun olsanız da, kendinizi bakımsız hissetseniz de bazen kendinizi kendiliğinden gelişen karşılıklı istekler oluştuğunda bunun keyfini çıkarın.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yatak odanıza stresi sokmayın: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yüksek stres düzeyi, gerginlik, endişe hali, öfke sertleşme sorunu, erken boşalma, cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor.&amp;nbsp;Cinsellikte hayatınızın streslerini bir kenara bırakmayı deneyin.&amp;nbsp;Gerekirse bir stres yönetim uzmanından, yoga ve meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden yardım alın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Önce ilişkinize odaklanın:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi, saygı ve anlayışa dayalı, kaliteli bir beraberlik gerekir. Bu yıl önce ilişkinize, sevgiye, aşka odaklanın. Eşinize, sevgilinize, partnerinize duygu ve düşüncelerinizi açıklıkla ifade edin.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cinsellik esnasında sevdiğiniz ve tercih ettiğiniz davranışları partnerinize doğru bir şekilde aktarın.&amp;nbsp;Eşinizin de ihtiyaç ve tercihlerini öğrenin.&amp;nbsp;Ona sürprizler hazırlayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Ondan kaçmayın, konuşun: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Cinsel bir sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kesinlikle kaçınmayın.&amp;nbsp;Cinsel sorunların çiftleri birbirinden uzaklaştırdığı biliniyor.&amp;nbsp;Cinsel problemler bazen ilişki sorunlarının ana nedeni bazen de sonucu oluyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sebep ne olursa olsun onunla konuşun, paylaşın, anlatın.&amp;nbsp;Cinsel sorununuzun sizi soğutmasına izin vermeyin.&amp;nbsp;Gerektiğinde profesyonel yardım alın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Dış görünüşe sadece gereği kadar önem verin:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yılların vücudunuza getirdiği değişimler ve&amp;nbsp;&amp;nbsp; ideal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip sizi cinsellikten uzaklaştırabilir.&amp;nbsp;Ancak zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın.&amp;nbsp;Dış görünüşünüze özen gösterin ancak aşırı takıntılardan kaçının.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Eğlenmek te seksin bir parçası, unutmayın:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;nbsp; Sekste çekincelere yer yoktur: Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya &amp;lsquo;normal&amp;rsquo; olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>BU TABUDAN ARTIK KURTULMAK LAZIM!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Per, 29 Nis 2010 15:38:16 EST</pubDate><description>&lt;p align=left&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black; line-height: 150%&gt;29 Nisan 2010, Perşembe&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Unutmayın!&amp;nbsp;Cinsel problemi olan her 10 kişiden yalnızca biri hekime başvuruyor. &amp;nbsp;Oysa cinsel sorunlar hastaların %62&amp;rsquo;sinde özgüven kaybına, %21&amp;rsquo;inde ilişki problemlerine yol açıyor. Aile Sağlığı Aaraştırma Derneği verilerine göre c&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black; line-height: 150%&gt;inselliğin hala bir tabu olduğu ülkemizde her 100 kişiden 40&amp;rsquo;ının cinsel sorunlarını kimseye anlatmadığı, 10 kişiden sadece 1&amp;rsquo;inin doktora başvurduğu tesbit edildi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;D&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;ünyada birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de cinsellik hala tabu olarak kabul ediliyor.&amp;nbsp;İnsanlar cinsellik hakkında konuşmaktan bile çekiniyor.&amp;nbsp;Cinsellikten utanmak pek çok sorunu da yanında getiriyor.&amp;nbsp;Cinsel problem yaşayanların önemli bir kısmı sorunlarını anlatamıyor, çözemiyor, doktora başvuramıyor.&amp;nbsp;Bastırılmış cinsellik ise aile ve ilişki problemlerinden sosyal ve psikolojik sorunlara uzanan bir dizi probleme yol açıyor.&lt;/p&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;İLK 3 YAŞ ÇOK ÖNEMLİ&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Cinsellikten utanma aslında küçük yaşlardan itibaren başlıyor.&amp;nbsp;Sosyal gelişim basamaklarındaki ilk 3 yaşlık dönemin çocuk gelişiminde büyük etkisi bulunuyor.&amp;nbsp;Bu dönemde ailenin çocuğun cinsel ilgisine karşı olan davranışı ileri yaşlardaki cinselliğe yardımcı da köstek de olabiliyor.&amp;nbsp;Bu dönemde çocuğun cinsel ilgisi artıyor.&amp;nbsp;Erkek ve kız çocuklar cinsel bölgelerine dokunmaya, keşfetmeye başlıyor.&amp;nbsp;Bu dönemde ailenin çocuğa bu davranışını kınayıcı veya yasaklayıcı bir tavır sergilemesi çok da faydalı değil.&amp;nbsp;Çocuk buna anlam veremeyeceğinden davranışını devam ettiriyor.&amp;nbsp;Özellikle kız çocuklarında sık görülen sistit gibi bir enfeksiyonun varlığında cinsel bölgeye temas kaçınılmaz olabiliyor. Yasaklayıcı tavırlar çocuğun cinselliğini ve cinsel organlarını utanılacak bir durum gibi algılamasına yol açabiliyor.&amp;nbsp;Bu nedenle bu yaş grubundaki çocuklarda yasaklama yerine dikkat dağıtma yöntemine başvurulması tavsiye ediliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;ANNE VE BABANIN İLİŞKİLERİ CİNSELLİĞİ ETKİLİYOR&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;İlk 3 yaşlık bu dönemden sonra çocuklar için rol modelleri daha da önem kazanıyor.&amp;nbsp;Anne-kız çocuk, baba-erkek çocuk için rol modeli haline geliyor. Çocukların özellikle aynı cins ebeveynleriyle daha çok vakit geçirmeleri bu nedenle önemli.&amp;nbsp;Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da anne ve babanın çocuğun önünde sorunlarını yaşamaktan, tartışmaktan, birbirini incitici ve kırıcı davranışlardan uzak durmasıdır.&amp;nbsp;Çünkü&amp;nbsp;bu dönemde erkek çocuklar anneyi, kız çocuklar ise babayı ideal eş olarak belirliyor. Yani aslında anne babayı, baba da anneyi seçtiği için çocuk tarafından örnek alınıyor. Örneğin erkek çocuk babasının annesini kırdığını görüyorsa onu kendine rol model olarak seçmiyor.&amp;nbsp;Bu da ilerde cinsel problemlere, cinsel çekingenliğe yol açabiliyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;CEZA VERMEYİN, DİKKATİNİ DAĞITIN&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Cinselliğin gizli olarak geçtiği 7 yaş döneminin de yetişkinlerin cinselliğinde önemli bir yeri var.&amp;nbsp;Çocuğun yaşının ilerlemesi sosyal uyarılara karşı daha dikkatli olmasını sağlıyor.&amp;nbsp;Cinsel bölgeye dokunulmaması, bu konularda konuşulmaması gerektiği ile ilgili uyarılar ve cezalar utanma duygusunu da beraberinde getiriyor.&amp;nbsp;Bu dönemdeki kız ve erkek çocuklarında karşı cinsin cinsel organlarına karşı ilgi ve merak artıyor.&amp;nbsp;Çocuklar farklılığı anlayamayıp kendilerinde bir sorun varmış gibi algılayabiliyorlar.&amp;nbsp;Bu algılama yanlışları da kız ve erkek çocuklarında ileride cinsel fonksiyon bozukluğu getirebiliyor.&amp;nbsp;İşte bu nedenle aileler bu dönemde son derece dikkatli olmaları gerekiyor.&amp;nbsp;İhtiyaç duyulduğunda mutlaka bir uzmandan yardım istemeleri de şart.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;KAPALI AİLE YAPISI ERGENLERİ SIKIYOR&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Ergenlik öncesi dönemde ikincil cinsel karakterlerin oluşumuyla çocuk cinselliği ile daha yakın hale geliyor.&amp;nbsp;Erkek çocuklarında kıllanma, ses kalınlaşması, penis gelişimine meni gelmesi ve mastürbasyon davranışı ekleniyor. Kız çocuklarında da kıllanma, meme gelişimi, vücut şeklinde değişikler göze çarpıyor.&amp;nbsp;Bu dönemde çocuğa cinsel bilgi verilmesi çok önemli.&amp;nbsp;Özellikle annenin kız çocuğa, babanın erkek çocuğa açıklamalar yapması şart.&amp;nbsp;Bu yapılmadığında çocuk vücudunda meydana gelen fizyolojik değişikliklerden rahatsız olabiliyor, utanabiliyor.&amp;nbsp;Bu nedenle cinsel gelişimin kötü, vücut yapısının yanlış olmadığını çocuklara mutlaka anlatmak tavsiye ediliyor.&amp;nbsp;Bu dönemde bir başka sorun da kilo problemi yaşayan çocuklar.&amp;nbsp;Bu çocuklarda vücut değişimlerine kilo da eklenince çocuk kendisinden utanan, beğenmeyen biri haline gelebiliyor.&amp;nbsp;Böylece cinselliğini rahatlıkla ifade edemeyen, cinselliğinden utanan yetişkinler gelişiyor.&amp;nbsp;Yine sosyal olarak çekingen olan, içe dönük ailelerde büyüyenlerde de cinsel problem daha fazla görülüyor.&amp;nbsp;Bu tip ailelerde yetişen kişiler her sorunda olduğu gibi cinsel sorunlarını da rahatça ifade edemiyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;ERGENLERE CİNSEL EĞİTİM ŞART&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Tüm bu nedenlerden dolayı ilk ilişki yaşanmadan önce, özellikle ergenlik dönemindekiler için cinsel eğitim şarttır. Bu eğitim için çoğu zaman aile de yeterli olmaz.&amp;nbsp;Mutlaka bir uzmandan yardım istenmesi gerekir.&amp;nbsp;Aksi takdirde ergenler arkadaş ya da medya, internet yoluyla yanlış bilgilerden olumsuz yönde etkilenebilir.&amp;nbsp;Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da ergenlerdeki diğer problemler için de mutlaka uzmana başvurulmasıdır.&amp;nbsp;Kızlarda adet düzensizlikleri, gelişim kusurları, erkeklerde penis boyutu veya şekliyle ilgili tıbbi problemler için de mutlaka bir uzmanın gözetiminde uygun bir tedavi süreci planlanması gerekir.&amp;nbsp;Bu belirtilerin bir hastalığın göstergesi olabileceği, tedavi edilmeyen hastalıkların ergenler üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik yönden kalıcı problemlere yol açabileceği de unutmayın.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>VAJİNİSMUS İLE İLGİLİ TÜM GERÇEKLER...</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Per, 29 Nis 2010 15:26:45 EST</pubDate><description>29 Nisan 2010 Perşembe&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-weight: normal&gt;Vajinismus, cinsel ilişkiye izin vermeyecek biçimde vajen ön kısmının istemsiz kasılmasıdır. Vajina girişini çevreleyen kas vajina açıklığını kontrol eder.&amp;nbsp;Bu kasın istemsiz olarak kasılması cinsel ilişki sırasında penisin vajinaya girişini tamamen engelleyebilir.&amp;nbsp;Vajinusmus bazı durumlarda ikincil olarak sonradan da ortaya çıkabilir. Bu durum enfeksiyonlar, ameliyatlar veya kimyasal maddeler gibi vajinal ağrı yaratan bir sorun sonrasında gelişebilir.&amp;nbsp;Yine durumsal anksiyete, istemsiz adale kasılması, seksüel uyarılmada problemler, vajinal kayganlıkla ilgili problemler ve cinsel isteksizlik, cinsel bilgi eksiklikleri vajinismus sebebi olabilir. Fiziksel şartların kontrolünün yanı sıra psikoterapi yardımcı olmaktadır.Eşinin böyle bir durumuyla karşı karşıya gelen erkekte de bir süre sonra psikolojik etkiyle sertleşme sorunu veya cinsellikten uzak durma eğilimi başlar ve hem kadının hem de erkeğin tedavi edilmesi gereken bir sürece sebep olur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Çiftler ilişkiye giremiyorsa ne zaman doktora başvurmalıdır?&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #3366ff&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bize çok gelen bir soru, çiftlerin ne zaman doktora başvurmaları gerektiği. Sıklıkla görülen bir durum vajinusmus sorunu yaşayan çiftlerin bu olumsuzluğu kabullenip hiç doktora başvurmamasıdır.&amp;nbsp;İlk girişimdeki başarısızlıktan sonra her çift genellikle sorunun geçici olduğunu ve çözüleceğini düşünür. Daha sonraki girişimlerde de ilişki gerçekleşmeyince kadında sıkıntı, gerginlik, kadınlığında eksiklik olduğu düşüncesi ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar. Bu nedenle&amp;nbsp;önerimiz, en azından 1 hafta kadar bekleyip, sorunu kendi başlarına çözemezlerse profesyonel yardım almalarıdır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Vajinismus tedavisi nasıl yapılır?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;O güne kadar hiç ilişkide bulunmamış genç kız, ilk ilişkide canının acıyacağı ve bir kanama olacağı korkusuyla gerdeğe girer. Bu kaygı ve korku nedeniyle de kendisini kasmaya ve ilişkiye izin vermemeye başlar. Burada en önemli husus cinsel bilginin olmamasıdır.&amp;nbsp;Öncelikle bilgi eksikliğini tamamlamak, sonra diğer faktörleri incelemek gerekir. Bazı vajinusmus hastaları ise cinsel bilgileri olmasına rağmen cinsellikten keyif almamaktadır.&amp;nbsp;İlişkiye girebilmekte ancak zorlanmakta ve acı hissetmektedirler.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bu durumda altta yatan hormonal ve anatomik nedenler araştırılarak kadının erektil dokusunda bir hassasiyet ve ilişkiyi önleyecek lokal bir sebep olup olmadığı incelenir.&amp;nbsp;Vajinusmus sorunu hangi tip olursa olsun,&amp;nbsp;&amp;nbsp;cinsel tıp uzmanı, jinekolog ve psikologtan oluşan&amp;nbsp;bir ekip çalışması ile tedavi edilmelidir.&amp;nbsp;Hormonal ve organik sebepler ortadan kaldırılınca, başarılı bir terapi süreciyle vajinusmusun tedavi edilebilir bir sağlık sorunu olduğu unutulmamalıdır. Burada altını çizmek istediğim önemli bir başka nokta da tedavide kadınla erkeğin beraberce ele alınmasıdır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Erkeğin cinselliğe bakış açısı, anatomik bilgisi sorgulanması gereklidir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Tedavide amaç nedir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Amacımız ilişkiye ya hiç giremeyen ya da bir şekilde girse dahi acı duyan, tatmin olmayan kadın hastalar için tüm safhaları keyifli hale getirmektir. Çünkü ilişki bir kerelik gerçekleşse dahi kadın haz almıyor, ancak eşinden çekindiği için ilişkiyi bu şekilde sürdürmeye razı oluyorsa cinsel problemler de devam edecek ve çoğalacaktır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Terapi ile vajinismus tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Cinsel terapinin vajinusmus tedavisinde ayrı bir önemi vardır.&amp;nbsp;Cinsel ilişkiye pozitif bir yaklaşım sağlanması, bilgi eksikliğinde yardımcı olunması sağlanırken,&amp;nbsp;diğer taraftan davranışsal tedavi ile uyarılmanın öğretilmesi mümkün olur.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Her ödevle keyif alan ve ilişkiye hazırlanan hastalar kendi vücuduna dokunmak veya aynada kendine bakmak dahi istemezken, vücudunu tanımaya başlar, uyarılardan keyif almayı öğrenir ve böylece ilişkiye girme imkanı bulur. Ancak ikna edilmeden, bilme ve keyif alma gerçekleşmeden oluşan bir ilişki uzun vadede yine aynı sorunları büyüyerek ortaya getirir.&lt;/div&gt;</description></item><item><title>ERKEN BOŞALMANIZ VAR İSE MUTLAKA OKUYUN...</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Per, 29 Nis 2010 14:17:28 EST</pubDate><description>29 Nisan 2010, Perşembe
&lt;div class=postentry&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img height=165 alt= width=220 align=left src=http://www.leyditurk.com/urunler/386-30102009130005.jpg /&gt;Erkeklerde orgazm, boşalmanın ilk aşamasında oluşan ve prostat ile çevre dokunun kasılmasıyla gerçekleşen duygu olarak tarif edilebilir. Yani bir erkek orgazm olduğu halde boşalmayabilir. Boşalma, pek çok erkek için büyük bir final niteliği taşır. Oysa boşalma bir hedef ya da sonuç olarak görülmemeli.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sorun, psikolojik olabilir:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boşalma, beyin, beyin kökü, omurilik ve sinirlerinizin yardımıyla oluşan fizyolojik bir mekanizmadır. Erken boşalma, her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalma meydana gelmesidir. Ancak erken boşalma cinsel ilişki denemelerinin yüzde 50&amp;rsquo;sinden fazlasında meydana geliyorsa hastalık olarak kabul edilir. Bundan daha azı her erkekte dönemsel olarak görülebilir. Erken boşalma, kırk yaşın altındaki erkeklerde en sık görülen cinsel problemdir. Boşalma, sıklıkla vajinaya giriş sırasında ya da hemen vajinaya girer girmez görülür. Ancak en ileri halinde penise herhangi bir uyarı olmadan yalnızca cinsel düşüncelerin varlığıyla boşalma tetiklenir. Çok uzun süredir erken boşalma sorunu yaşıyorsanız, bunun altında genelde psikolojik sorunların olduğunu bilmelisiniz. Bazı kişilerde ise daha önceden böyle bir sorun olmamasına rağmen erken boşalma sonradan ortaya çıkar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eren&amp;rsquo;in öyküsü&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;ldquo;Daha soyunurken boşalıyorum&amp;rdquo;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tedavi ettiğimiz&amp;nbsp;24 yaşındaki Eren&amp;rsquo;in hikayesini &amp;lsquo;Erkekliğin Yol Haritası&amp;rsquo; adlı kitabında şöyle anlattık: &amp;ldquo;Kliniğimize geldiğinde hayatı boyunca erken boşalma sorunu yaşadığını söyledi. Hiç başarılı bir ilişkisi olmamıştı. Birçok partnerle flört ediyor ancak sıra cinselliğe geldiğinde bir bahane bulup uzaklaşıyordu. Eren, ilk ilişkisinden itibaren daha cinsel birleşme olmadan boşaldığını fark etmişti. Birkaç cinsel ilişki denemesinden sonra artık başarısız olmaktan çekinmeye başlamış ve yeni ilişkilere girmekten korkmuştu. Daha önce de bazı doktorlara başvurmuş ancak hiçbir tedavi sürecini sonuna kadar devam ettirmemişti. Ancak son dönemde gerçekten çok hoşlandığı ve evlenmeyi düşündüğü bir genç kızla tanışmış ve bu nedenle erken boşalma problemini çözmeye karar vermişti.&amp;nbsp;Eren&amp;rsquo;e hem ilaç tedavisi hem de cinsel terapiyle bir tedavi protokolü oluşturduk. Son derece dikkatli bir şekilde önerilerimize uyan Eren, üç ay içinde boşalma süresinde uzama kaydetti, kendine güveni geri geldi, partneriyle yakınlaşmaya başladı. Eren, h&amp;acirc;l&amp;acirc; kontrollerini devam ettiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;BUNLARI HATIRLAYIN&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&amp;nbsp;* Çoğu erkek, bir kadınla ilk ilişkisinde erken boşalma eğiliminde olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Çoğu erkek, kendi başına erken boşalma probleminin üstesinden gelebilir. Ama bazıları, bir uzman görüşüne ihtiyaç duyar.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Birçok erkek, zaman zaman erken &amp;nbsp;boşalma problemi yaşar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Cinsel deneyimlerin sayısı arttıkça ve uygun ortamlar doğdukça erkeğin özgüveni artar. Böylece kendini tutmayı öğrenebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Kalıcı &amp;lsquo;erken boşalma&amp;rsquo;nın hem erkeğin hem partnerinin cinsel fonksiyonları üzerine zararlı etkileri vardır.&amp;nbsp;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;* Tedavi gerektiren durumlarda çok başarılı sonuçlar elde edilir. Bir uzmana danışmakta geç kalmayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;TEDAVİ ÖNERİMİZ&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Erken boşalma tedavisi cinsel terapi ve ilaçlarla yapılır. Birçok erkekte tedavi seçeneklerinin &amp;nbsp;birlikte kullanılması daha yararlıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İlaçlar: Kullanılan ilaçlar arasında dopamin antagonistleri, antidepresanlar, anestezik etkili losyon ve kremler bulunuyor. Bunlar cinsel terapiye ek olarak verildiğinde tedavide büyük ölçüde başarı sağlıyor. Cinsel ilişki öncesi erken boşalmayı önlemek amacıyla yeni ilaçlar geliştiriliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Durma-başlatma metodu:Cinsel terapide kullanılan bir tekniktir. Mastürbasyon yaparken penisinizi uyarır ancak boşalmadan hemen önce bu uyarıyı durdurursunuz. Boşalma hissi geçmeye başladığında penisinizi tekrar uyarır, ancak boşalmaya müsaade etmeden tekrar durdurursunuz. Bu egzersizi en az dört kez, tercihen beş-altı kez tekrarladıktan sonra boşalmaya izin verirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cinsel Terapi:Cinsel terapi teknikleri erken boşalmada büyük başarı sağlar. Terapistiniz kendi başınıza veya partnerinizle birlikte yapacağınız ev ödevleri verir. Ancak çok erken boşalıyorsanız, başlangıçta herhangi bir egzersizin size uygun olmadığını da belirtelim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Duyumlara Odaklanın:Tek başınıza veya partnerinizle yapacağınız egzersizlerle, boşalma odağınızı cinsel bölgelerden tüm vücuda yayabilir, cinsel hayatınızın kalitesini artırabilirsiniz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Prezervatifin faydası:Prezervatif kullanan erkekler, uyarı hissinin azalmasından şikayet etse de bu durum erken boşalmada bir avantaja dönüşebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ameliyat: Bazı uzmanlar, penise giden sinir sisteminde ameliyatlar yaparak penis hassasiyetinin azaltılabileceğini belirtiyor. Bu yöntemin daha girişimsel olduğunu ve diğer metotlarla da başarılı sonuçlar alabileceğinizi bilmelisiniz.&lt;/p&gt;
&lt;/div&gt;</description></item><item><title>PENİSİNİZİ BÜYÜTMENİZ MÜMKÜN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 14:02:31 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Hiçbir erkek penisinin yeteri kadar büyük olduğunu düşünmez.&amp;nbsp;Oysa penisin büyüklüğü ile orgazm veya zevk seviyesinin bir alakası yoktur. Ereksiyonun meydana gelebilmesi ve ilişkiyi devam ettirecek ölçüde sürdürülebilmesi en önemli faktördür.&amp;nbsp;Ancak eğer yine de penisinizin yeteri kadar büyük&amp;nbsp;olmadığını düşünüyorsanız,ekibimize başvurarak yapabileceklerinizi gözden geçirebilirsiniz.&amp;nbsp;Günümüzde penis büyütme operasyonları ile penisin boyutunun yeterli hale getirilmesi mümkündür.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis boyunuz cinsel ilişkiye girmenize imkan sağlamıyor veya penisiniz tıbbi açıdan yetersiz boyutta bulunuyorsa o zaman penis büyütme ameliyatlarından yararlanabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Penil ogmentasyon &lt;/strong&gt;da denilen bu cerrahi işlemler penisin boyutlarını arttırarak size daha fazla cinsel güven ve zevk vermeyi amaçlar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme operasyonları için genellikle genç yaşlarda başvurular olmaktadır.&amp;nbsp;Ancak ileri yaşlarda da sertleşme problemi olan hastalarımız da bu ameliyatı düşünmektedirler.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme ameliyatları esas olarak iki tip cerrahi işlemin bir arada yapılmasıyla tamamlanır.&amp;nbsp;Birinci işlemde penisin boyu uzatılırken, ikincisinde kalınlığı arttırılır.&amp;nbsp;Genelde bu iki işlem aynı cerrahi operasyonda tamamlanır.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Penis boyunu uzatma ameliyatlarında penis köküne yapılan bir kesi ile penis &lt;strong&gt;suspensor ligaman&lt;/strong&gt; denilen liflerinden ayrılır.&amp;nbsp;Arada kalan boşluklara lokal doku doldurulur ve bu bölge lokal deri ile kaplanır.&amp;nbsp;Penis kalınlaştırmada ise kalça bölgesinden alınan deri ve yağ dokusu penis çevresine yerleştirilir.&amp;nbsp;Bunun yanı sıra liposuction işlemi ile alınan yağlı doku ile de penis kalınlaştırılabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Hastalarımız büyütme ameliyatı olduklarının anlaşılıp anlaşılmayacağı merak ederler. Kalınlaştırma operasyonlarında böyle bir yan etki meydana gelmezken bazı uzatma ameliyatlarında- ameliyatın tipine göre- dışardan izlerin belli olması mümkündür.&amp;nbsp;Yine de bu izler estetik açıdan rahatsızlık yaratacak boyutta olmazlar. &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;GERÇEKÇİ HEDEFLER KOYUN&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme ameliyatını düşünen hastaların en çok merak ettikleri noktalardan biri ne kadar sürede normal hayatlarına dönebilecekleridir.&amp;nbsp;Ameliyat sonrası normal yaşantınıza ne kadar sürede döneceğinizi fiziksel durumunuz, sigara gibi riskleriniz, yara iyileşme hızınız gibi pek çok faktöre bağlıdır.&amp;nbsp;Ancak genel olarak ameliyat sonrasındaki 2 hafta boyunca ağır hareketlerden kaçınmanız ve günlük aktivitelerinize yavaş yavaş dönmeniz gerekeceğini bilmeniz gerekiyor.&amp;nbsp;Ameliyat sonrasındaki 4-8 hafta boyunca da cinsel ilişki ve ağır sporlardan kaçınmanız şart.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme ameliyatları ile ilgili en önemli nokta gerçekçi hedefler belirlemenizdir. Ameliyat öncesinde doktorunuzla beklentilerinizi ayrıntılı bir şekilde konuşmanız ve ameliyat sonrası elde edilecek sonuçları tartışmanız bu sonuçlarla memnun olmanız açısından büyük önem taşır.&amp;nbsp;Bu nedenle eğer penis büyütme ameliyatını düşünüyorsanız, bu işlem için iyi bir aday olup olmadığınızı ve bu ameliyattan ne kadar fayda sağlayabileceğinizi mutlaka&amp;nbsp;Hattat Hastanesi uzman ekibi ile&amp;nbsp;görüşmelisiniz.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>PENİSİNİZİ BÜYÜTMENİZ MÜMKÜN!!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 14:03:07 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Hiçbir erkek penisinin yeteri kadar büyük olduğunu düşünmez.&amp;nbsp;Oysa penisin büyüklüğü ile orgazm veya zevk seviyesinin bir alakası yoktur. Ereksiyonun meydana gelebilmesi ve ilişkiyi devam ettirecek ölçüde sürdürülebilmesi en önemli faktördür.&amp;nbsp;Ancak eğer yine de penisinizin yeteri kadar büyük&amp;nbsp;olmadığını düşünüyorsanız,ekibimize başvurarak yapabileceklerinizi gözden geçirebilirsiniz.&amp;nbsp;Günümüzde penis büyütme operasyonları ile penisin boyutunun yeterli hale getirilmesi mümkündür.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis boyunuz cinsel ilişkiye girmenize imkan sağlamıyor veya penisiniz tıbbi açıdan yetersiz boyutta bulunuyorsa o zaman penis büyütme ameliyatlarından yararlanabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Penil ogmentasyon &lt;/strong&gt;da denilen bu cerrahi işlemler penisin boyutlarını arttırarak size daha fazla cinsel güven ve zevk vermeyi amaçlar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme operasyonları için genellikle genç yaşlarda başvurular olmaktadır.&amp;nbsp;Ancak ileri yaşlarda da sertleşme problemi olan hastalarımız da bu ameliyatı düşünmektedirler.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme ameliyatları esas olarak iki tip cerrahi işlemin bir arada yapılmasıyla tamamlanır.&amp;nbsp;Birinci işlemde penisin boyu uzatılırken, ikincisinde kalınlığı arttırılır.&amp;nbsp;Genelde bu iki işlem aynı cerrahi operasyonda tamamlanır.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Penis boyunu uzatma ameliyatlarında penis köküne yapılan bir kesi ile penis &lt;strong&gt;suspensor ligaman&lt;/strong&gt; denilen liflerinden ayrılır.&amp;nbsp;Arada kalan boşluklara lokal doku doldurulur ve bu bölge lokal deri ile kaplanır.&amp;nbsp;Penis kalınlaştırmada ise kalça bölgesinden alınan deri ve yağ dokusu penis çevresine yerleştirilir.&amp;nbsp;Bunun yanı sıra liposuction işlemi ile alınan yağlı doku ile de penis kalınlaştırılabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Hastalarımız büyütme ameliyatı olduklarının anlaşılıp anlaşılmayacağı merak ederler. Kalınlaştırma operasyonlarında böyle bir yan etki meydana gelmezken bazı uzatma ameliyatlarında- ameliyatın tipine göre- dışardan izlerin belli olması mümkündür.&amp;nbsp;Yine de bu izler estetik açıdan rahatsızlık yaratacak boyutta olmazlar. &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;GERÇEKÇİ HEDEFLER KOYUN&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme ameliyatını düşünen hastaların en çok merak ettikleri noktalardan biri ne kadar sürede normal hayatlarına dönebilecekleridir.&amp;nbsp;Ameliyat sonrası normal yaşantınıza ne kadar sürede döneceğinizi fiziksel durumunuz, sigara gibi riskleriniz, yara iyileşme hızınız gibi pek çok faktöre bağlıdır.&amp;nbsp;Ancak genel olarak ameliyat sonrasındaki 2 hafta boyunca ağır hareketlerden kaçınmanız ve günlük aktivitelerinize yavaş yavaş dönmeniz gerekeceğini bilmeniz gerekiyor.&amp;nbsp;Ameliyat sonrasındaki 4-8 hafta boyunca da cinsel ilişki ve ağır sporlardan kaçınmanız şart.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;Penis büyütme ameliyatları ile ilgili en önemli nokta gerçekçi hedefler belirlemenizdir. Ameliyat öncesinde doktorunuzla beklentilerinizi ayrıntılı bir şekilde konuşmanız ve ameliyat sonrası elde edilecek sonuçları tartışmanız bu sonuçlarla memnun olmanız açısından büyük önem taşır.&amp;nbsp;Bu nedenle eğer penis büyütme ameliyatını düşünüyorsanız, bu işlem için iyi bir aday olup olmadığınızı ve bu ameliyattan ne kadar fayda sağlayabileceğinizi mutlaka&amp;nbsp;Hattat Hastanesi uzman ekibi ile&amp;nbsp;görüşmelisiniz.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>VAJİNAL ESTETİK: KADINLARIN YENİ GÖZDESİ</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 02 Haz 2010 11:56:33 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;img class= align=right width=271 height=181 alt= src=/userfiles/image/PAPATYA.jpg /&gt;Son dönemde giderek daha fazla ilgi çeken yeni bir trend var.&amp;nbsp;Kadın cinsel organlarına uygulanan estetik ameliyatlar gerçekten de kadınların yeni gözdesi haline geldi.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Erkeklere uygulanan penis büyütme ve kalınlaştırma ameliyatları ile penisteki şekil bozukluklarını düzeltmeye yönelik ameliyatlar ne kadar yaygınlaştıysa, kadınlardaki bu tip cinsel organ estetikleri de o kadar popüler hale geldi.&amp;nbsp;Biz de bu yazımızda vajinal estetiğe dair tüm sorularınızı cevaplamaya çalıştık. Farklı sorular ve randevu için Hastanemize başvurmanızı rica ediyoruz.&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=2&gt;ÖZELLİKLE DOĞUM SONRASI GÖRÜLÜYOR&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;Günümüzde kadın cinsel organının görünümü ve işlevsel yapısı hem erkek hem de kadınlar için çok önemli hale geldi.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Vajina aslında her kadında yapısal farklılıklar gösterir. Cinsel organlardaki bu farklılıklar doğuştan meydana gelebileceği gibi, doğum gibi hayat olayları sebebiyle de oluşabilir.&amp;nbsp;Özellikle normal vajinal doğumlar cinsel organda bir miktar değişiklik yaratır.&amp;nbsp;Her doğumda biraz daha değişen kadın cinsel organı böylece hem güzelliğini hem de cinsel ilişki sırasında kendisi ve eşi için gerekli olan normal kavrayıcı sıkılığını yitirir.&amp;nbsp;Bu şekil ve yapısal bozulmalar çok farklı şekillerde görülebilir.&amp;nbsp;Ancak aslında kadın cinsel organındaki şekil bozuklukları fiziksel bir problemin çok ötesindedir.&amp;nbsp;Bu değişiklikler nedeniyle pek çok kadın kendisini rahatsız hisseder, görünüm ve işlevsel olarak kendilerinden memnun olmazlar.&amp;nbsp;Bu durumu eşlerine ve sosyal ilişkilerine yansıtırlar.&amp;nbsp;Bununla beraber kendi cinsel organından memnun olmayan bir kadın, sahip olduğundan daha güzel olduğunu düşündüğü başka bir kadın cinsel organı görürse, utanma ve endişe duyguları içinde eşlerinden uzaklaşmaya, görünümlerini saklama eğilimi göstermeye de başlar.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;HANGİ CİNSEL ORGANA &amp;ldquo;GÜZEL&amp;rdquo; DENİR?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;Her ne kadar güzellik göreceli bir kavram da olsa, &amp;nbsp;yapılan araştırmalar kadın cinsel organı hakkından hem erkek ve hem de kadınların &amp;ldquo;güzel&amp;rdquo; bulduğu ortak bir tarifte birleşiyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu tarife göre kilitoral şapkanın çok geniş veya kalın, klitorisin ise aşırı belirgin veya çok küçük olmaması gerekiyor.&amp;nbsp;Labia minor denilen iç (küçük) dudakların, &amp;nbsp;labia major yani dış (büyük) dudakları aşmaması, aşırı uzun veya asimetrik olmaması cinsel organı daha güzel yapıyor.&amp;nbsp;Bununla birlikte dış dudakların iki yanda birer yarım ay oluşturması, kısmen belirgin bir dolgunlukta olması da beğeniliyor.&amp;nbsp;Vajinanın ise çok sıkı veya aşırı gevşek olmaması daha memnun edici olarak nitelendiriliyor.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;ldquo;ÇEVRE DÜZENLEMESİ&amp;rdquo;NE İHTİYACINIZ VAR MI?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;Daha önce de belirttiğimiz gibi kadın cinsel organı kadından kadına farklılık gösterir.&amp;nbsp;Ancak cinsel organın bir bütün olarak güzel görünmesini engelleyen ayrıntılar, kusurlar yada normal doğum sırasında oluşan gerilme ve yırtılmalar nedeniyle ortaya çıkan rahatsız edici değişiklikler bu &amp;ldquo;normal&amp;rdquo; farklılıkların çok ötesindedir.&amp;nbsp;Ancak bu sorunların çeşitli yöntemlerle düzeltilmesi,&amp;nbsp;kadın cinsel organının daha güzel bir görünüm ve işlevsel bir yapı kazanması mümkündür.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Aşağıdaki listeden sizi rahatsız eden sorunlarınızı işaretlemeniz, hem sorununuzu daha iyi anlamanıza yardımcı olacak hem de doktorunuza başvurduğunuzda size vakit kazandıracaktır.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;Doğuştan gelen sorunlar:&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;İç dudakların çok büyük ve belirgin olması, dış dudakları aşması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitoral şapkanın aşırı kalın veya geniş olduğu için fazla belirgin olması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitorisin çok büyük ve belirgin olması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitorisin hiç belli olmaması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Dış dudakların yeterince hacimli olmaması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Dış dudakların orta hattı aşacak oranda geniş olması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajinanın çok geniş olması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajina girişinin aşırı rahat olması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;Doğum sonrası veya farklı nedenlerle sonradan ortaya çıkan bozukluklar:&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajina girişinde genişleme&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajinada genişleme&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajina kenarında oluşan yırtılma veya kesilerin kötü iyileşmesi&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Dış dudaklarda anüse yakın ayrışma&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Dış dudakların simetrik yapısının bozulması&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Kötü iyileşen yırtılmaların ilişki sırasında verdiği rahatsızlıklar&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;HANGİ AMELİYATLAR UYGULANIYOR?&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Eğer cinsel organınızın şekil ve işlevsel yapısından memnun değişseniz, bu bozuklukları düzeltmek için uygulanan çeşitli cerrahi işlemlerden yararlanabilirsiniz.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitoris ameliyatları:&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitorisin yer ve belirginliğinin değiştirilmesi&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitoral şapkanın küçültülmesi&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Klitorisin yüzeyselleştirilerek duyarlılığın arttırması amacıyla yapılabilir.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Labioplasti işlemi:&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;İç dudakların küçültülmesi ve dış dudakla olan ilişkisinin düzenlenmesi&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Dış dudaklarda büyüklük, genişlik ve bozuk yerleşimlerin düzeltilmesi amacıyla yapılabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Hymenoplasti (kızlık zarı onarımı):&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Bu işlem iki türde yapılsa da günümüzde daha çok hastanede kalmanın gerekmediği, anatomik yapıya uygun normal ve doğal bir zar yapısının oluşturulduğu &amp;ldquo;zamandan bağımsız, kalıcı&amp;rdquo; yöntem uygulanmaktadır.&amp;nbsp;Bu işlemde iyileşme süresi 7-12 gündür ve elde edilen neticeye bağlı olmaksızın kızlık zarı aylar ve yıllarca yeni bir cinsel birleşmeye kadar kalıcı olur.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajinoplasti:&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajina girişinin daraltılması, &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajina genişlik ve derinliğinin daraltılması,&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-align: justify; line-height: 150%; text-indent: -18pt; margin: 0cm 0cm 0pt 72pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;o&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Vajina veya dudaklarda ortaya çıkan yırtık ve kesilere bağlı sorunların giderilmesi amacıyla yapılabilir.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;İYİLEŞME SÜRESİ ÇOK HIZLI&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;Kadın cinsel organının işlev ve güzelliğini arttırmak için yapılan bu farklı girişimlerde genellikle hastanede kalmanız gerekmiyor.&amp;nbsp;Ancak bazı durumlarda kişinin 1 gün hastanede izlenmesi gerekiyor.&amp;nbsp;Bu ameliyatlar sonrası iyileşme dönemi de çok hızlı.&amp;nbsp;Yaklaşık 7-12 günde cinsel organ bölgesinde iyileşme sağlanıyor.&amp;nbsp;Ayrıca ameliyat sonrasında ağrı veya sızı oluşmuyor.&amp;nbsp;Bu ameliyatlar kadınların kendi cinsellikleriyle barışmalarını, eşlerine karşı daha rahat edebilmelerini sağlıyor.&amp;nbsp;Aynı zamanda klitoris ve vajen üzerinde yapılan işlemlerle cinsel birleşme sırasında eşler arasındaki temas ve cinsel uyarılma arttırılıyor.&amp;nbsp;Kadın ve erkek cinsel yaşamlarında daha işlevsel ve zevkli bir yapıya sahip oluyor.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;GECİKMEYİN:&amp;nbsp;CİNSEL SORUNLARA DA YOL AÇAR&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;Geçtiğimiz yıllar içinde kadınların yaşadığı cinsel sorunların daha çok psikolojik kökenli olduğu düşünülürdü.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar kadınlardaki cinsel sorunların altında daha çok fiziksel nedenlerin olduğunu ortaya konmuştur. Fiziksel nedenlerden bir tanesi kadın cinsel organlarındaki yapısal ve işlevsel bozukluklardır.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;Bu nedenle eğer cinsel organınızda böyle bir sorun olduğunu düşünüyorsanız vakit kaybetmeden ekibimize başvurmalısınız. Jinekolog, ürolog, psikiyatrist, cinsel terapi uzmanı ve psikolog estetik hekimin birlikte çalıştığı ekibimiz cinsel problemlerin altında yatan sebebi derinlemesine inceleyecektir.&amp;nbsp;Sorununuz cinsel organınızın yapısı ve işlevlerinden kaynaklanıyorsa yine size uygun cerrahi ve medikal tedavi planı düzenleyecektir.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SAĞLIKLI YAŞAM, SAĞLIKLI CİNSELLİK</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 16:51:47 EST</pubDate><description>&lt;div style=background: white; margin: 2.8pt 0cm 9.35pt; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;img class= height=280 alt= width=420 align=left src=/userfiles/image/havlulu.jpg /&gt;DOĞRU ANAHTAR:&amp;nbsp;SAĞLIKLI YAŞAM TARZI&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=background: white; margin: 2.8pt 0cm 9.35pt; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;font size=2&gt;Sertleşme sorunu yaşayan erkeklerin %90&amp;rsquo;ında kalp hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet veya sigara kullanımı gibi risk faktörlerinden biri mutlaka görülüyor. Şeker hastası erkeklerin %50&amp;rsquo;sinde sertleşme sorunu ortaya çıkıyor. Bu erkeklerde sertleşme sorununun görülme sıklığı, şeker hastası olmayan erkeklerin tam 3 katı. Fiziksel aktivitesine düzenli olarak devam etmeyen erkeklerde sertleşme sorunu daha sık ortaya çıkıyor. Öyle anlaşılıyor ki dengeli, sağlıklı bir beslenme planı ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişiklikleri sadece bu hastalıklara karşı koruma sağlamıyor, aynı zamanda sertleşme sorununa yol açan risk faktörlerini de azaltıyor.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=background: white; margin: 2.8pt 0cm 9.35pt; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;font size=2&gt;Bu nedenle basit yaşam tarzı değişiklikleri öneriyorum: &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Beslenmenize özen gösterin:&lt;/strong&gt; Kolesterol ve doymuş yağ miktarı düşük yiyeceklere yönelin. Daha az kalori tüketin, sebze ve meyve kullanımınızı arttırın.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Kilo verin : &lt;/strong&gt;Şeker hastalığı, hipertansiyon ve damar sertliği gibi cinsel güçsüzlük ile ilgili pek çok hastalıkta, kilo fazlalığı en önemli risk faktörüdür. Düzenli bir kilo verme programı damarlardaki kan akımını iyileştirip, cinsel yaşamınıza olumlu yönde etkiler.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Düzenli egzersiz yapın: &lt;/strong&gt;Düzenli egzersiz alışkanlığı sizi yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve damar sertliği gibi cinsel gücü azaltan risk faktörlerinden koruyacak, damarlarınızı hep genç tutacaktır.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Strese dikkat!: &lt;/strong&gt;Depresyonun vedepresyon tedavisinde kullanılan pek çok ilacın cinsel yaşamı olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Ayrıca gergin, stres düzeyi yüksek, sinirli erkeklerde cinsel güç kaybı daha erken yaşlarda ortaya çıkıp, daha yoğun seyrediyor.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Alkol ve sigaradan uzaklaşın:&lt;/strong&gt;Alkol ve sigara cinsel sağlığa en zararlı toksinlerdir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;span&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Doktorunuzla konuşun: &lt;/strong&gt;Cinsel güç kaybı sorununuzu doktorunuza bildirmekten çekinmeyin. Bu sorun bazen çok basit bir hatadan kaynaklanabildiği gibi bazen de önemli bir sağlık sorununun ilk belirtisi olabilir. &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=background: white; margin: 2.8pt 0cm 9.35pt; line-height: 150%&gt;&lt;span style=color: #333333&gt;&lt;font size=2&gt;Araştırmalar, Dünya genelinde&amp;nbsp;152 milyon erkeğin tekrarlayan sertleşme sorunları yaşadığını ve bu rakamın 2025 yılında 222 milyonu bulacağını gösteriyor. Beslenmeden strese pek çok hayat tarzı değişikliğinin bu artıştaki rolü büyük.&amp;nbsp;Bu nedenle siz de önleminizi şimdiden alın.&amp;nbsp;Hem hastalıklardan korunun hem de sertleşme sorununu önleyin.&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>ERKEKLERDE EN ÖNEMLİ 2 TEHLİKE</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 13:19:41 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Erkeklerde en &amp;nbsp;önemli 2 tehlike prostat ve cinsel fonksiyon bozuklukları&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Prof. Dr. Halim Hattat ileri yaşlarda erkekleri bekleyen en önemli 2 tehlikenin Prostat ve Cinsel Fonksiyon Bozuklukları olduğuna dikkati çekiyor. &amp;nbsp;Prof Hattat, bu hastalıkları erken teşhis ve tedavi edebilmek için her erkeğin 40 &amp;lsquo;lı yaşlardan itibaren yıllık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;&lt;br /&gt;
Prof. Hattat şöyle devam ediyor &amp;lsquo;40&amp;rsquo;lı yaşlardan itibaren erkeklik hormonu testosteron düzeyindeki göreceli azalmaya paralel olarak , fiziksel, işlevsel ve ruhsal değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Her yıl düzenli olarak yaptırılacak üroandrolojik check-up ile riskleri minimize etmek mümkündür. İster cinsellikle ilgili, ister prostat ve üriner sistemle ilgili olsun herhangi bir hastalığın ilerlemesinden sonra hekime başvurmak tedaviyi güçleştirmektedir. Önemli olan, hastalıkların belirti vermeden önce teşhis edilmesi ve tedaviye bir an önce başlanmasıdır. Üroandrolojik check-upta cinsellikle ilgili olabilecek organik etkilenmelerin veya hormonal bir problemin olup olmadığına ve eğer böyle bir sorun saptanırsa hormonal tedavinin verilip verilemeyeceğine bakılmaktadır. Testosteron hormonunun düşmesi libidoyu, yani cinsel isteği ve performansı azaltır. Bu hormonun takviyesi, ancak prostatta kesinlikle testosterona karşı bir etkilenme meydana gelip gelmeyeceğinin belirlenmesiyle mümkün olabilir. Bu nedenle erkeklerin 40 yaşından sonra her yıl üroandrolojik check-up&amp;rsquo;tan geçmeleri son derece önem taşımaktadır. &amp;lsquo;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Yapılan araştırmalar erkeklerin 6&amp;rsquo;da birine prostat kanseri tanısı konduğunu, prostat kanserinin erkeklerde en fazla görülen iç organ kanseri olup , akciğer kanserinden sonra en sık görülen kanserden ölüm nedeni olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle prostat kanserinin erken dönemlerinde çok sinsi bir hastalık olduğuna ve Kişide kanserle birlikte prostat büyümesi ve buna bağlı şikayetler mevcut değilse kanserin hiç bir belirtisi bulunmayabileceğine dikkati çekiyor. Prof. Hattat, prostat kanserinin erken safhasında teşhis edilirse, doğru ve yerinde bir tedavi ile iyileşme şansı yüksek bir hastalık olduğuna ve gelişmekte olan teknoloji , küçük müdahaleler ve minimum yan etkilerle iyileşme sağlanabildiğini belirtiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Aynı şekilde ilerleyen yaşla birlikte çok sık rastalanan diğer bir sorun: cinsel arzuda azalma ve sertleşme sorunu. Çalışmalar bu hormon düzeyinin her yıl %1 oranında azalma gösterdiğini ortaya koyuyor. Prof. Hattat,&amp;nbsp;Andropozun menopozdan en önemli farkını şöyle özetliyor: &amp;lsquo;Andropozun menapozdan en önemli farkı, erkeklerin hormonal değişimleri yıllar içinde yavaş olarak yaşaması ve ömrünün sonuna dek cinsel istek ve aktivitesini sürdürebilmesi hatta ileriki yaşlarda çocuk sahibi olabilmesidir. &amp;nbsp;Erkekte ilerleyen yaşla birlikte testosteron hormonundaki azalma ve hormonal bu değişiklikler sonucu cinsel arzuda azalma ve sertleşme sorunları ortaya çıkabilir. Bununla beraber diyabet, hipertansiyon, kolesterol seviyeleri, merkezi sinir sistemi hastalıkları, sigara alkol kullanımı gibi faktörler de erken yaşlarda dahi cinsel fonksiyon problemleri çıkmasına sebep yaratan faktörlerdir. Önemli olan üroandrolojik check-up ile gereken psikolojik ve fizyolojik değerlendirmelerin yapılarak sebebin ortaya konması ve buna göre tedavinin yapılmasıdır. &amp;lsquo;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>YAŞAM TARZINIZ SAĞLIKLI MI? TESTİ ÇÖZÜN, KENDİNİZ DEĞERLENDİRİN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 13:04:51 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;
&lt;div style=line-height: 150% align=center&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150% align=center&gt;&lt;strong&gt;YAŞAM TARZI DEĞERLENDİRME TESTİ &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150% align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150% align=center&gt;Alışkanlıklarınızı tanımlayan en uygun seçeneği işaretleyin. Daha sonra puanlarınızı toplayarak toplam skorunuzu hesaplayın.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;1. Günde genellikle kaç öğün yemek yersiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. 3 ana, 1 ara öğün alıyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. 3 ana öğün, ara öğün kullanmıyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Kahvaltı veya öğle yemeğinden oluşan iki ana öğün, akşam yemeğini geçiştiririm.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Çoğu zaman günde 1 öğün, kahvaltı yapmıyorum.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;2. Ara öğünlerde neler tüketirsiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Meyveler, sebzeler, yağlı tohumlar ve/veya yoğurt&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Tuzlu yağlı tohumlar, kuruyemiş, meyve ve/veya yoğurt&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Cips, bisküviler, gofretler, kuruyemiş ve/veya diğer atıştırma besinler&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Çikolata, pasta gibi tatlılar ve/veya bisküviler&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;3. Günde kaç porsiyon sebze ve meyve tüketirsiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Her zaman günde 5 veya daha fazla porsiyon meyve ve sebze tüketirim&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Çoğu zaman 3 veya 4 porsiyon tüketirim&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Çoğu zaman 1 porsiyon tüketirim&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Çoğu zaman meyve ve sebzeyi haftada birkaç kez tüketirim&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;4. Eğer tüketiyorsanız, hangi süt ve süt ürünlerini tüketirsiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Yağsız süt ürünleri (Yağsız süt, yoğurt)&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Yağsız süt, az-yağlı yoğurt ve az yağlı peynir&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Yarım yağlı süt, az yağlı krem peynir ve yağı azaltılmış dondurma&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Tam yağlı süt ve süt ürünleri&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;5. Ne kadar sıklıkla balık ve deniz ürünleri tüketirsiniz&lt;/strong&gt;.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Haftada en az 2 gün&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Haftanın 1 günü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Ayda birkaç kez&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Çok nadir veya hiç&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;6. Hangi tür beyaz eti tercih edersiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Derisi çıkartılmış tavuk veya hindi göğsü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Derisi ile birlikte tavuk veya hindi göğsü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Bazen galeta unu ile kızartılmış tavuk veya hindi göğsü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Sık sık tavuk, ördek ve kazın koyu renkli eti&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;7. Ne kadar sıklıkla kırmızı et tüketirsiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Hiçbir zaman&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Ayda 1-2 kez&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Haftanın birkaç günü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Her gün&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;8. Hangi yağları kullanırsınız?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Yemek pişirirken katı veya sıvı yağ kullanmamaya çalışıyorum&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Çoğu zaman zeytinyağı ev kolza tohumu yağı (rapeseed) kullanıyorum&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Çoğu zaman yemek pişirirken tereyağı kullanıyorum&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Sık sık domuz pastırması, domuz yağı ve pişerken etten ayrılan yağı tüketirim&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;9. Gün içinde kahve veya çay dışında ne içersiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Çoğu zaman sadece su&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. %100 doğal meyve suyu, su ve diyet kola&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Şekerli-gazlı içecekler, sporcu içecekleri ve meyve suları&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Şekerli-gazlı içecekler ve diğer şekerle tatlandırılmış içecekler&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;10. Dışarıda yemek yediğiniz zaman aşağıdakilerden hangisini tercih edersiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Izgara, fırınlanmış veya buharda pişirilmiş yemekler&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Domates soslu veya deniz ürünlü makarna&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Rosto edilmiş et, biftek, dana, koyun eti veya krema soslu makarna&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Pizza, sosis, burgerler ve derin yağda kızartılmış besinler&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;11. Ne kadar egzersiz yaparsınız?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Çoğu günler en az 30-60 dakikalık egzersiz yaparım&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Haftanın birkaç günü 30 dakika egzersiz yaparım&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Ayda birkaç kez 30 dakika egzersiz yaparım&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Fiziksel aktivitelere nadiren katılırım&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;12. Ne kadar süre TV seyrediyorsunuz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Çok nadir&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Haftada birkaç saat&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Günde 2 saatten az&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Her gün 3 veya daha fazla saat&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;13. Ne kadar sıklıklı ve ne miktarda alkol tüketirsiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a. Haftada 1-2 ölçü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Her gün 1-2 ölçü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Çok nadir&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Günlük en az 3 ölçü&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;(Bir ölçü içki kadınlar için bir, erkeklerde iki bardak şaraptır).&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;14. Sigara kullanıyor musunuz? Kullanıyorsanız, günde ne kadar?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a.&amp;nbsp;Hiç içmedim veya bırakalı 8 yıldan fazla oldu&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b. Günde 5 sigaradan az&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c. Günde 5-10 sigara&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d. Günde 10&amp;rsquo;dan fazla&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;SKOR :&lt;/u&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; a: 1&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; b:2&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; c:3&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; d:4&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;11-20 puan:&lt;/u&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; Dengeli ve sağlıklı beslendiğinizi düşünebilir, kendinizle gurur duyabilirsiniz! Lütfen hep böyle devam edin.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;21-29 puan:&lt;/u&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; İyi ve akılcı seçimler yapıyorsunuz. Kendinize ulaşabileceğiniz yeni ve daha gerçekçi hedefler seçin, sağlığınızı daha iyiye götürün.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;30-52 puan&lt;/u&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;: Diyetinizin yağ içeriği çok yüksek ve meyve sebze içeriği çok düşük görünüyor. Yağlı besinler seçerek yeteri kadar egzersiz yapmayarak ileri yaşlardaki sağlığınızı tehlikeye atıyorsunuz. Ne gibi değişiklikler yapmanız gerektiğini, sizin ve ailenizin sağlığını nasıl geliştirebileceğinizi öğrenmek için daha çok sağlık bilgisi edinmeye gayret edin.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;u&gt;Kaynak:&lt;/u&gt; &lt;/strong&gt;Nutrition for Life, Lisa Hark PhD RD &amp;amp; Dr. Darwin Deen'den değiştirilerek hazırlanmıştır.&lt;/div&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>TÜRK İNSANININ CİNSEL FANTAZİLERİ</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 12:00:51 EST</pubDate><description>&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=4&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Avrupa Cinsel Sağlık Birliğinin Türkiye temsilcisi olan Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak 20-55 yaş arasında 2100 kişide yaptığımız &amp;ldquo;fanteziler ve aldatma&amp;rdquo; araştırması çok ilginç gerçekleri ortaya çıkarttı. Türk insanı&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt; fantazilerinde de bulundukları çevrenin sınırlarından çıkam&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;ıyor&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;, ilk dört fantazi asansörde, arabada, denizde ve uçakta seks; yani ancak bu sınırlar dahilinde&amp;nbsp;fantezilerini kurabil&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;iyor&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font size=4&gt;.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;&lt;font size=2&gt;Yine gözlemlerimize gore kadınlar; genellikle fantezilerinde daha çok duygusal ve romantik anları canlandırıyor, erkeklerde ise bedensel imajlar ön planda. Ayrıca Türk insanı bu konularda kesinlikle konuşamıyor. 10 kadından 8&amp;rsquo;I fantazileri yüzünden suçluluk duygusu içinde. &amp;nbsp;10 erkekten 6 sı, 10 kadından sadece 1&amp;rsquo;I fantazilerini partnerleriyle paylaşabildiğini söylüyor. Oysaki bu paylaşım mutlu bir cinsel yaşam için çok gerekli. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font size=2&gt;Bu sonuçlar doğrultusunda şunları söyleyebilirim: &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;ldquo;Eğlenmek te seksin bir parçası. Kişilerin dilediğince özgür olması, fantezilerini kurması, tabii ki dürüstlük ve saygı çerçevesinde zevk aldığı şeyleri partnerine sunması ile cinsel hayatları renklenecektir. Sekste çekincelere yer yoktur: Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya &amp;lsquo;normal&amp;rsquo; olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font size=2&gt;Bize hep sorulan önemli bir soru kadınlar partnerleri için çekici olmaya nasıl devam eder, aralarındaki çekimin zamanla azalmasını nasıl engeller sorusu. Burada da fantaziler ve paylaşım devreye giriyor. Özellikle kadınlarda gördüğümüz sorunlar seks sırasında yetersiz olmaktan, anormal olmaktan çekinmeleri, fantazilerini partnerleriyle konuşamamaları, vücutlarıyla barışık olmamaları gibi hususlar. Kadınlara önerimiz cinselliği mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirmemeleri. Yakınlığı sadece seks olarak düşünmeyip, tensel uyumlarını birbirine yakın olmakla, bazen sadece dokunmalarla, beraber paylaşılacak fantezilerle &amp;nbsp;tekrar tekrar elde etmeleri. &amp;nbsp;İyi ve yakın bir cinsel hayat bir seçimdir. Bu yakınlığın devamı için çaba gösterilmesi, zaman ayrılması, cinselliğin iki taraf için de zevk haline dönüştürecek keşifler yapılması gerekir. Birlikte seksten konuşabilen, fantezilerini paylaşabilen, birlikte seks filmi seyredebilen çiftlerde cinselliğin ölmesi pek kolay görülmüyor.&amp;rdquo;&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>İDRAR KAÇIRMAYI BIOFEEDBACK İLE ÇÖZÜMLEYİN</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 13:55:49 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;İdrar kaçırma tüm yaş, cins ve sosyoekonomik düzeydekileri etkileyen ve hayat kalitesini ciddi bir şekilde düşüren bir durumdur. İdrar kaçırma özellikle ileri yaşlarda ve&amp;nbsp;menapoz sonrası kadınlarda sık görülmektedir. &amp;nbsp;&amp;nbsp;Kadınların 1/3&amp;rsquo;ünde değişen derecelerde bu sorun ortaya çıkar ve erkeklerden yaklaşık iki kat daha fazla görülür.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 60 yaşın üzerinde evde yaşayan erişkinlerde %15-30 arasında idrar kaçırma (inkontinans)&amp;nbsp;mevcuttur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;İDRAR KAÇIRMANIN TEDAVİSİ NASILDIR?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;İdrar kaçırmanın tedavisi tipine ve altta yatan nedene göre değişiklikler gösterir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;DAVRANIŞ TEDAVİSİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;Davranış tedavisi, idrar kaçırma şikayeti olan hastaları durum hakkında eğitmek ve inkontinansı en aza indirgemek için kullanılan bir grup tedaviyi içerir.&amp;nbsp;Bu tedavi yöntemleri hastaya mesane ve sfinkterin kontrolünü kazandırmaya çalışır. Sıvı ve diyet ayarlaması, pelvik kas çalışmaları, güçlendirme egzersizleri,&amp;nbsp;işeme günlüğü, zamanlı işeme çalışmaları bu yöntemlerden bazılarıdır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;PELVİK TABAN REHABİLİTASYONU&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;Pelvik taban egzersizleri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;temel olarak Kegel egzersizleri, vajinal koniler ve biofeedback yöntemleridir.&amp;nbsp;Bu egzersizler hem kadın üreme organları hem mesane dayanağını sağlayan adalelerin kuvvetlendirilmesine yöneliktir.&amp;nbsp;Bu yöntemlerden biri olan &amp;ldquo;Biofeedback&amp;rdquo; hastayı herhangi bir vücut fonksiyonu hakkında bilgilendirip, o fonksiyonu kontrol etmek üzere eğitmeyi amaçlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;İLAÇ TEDAVİSİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;İdrar kaçırması olan hastaya yapılan tetkik sonuçlarına göre mesane boynunu daraltan ve ya mesane hacmini genişletmeye yönelik ilaçlar kullanılır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; text-indent: -18pt; line-height: 150%; text-align: justify&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;&amp;middot;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;CERRAHİ TEDAVİ &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;İlaç ve davranış tedavisiyle sonuç alınamayan hastalarda cerrahi tedavi uygulanmaktadır.&amp;nbsp;Burada genel prensip pelvik taban adalelerini desteklemek ya da anatomiyi düzeltmektir.&amp;nbsp;Cerrahi tedavi idrar kaçırmanın tipine göre değişmektedir.&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;Özellikle idrar kaçırma şikayeti olan kadınlarda günümüzde en çok uygulanan yöntem vaginal yoldan yapılan askı yöntemleridir.&amp;nbsp;Amaç mesane altında çıkış direncini arttırarak idrar kaçmasını engellemektir.&amp;nbsp;Rahim,barsak gibi diğer organların sarkmaları da aynı seansta tamir edilir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;Erkeklerde prostat ameliyatları sonrası görülen idrar kaçırmada idrar yolu çevresine çeşitli maddelerin kalıcı olarak enjeksiyonu,&amp;nbsp;&amp;nbsp; askı ameliyatları, suni sfinkter takılması gibi yöntemler uygulanır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>HANIMLAR DİKKAT BAHAR AYLARI SİSTİT AYLARIDIR!!!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 13:56:33 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;Sistit, çeşitli mikrobik organlar tarafından oluşturulan mesane enfeksiyonudur.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; Yani &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Sistit idrar kesesi (mesane) nin iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve üreme sisteminde en sık görülen hastalıklardan biridir. Zamanında tedavi edilmezse hastalık böbrekleri de etkileyecek biçimde yayılabilir ve mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşturabilir.&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Nedenleri:&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;Cinsel ilişki, idrar yolundan yapılan müdahaleler, doğum, nörolojik problemler, mesanede taş veya herhangi bir yabancı cisim varlığı, su tüketiminin az olması, mesanenin enfeksiyon ajanlarına karşı biyolojik savunma bariyerlerinin yetersiz olduğu durumlar sistit gelişimine sebep olurlar.&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;Hamilelik sırasında, özellikle erken dönemde idrarda önemli derecede bakteri çıkışı (bakteriüri) saptanır. Kadınlar hamilelik sırasında ve hemen ertesinde idrar yolları enfeksiyonu açısından risk altındadırlar ve saptanan herhangi bir enfeksiyon hemen tedavi edilmelidir. &lt;/span&gt;Normalde bakteriler üreme organları ve anüs bölgesinde yaşamaktadırlar. Bazen bu bakteriler alt idrar yollarını aşarak mesaneye ulaşırlar. Mesaneye ulaşan bakteriler işeme ile dışarı atılırlar. Ancak mesaneye gelen bakteri sayısı atılandan fazla ise mesanede ve daha sonraki aşamada böbreklerde iltihaplanmaya yol açarlar. Kadınlarda üretra erkeklerinkinden çok daha kısa olduğu için dış ortamdan bakterilerin mesaneye ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle kadınlarda sistitlerin görülme oranı çok daha fazladır. Kadınların en az % 20'si yaşamları boyunca en az bir kez sistite yakalanırlar. Nadir de olsa sistiti oluşturan bakteriler böbrek ve idrar yolları aracılığı ile yukarıdan aşağıya veya yakın dokulardaki enfeksiyon odaklarından lenf yoluyla da mesaneye ulaşabilirler. Bulaşma cinsel birleşme esnasında veya genital temizliğin az olduğu durumlarda oluşabileceği gibi uzun süre idrar tutulması, idrar yollarını daraltıcı hastalıklar, menapozda düşük östrojen seviyesi nedeniyle de oluşabilir. Sistitin en sık rastlanılan sebebi Escherichia coli ( E.coli, koli basili) adlı mikroorganizmadır. Bu bakteri kalın barsaklarda normal olarak bulunabilir ve cinsel ilişki ile mesaneye ulaşabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Belirtileri şunlardır: &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;Sık işeme, acil işeme hissi, idrar yaparken yanma, geceleri idrara çıkma, karnın alt kısmında ağrı ve rahatsızlık hissi sık görülen yakınmalardır. Sıkışma şeklinde idrar kaçırma ve kanlı idrar yapma görülebilir, yüksek ateş ise nadir görülür.&lt;/span&gt; İdrar bulanık, kötü kokulu olabilir. Cinsel ilişki esnasında ağrı hissi olabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;Risk Faktörleri:&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Çok eşlilik.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Tümör nedeni ile aşağı idrar yolunda daralma veya tıkanma.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;İdrar sondası kullanımı.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Hamilelik.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Şeker hastalığı.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Temizliğe dikkat edilmemesi.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Geçirilmiş felç gibi mesane boşalmasını engelleyebilecek durumlar.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 72pt; text-indent: -18pt; text-align: justify&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span&gt;&amp;Oslash;&lt;span style=font: 7pt 'Times New Roman'&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Yaşlılık.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-left: 36pt&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Tanı: &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span style=color: #003366&gt;Basit idrar tahlili ile enfeksiyon varlığı ve idrar kültürü ile de enfeksiyona sebep olan mikrobun cinsi saptanarak tanı konulur.&lt;/span&gt; ilaçla çekilen ürografi adlı film de gerekebilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-left: 36pt&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Tedavi:&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;Uygun tedavi ile sistit belirtileri 24 saat içinde kaybolur.Ancak hastalığın gidişi etken mikrobun cinsine, risk faktörlerin giderilmesine bağlıdır. İyi tedavi edilemeyen olgularda hastalık kronikleşebilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;Sistitler antibiyotikler ile tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce idrar kültürü ve antibiyogram için örnek alınmalı, sonuçlar çıkıncaya kadar idrar yolları enfeksiyonlarında etkili antibiyotikler kullanılmalı, antibiyogram sonuçlarına göre gerekirse bu ilaçlar değiştirilmelidir. kronik enfeksiyonlarda tedavi uzayabilir. &lt;span style=color: #003366&gt;Ancak hamile hastalarda gebelik göz önüne alınarak uygun ve fetusa zarar vermeyecek ilaçlar seçilmelidir. Sıvı tüketiminin arttırılması, kişisel hijyene özellikle genital bölgenin temizliğine dikkat edilmesi, taş ve benzeri idrar yolları problemlerinin çözümlenmesi, vaginal akıntı, enfeksiyon gibi durumlarda tedavi uygulanması alınacak önlemler arasındadır. Genel önlemlere ek olarak, hamilelik döneminde takipler sırasında idrar analizlerinin yapılması tavsiye edilir.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin-left: 36pt&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Nasıl Korunabilirsiniz?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;1.Tuvaletten sonra önden arkaya doğru silinin. Böylece vajinal ve rektal bölgenizdeki bakterilerin idrar yollarına girmesini engellemiş olursunuz.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;2.İdrarınızı tutmayın. Mümkün olabildiği kadar sık idrarınızı yapın. Böylece mesanedeki bakterileri dışarı atarsınız.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;3.Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içerisinde idrarınızı yapmaya çalışın.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;4.Cinsel ilişki esnasında yeterli kayganlığın sağlanması uretranın zedelenmesini azaltacaktır.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;5.Anal ilişkiye giriliyorsa daha sonra vaginal bölgeye temas edilmemeli veya edilecekse iyice temizlenilmelidir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;6.Gün boyunca bol su içilmesi (mümkünse günde 8 bardak) idrar çıkışını ve dolayısıyla da bakterilerin atılımını arttıracaktır.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;7.Kahve, çay, alkol gibi içecekleri mümkün olduğu kadar az tüketin. Mesane üzeride irrite edici etkileri olabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;8.Genital bölgenizin uzun süre nemli kalmasına izin vermeyin. Naylonlu, sıkı iç çamaşırları giymeyin. Nem bakterilerin üremesini kolaylaştırıcı bir ortam yaratır.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;9.Genital bölgenizi günlük olarak hafif bir sabunlu suyla temizleyin.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 36pt&gt;&lt;font size=3&gt;10.Hergün mutlaka iç çamaşırınızı değiştirin ve pamuklu iç çamaşırları yeğleyin&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: auto 0cm&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt&gt;&lt;br /&gt;
INTERSITISYEL SISTIT &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;IS mesane duvarinin süregelen (kronik) iltahabi bir hastaligidir. Bildigimiz sistit hastaligina bakteriler neden olur, hastalik antibiyotikler ile tedavi olur ve hasta tamamen iyilesir. Aksine IS hastaliginin nedeni tam olarak bilinmemektedir ve antibiyotik tedavisine cevap vermez. Intersitisyel sistit mesane duvarinin kronik (süregelen) iltihabi bir hastaligidir. Intersitisyel sistit olan hastalarin genellikle dogru tanisi konulamamistir. Amerika'da yapilan bir arastirma sonucuna göre IS'li hastalarin ortalama 4,5 yil ve 5 doktor ziyaretinden sonra dogru teshisi konulmustur.&amp;nbsp; IS bildigimiz basit sistitden yani mikroplarin neden oldugu idrar yolu enfeksiyonundan farklidir. Sistiti antibiyotikler ile kolaylikla tedavi edebiliriz, fakat IS, antibiyotik tedavisine cevap vermez ve hastaligin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Diger bir önemli nokta, IS psikosomatik bir hastalik degildir ve stress sonucu olusmaz. Bu hastalik her yas grubunda ve her iki cinsde de görülebilir, fakat en sik kadinlarda (%90) görülür.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;Hastalardaki baslica yakinmalar sunlardir:&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;Sik idrara çikma; gündüz ve gece idrara çikma , agir durumlarda hasta 60 keze kadar tuvalete gidebilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;Idrara sikisma hissi; hemen tuvalete gitme istegi, agri ile beraber olabilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;Agri; karinda, vajinal bölgede, idrar kanalinda (üretra) da hissedilebilir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: auto 0cm&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 12pt&gt;&lt;br /&gt;
ERKEKLERDE SISTIT &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;Uretranin uzunlugu nedeniyle, erkeklerde sistitin genellikle baska nedenleri vardir. idrar yoluna baski yapan büyümüs bir prostat gibi.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Belirtiler&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;idrar yaparken aci duymak (yanma veya kasinma hissi);&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;Sik veya acil idrar yapma ihtiyaci;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;Bulanik, kötü kokulu, kanli idrar (bazen);&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;#61623;&amp;nbsp;Hafif ates (bazen).&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font size=3&gt;Sistit erkeklerde çok görülen bir rahatsizlik degildir. Tedavisi kolayca da, tekrarlamasini önlemek için altinda yatan nedenin de tedavi edilmesi gerekir.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SEKS AÇLIĞINDA EVLİLİKLER</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 15 Haz 2010 12:01:50 EST</pubDate><description>&lt;div style=margin: 0cm 0cm 9.1pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 14pt&gt;&lt;font size=2&gt;Avrupa Cinsel Sağlık Birliği Başkanlığım nedeniyle 16-20 Nisan tarihlerinde&amp;nbsp;düzenlenen Avrupa Üroloji Kongresi bünyesinde Barcelona&amp;rsquo;da &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 14pt&gt;&lt;font size=2&gt;açıklamalarda bulundum. Birliğin SON 10 yılı ele alan&lt;/font&gt; &lt;font size=2&gt;ve telefon danışma hatlarını arayan 8000 evli çifti ele alan&amp;nbsp;araştırmasında her 3 çiftten birinde uyumsuz cinsel istek sorunu olduğu gözlemleniyor!&lt;/font&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 14pt&gt;&lt;font size=2&gt;Aynı çalışmanın bir başka sonucuna göre : evli çiftlerin %20 si yılda 10 kezden daha az seks yapıyor! Cinsel isteksizlik; tüm Avrupa ülkelerinde ve Türkiye&amp;rsquo;de de cinsel sağlık danışma hatlarına başvuruda artık en yüksek sıralarda yer alıyor!&lt;/font&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 9.1pt; line-height: 9.1pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Seks&amp;nbsp;Açlığında Evliliklerden kastımız yatak odalarını ayırmış çiftler değil sadece, bundan kastımız çiftten birisinin evliliğindeki cinsel ilişkide tatminsiz ve mutsuz olması ve bu mutsuzluğunun eşi tarafından tamamen umursanmama&amp;nbsp;ve önemsenmeme durumu. Bu durumun sonucunda ilişki tamamen yok olmaya mahkum oluyor. Cinsellik evliliklerin çok önemli bir parçası. İyi olduğunda çifti fiziksel tatminin çok ötesinde duygusal ve ruhsal olarak bağlıyor. Çiftin arasında derin bir ortaklık kuruluyor. Seksin sona erdiği çiftlerde dokunma, öpüşme ve diğer fiziksel yakınlaşmalar da son buluyor. Eşler birbirlerinden duygusal olarak ta uzaklaşıyor. &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Genellikle eşlerden biri sorunu geçici bir durum gibi algılıyor. &amp;lsquo;Çok stresli, çok çalışıyor&amp;rsquo; gibi bahaneler buluyor. Ama bir süre sonra öyle olmadığını görünce huzursuzluk duymaya başlıyor. &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Evlilik mekanik bir hal alıyor. Arkadaşlık ta bitiyor. Öfke duygularıyla birlikte duygusal boşanma süreci geliyor. Eşler karşı taraf seksi reddettiğinde öncelikle çekiciliklerini kaybettiklerini düşünüyor veya aldatıldıklarını. Özgüvenlerini kaybediyorlar. Karşı tarafa hislerini anlattıklarında genellikle sex manyağı oldun, benle çalışsaydın ne kadar yorulduğumu anlardın gibi cevaplarla karşılaşıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Bir süre sonra da talep etmekten bıkıyor. Çünkü hep talep eden kişi kendisi olduğu için gururu kırılıyor. Hatta kendini sürekli cinselliği isteyen histerik biri gibi hissetmeye başlıyor. Bunun üzerine artık o da cinselliği istemez hale geliyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 11.25pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Bu durumu Türkiye Cinsel Sağlık Danışma Hattı 0212 282 01 01&amp;rsquo;i arayan evli çiftlerde de gözlemliyoruz. &amp;nbsp;Aslında son yıllarda cinsel istek teşhis ve tedavisinin ne kadar kolaylaştığı düşünüldüğünde, çiftlerin evliliklerini kurtarmalarının da çok kolay olacağını tahmin edersiniz değil mi? Asla öyle olmuyor. Çünkü isteği olmayan taraf için, evlilikte sex olmaması asla bir sorun teşkil etmiyor. Bu konuda tedavi olmayı da gerekli bulmuyorlar. Burada karşı taraf mutsuzluğu ve tatminsizliği ile baş başa kalıyor. Sonuçta da bu tarafın aldatması veya boşanmasına doğru giden bir ilişki görüyoruz. Özellikle bir taraf tatminsiz kalırken, diğerinin umursamaz ve önemsemez davranması sadece sex yapmamalarına değil, ilişkinin tüm boyutlarının soğumasına götürüyor.Çiftler birbirine şefkatle dokunmaz oluyor, şakalaşmayı bırakıyor, duygusal olarak ta bağını kaybediyor. Sanki birbirinin yanından geçen 2 gemi gibi oluyorlar. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Evliliklerde Seks Nasıl Azalıyor? Süreci Nasıl Oluyor?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 11.25pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Evlilikte seksin sıklığı çoğu kez yavaş yavaş azalıyor. Aşinalık hissinin seksi daha az çekici hale getirdiği bir gerçek. Aşık olduğumuzda beynimizde, mutluluk hormonları olarak bilinen dopamin,serotonin gibi hormonlar artıyor. Bunlar, kadında da erkekte de cinsel arzuyu artıran hormon olan testosteronu tetikliyor. İlişkinin ilk zamanlarındaki yoğun seksi bu şekilde de açıklayabiliyoruz. Sekssiz bir evlilikte sorun direkt cinsellikle ilgili olabilir. Ama çoğu kez kişiler arasındaki iletişim bozukluğu, birbirlerine duyulan öfke gibi pek çok neden çiftlerin cinsellikten uzaklaşmalarına neden oluyor. Özellikle de kadınlar için... Erkek, karı koca ilişkisiyle cinselliği birbirinden daha net sınırlarla ayırıyor. Evlilikte sorunlar olsa bile seksin aksamaması gerektiğini düşünüyor. Ama kadınların seks yapabilmesi, cinsel ilgi duyabilmesi için ortamda bir uyumun, nedenin olması lazım. Sabahtan akşama kadar eleştirilen, kötü davranılan bir kadından akşam hiçbir şey olmamış gibi seks yapmasını beklemek gerçekçi değil. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;İstemeyen Taraf hep Kadınlar mı?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 11.25pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Biz her ne kadar cinselliği yoğun yaşayan tarafın erkek olduğunu düşünsek de pek çok evlilikte seksten kaçan taraf erkek olabiliyor. Her zaman erkeklerin daha fazla sekse ilgili oldukları tezi de son yıllarda değişiyor. O kadar çok konuşmayan kadın var ki, evliliklerinde kocalarının sekse ilgili olmamasının sıkıntısı içinde. Erkekler için seks erkekliğin en önemli baz sembolü olduğundan onlar için isteksizlik özgüvenlerini tamamen yok eden bir durum oluyor. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 11.25pt&gt;&lt;font size=2&gt;&lt;font face=Comic Sans MS&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Yetiştirilme tarzı açısından baskı altında kalmış, içe kapanık, sosyal fobisi olan erkeklerde cinsel kaçınganlık, kapanma ve kaçma belirtileri görülebiliyor. Erkekte kolesterol yüksekliği, şeker gibi hastalıklar nedeniyle sertleşme sorunu olabileceği gibi, testosteron seviyesinin düşmesi nedeniyle de cinsel isteksizlik görülebiliyor. Bu durumda erkek, ekibimize başvurduğunda altta yatan organik ve psikolojik nedenler araştırılıyor önce. Eşiyle aralarında psikolojik ya da fizyolojik uyum olup olmadığına bakılıyor.&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;Erkekte sertleşme ya da erken boşalma sorunu olması, kadın hiç orgazm yaşayamadığından, sevişme eylemi, zamanla kadın için anlamsızlaşıyor ve isteksizlik başlayabiliyor. Ya da kadında vajinusmus hastalığı, cinsellik esnasında ağrı duyma gibi sorunlar olabiliyor. &lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Cinsellik Azalınca Evliliği Bitirmek mi Lazım?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 11.25pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Cinsellik azaldı diye evliliği bitirmek doğru olmaz. Cinsel ilginin değişiklik gösterebileceği, aynı insanda bile farklı zamanlarda değişik düzeylerde olabileceği unutulmamalı. İlginin zaman zaman düşmesi, zaman zaman artması şaşırtıcı bir şey değil. Önemli olan cinsel ilginin neden azaldığını ortaya çıkarmak. Her evlilikte belli sürelerde sevişme sıklıkları azalabilir. Ancak burada önemli olan bu sürenin ne kadar uzun sürdüğü. Evlilikte iki aydan uzun bir süre sekssiz geçiyorsa, mutlaka doktora başvurmak gerekir. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 11.25pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Erkek, kadın cinselliği konusunda bilgilendirilmemişse, cinselliği kadını düşünmeden yaşıyorsa, bir süre sonra cinsellik, kadın için sadece evliliği sürdürmek adına devam eden bir eylem haline geliyor. Bu durumda erkeğin kadını uyarmayı, tatmin etmeyi, orgazma ulaştırmayı başarması; kadının da kendi cinselliğini tanıması, cinselliği reddetmesini sağlayan organik bir sorunu varsa bunu dile getirmesi gerekiyor. &lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 10pt&gt;&lt;span style=font-size: 9pt; line-height: 115%&gt;&lt;font face=Comic Sans MS size=2&gt;Her iki bireyde de organik sorun olmadığı halde seks olmadan evlilik sürüyorsa, bu durumda ortada kişisel ya da cinsel uyum sorunu olduğu düşünülmeli ve sorunu çözmek için destek alınmalı. Unutulmaması gereken bir faktör de iyi ve yakın bir cinsel hayatın bir seçim olduğu ve evliliğin aşamaları süresince bu yakınlığın devamı için çaba gösterilmesi, zaman ayrılması, cinselliğin iki taraf için de zevk haline dönüştürecek keşifler yapılması gerektiği.Önemli olan&amp;nbsp;evlilikte çiftler ortaya çıkan problemi eşlerden birinden kaynaklanan bir sorun gibi görmemesi, çiftin ortak sorunu olarak görmesi.Mutlu çiftler &amp;lsquo;benim sorunum&amp;rsquo;, &amp;lsquo;senin sorunun&amp;rsquo; değil &amp;lsquo;bizim sorunumuz&amp;rsquo; diyebilen, ileride çıkabilecek sorunları çözebileceğine inanan çiftler. Unutmamak gerekiyor ki birlikte seksten konuşabilen, fantezilerini paylaşabilen, birlikte seks filmi seyredebilen çiftlerde cinselliğin ölmesi pek kolay görülmüyor.&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>PROSTAT SORUNLARI CİNSELLİĞİ ETKİLER Mİ?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 10:41:30 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;PROSTAT SORUNLARI CİNSELLİĞİ ETKİLER Mİ?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Prostat hastalıkları orta yaş ve üzeri erkeklerin en sık karşılaştığı sağlık problemleri arasındadır. İyi huylu prostat büyümesi, prostat kanseri ya da prostat iltihaplanmaları;&amp;nbsp;idrar problemlerine yol açarak hem fiziksel yakınmalara yol açar hem de erkekleri psikolojik ve sosyal yönden de etkiler.&amp;nbsp;Prostat sorunlarıyla ilgili en çok merak edilen noktalardan biri de cinsel sorunlara yol açıp açmadığıdır.&amp;nbsp;Gerçekten de pek çok erkek gerek prostat hastalıkları gerekse uygulanan tedaviler nedeniyle cinsel problemler yaşar.&amp;nbsp;Burada önemli olan yaşadığınız prostat sorununun ya da aldığınız tedavinin hangi cinsel probleme yol açtığını bilmenizdir.&amp;nbsp;Böylece doktorunuzla birlikte sizin ihtiyaç ve isteklerinize uygun bir tedavi protokolü oluşturabilir ve önlemlerinizi bir an önce alabilirsiniz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;SERTLEŞME VE BOŞALMA SORUNLARINA YOL AÇABİLİR&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Prostat hastalıklarında en sık görülen yakınma idrar problemleridir.&amp;nbsp;Bunun sebebi prostat bezinin yerleşim yeridir.&amp;nbsp;Erkeklere özgü bir salgı bezi olan prostat mesanenin tam altında yer alır, idrarı mesaneden dışarı taşıyan üretra kanalını çevreler.&amp;nbsp;İdrar ve meninin penisten dışarı doğru çıkmasına izin verir.&amp;nbsp;Bu nedenle prostat hastalıklarında üretraya baskı oluşması ve idrar problemleri meydana gelmesi beklenen bir durumdur.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Prostat bezinde genel olarak üç tip hastalık görülür:&amp;nbsp;Prostatit denilen prostat enflamasyonu, prostatın iyi huylu büyümesi ve prostat kanseri.&amp;nbsp;Birbirinden oldukça farklı olan bu hastalıkların aslında hepsi aynı idrar sorunlarına yol açar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sık idrara çıkma, kesik kesik idrar yapma, mesaneyi tam boşaltamama hissi, gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma, ani idrara çıkma ihtiyacı gibi yakınmalar cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiler.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Prostatit&amp;rdquo;&lt;/strong&gt; denilen prostat enflamasyonunda prostat şişer ve hassaslaşır.&amp;nbsp;Bu duruma genelde bakteriyel enfeksiyonlar neden olur.&amp;nbsp;Prostat iltihaplanmaları genelde genç erkeklerde görülse de orta yaş ve sonrasında da sıktır.&amp;nbsp;Bu problem ağrılı sertleşme ve boşalmaya, meni yani spermde kan görülmesine, hatta ileri dönemlerde erken boşalmaya neden olabilir.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;ldquo;&lt;strong&gt;İyi huylu prostat büyümesi&lt;/strong&gt;&amp;rdquo;nde prostatın içindeki doku kanser olmayan bir şekilde büyümeye başlar.&amp;nbsp;Orta yaş sonrası oldukça sık karşılaşılan bu durum aslında tehlikeli olmasa da büyüyen prostat üretrayı daralttığı için idrar sorunları oldukça yoğun yaşanır.&amp;nbsp;İyi huylu prostat büyümesi daha çok boşalma bozukluğuna neden olur.&amp;nbsp;Erken boşalma bu hastalıkta sık görülen bir komplikasyondur.&amp;nbsp;Yine bazen iyi huylu prostat büyümesinde de sertleşme sorunu görülebilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;ldquo;Prostat kanseri&amp;rdquo;&lt;/strong&gt;nde ise prostat dokuları anormal ve kontrolsüz bir şekilde büyür.&amp;nbsp;Bu kanser özellikle erken dönemlerinde çok sinsi bir hastalıktır, kişide kanserle birlikte prostat büyümesi ve buna bağlı şikayetler mevcut değilse kanserin kendisine özgü hiç bir belirtisi bulunmayabilir. Prostat kanserinde sertleşme ve boşalma esnasında oluşan ağrılara ek olarak kasık ve bacaklarda da ağrı görülebilir.&amp;nbsp;Sertleşme bozukluğu ve cinsel isteksizlik de sık karşılaşılan cinsel problemler arasındadır.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;İDRAR SORUNLARI CİNSELLİĞİN KALİTESİNİ AZALTIR&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Prostat hastalıklarında meydana gelen idrar yakınmaları nedeniyle pek çok erkek günlük aktivitelerini yaparken bile büyük stres hisseder.&amp;nbsp;&amp;nbsp; İş, okul ya da aile hayatında kendilerine olan güvenleri azalır,&amp;nbsp;sosyal hayattan uzaklaşmaya başlarlar.&amp;nbsp;Bu gerginlik cinsel birliktelik esnasında da yaşanabilir.&amp;nbsp;İdrar sorunu yaşayan erkek, bunun beraberlik esnasında olmasından çekinerek cinsellikten soğuyabilir, cinsel istek problemleriyle karşılaşabilir.&amp;nbsp;Başarılı olamayacağı endişesi ile performans aksiyetesi&amp;nbsp;geliştiren erkek sertleşme sorunları yaşayabilir.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Erken boşalma da ileri vakalarda görülebilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;TEDAVİLERİN PAYI BÜYÜK&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Prostat hastalıklarında uygulanan tedavi seçenekleri de cinsel sorunlara yol açabilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;İyi huylu prostat büyümesinde genelde ilaç ve ameliyat seçenekleriyle tedavi mümkündür.&amp;nbsp;Alfa bloker ilaçlar hastalarda retrograt ejakülasyon yani mesaneye doğru geri boşalmaya neden olabilir.&amp;nbsp;Bu sorun özellikle çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde problem teşkil eder.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sperm penisten dışarı akmak yerine mesaneye aktığından kısırlık oluşabilir.&amp;nbsp;5-alfa redüktaz engelleyici ilaçlar ise sertleşme bozukluğu yaratır, cinsel isteği azalır ve meni hacmini küçültür.&amp;nbsp;Lazerlerle uygulanan veya açık yapılan prostat ameliyatlarında da bu gibi sorunlar ortaya çıkabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Antibiyotiklerle tedavi edilen prostatın bakteriyel iltihaplanması genellikle cinsel bir yan etkiye neden olmaz.&amp;nbsp;Ancak prostatın kronik iltihaplanmaları ve kronik pelvik ağrı sendromu denilen sorun için etkili genel bir tedavi seçeneği bulunmamaktadır.&amp;nbsp;Bu nedenle doktorlar değişik belirtiler için farklı ilaçlar kullanabilirler.&amp;nbsp;Eğer iyi huylu prostat büyümesinde kullanılan alfa bloker ilaçlar kullanılırsa o zaman yukarıda da açıklanan cinsel yan etkiler meydana gelebilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Prostat kanserinde sık uygulanan ve&amp;nbsp;prostatın çevre dokularıyla birlikte alındığı &amp;ldquo;radikal prostatektomi&amp;rdquo; ameliyatı yada radyoterapi, kriyoterapi gibi yöntemlerde prostatın yanında bulunan sinirler ve damarlar zarar görebilir.&amp;nbsp;Bu da sertleşme sorununa neden olur.&amp;nbsp;Prostat kanserinde kanserin kendisi de sertleşmeyi sağlayan ve prostata yapışık seyreden sinirleri harap edebilir.&amp;nbsp;Bunlarla birlikte prostat kanserinde uygulana hormon tedavisi yada testislerin cerrahi olarak çıkarıldığı &amp;ldquo;orşidektomi&amp;rdquo; ameliyatı da cinsel istek kaybına yol açabilir.&amp;nbsp;Hormon tedavisi sinirleri harap etmemesine rağmen vücuttaki testosteronu tamamen ortadan kaldırdığı için kişiyi,&amp;nbsp;cinsel aktivite için isteksiz hale getirir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;DOKTORUNUZLA KONUŞUN &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;br /&gt;
Görüldüğü gibi prostat hastalıkları ve tedavileri pek çok cinsel sorun yaratabilmektedir.&amp;nbsp;Bu nedenle prostat hastalıkları tedavilerinde en önemli nokta, cinsel fonksiyon sorunlarına yol açmayan tedavilerin tercih edilmesidir.&amp;nbsp;Günümüzde tedavi yöntemine karar verilirken, tedavinin cinsel fonksiyona zarar vermemesi hususu da önemle değerlendirilmektedir.&amp;nbsp;Eğer siz de prostat problemi yaşadığınızı düşünüyor yada bir prostat hastalığı nedeniyle tedavi görüyorsanız cinsel problemler yaşayabileceğinizi bilmelisiniz.&amp;nbsp;Bu durumda mutlaka doktorunuzla görüşmeli, yaşadığınız sıkıntıları paylaşmalısınız.&amp;nbsp;Doktorunuz durumunuzu tekrar değerlendirecek ve gerektiğinde tedavi planınızda değişiklikler yapacaktır.&amp;nbsp;Önemli olan sorununuzu geçiştirmemeniz ve çözümünün olduğunu bilmenizdir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>ERKEKLERDE CİNSEL GÜÇSÜZLÜK SORUNU ERKEN YAŞLARA KAYIYOR!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 21 Nis 2010 14:27:36 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Cinsel güçsüzlük sorunu her yaştaki erkeğin yüzyüze gelmekten bile korktuğu önemli bir sağlık problemi. Üstelik bu durum partnerleri de etkiliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 6pt&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Fransa&amp;rsquo;nın Lyon şehrinde yapılan son Avrupa Cinsel Tıp Kongresi&amp;rsquo;ne katılan Hattat Hastanesi Cinsel Wellness Kliniği Direktörü Dr. Ece Hattat&lt;span style=font-weight: normal&gt;,&lt;/span&gt;&lt;span style=font-weight: normal&gt; Kongre&amp;rsquo;de sunulan son araştırmaların da&amp;nbsp;bu sorunun son yıllarda yaygınlaşmakta olduğunu ve daha erken yaşlara kaymaya eğilim gösterdiğini açıklıyor. Dr. Hattat bu değişimin nedenlerini şöyle açıklıyor: &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;ldquo;Özellikle hızlı, stresli şehir ve iş yaşamı erkek iktidarsızlığındaki bu yaygınlaşmanın önemli bir etkenidir. Son yıllarda cinsel sorunları özellikle şehir erkeklerinde ve daha genç yaşlarda görmeye başladık. Kilo fazlalığı ve kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, stres, ağır bedensel ve ruhsal yorgunluk, aşırı hiddet ve sinirlilik, yoğun iş yükü şehir yaşamının başlıca cinsel toksinleri. Gerilimli, stres düzeyi yüksek, sinirli erkeklerde cinsel güç kaybı daha erken yaşlarda ortaya çıkmakta ve daha yoğun seyretmektedir.Ayrıca depresyonun vedepresyon tedavisinde kullanılan pek çok ilacın cinsel yaşamı baskıladığını biliyoruz.&amp;rdquo;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 6pt; text-align: justify&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;GENÇ ERKEKLERE CİNSEL WELLNESS LAZIM!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Hattat Hastanesi&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt; Cinsel Wellness Kliniği Direktörü Dr. Ece Hattat Cinsel Wellness kavramını şöyle özetliyor: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;ldquo;Cinsel Wellness tüm dünyada adını yeni yeni duyurmaya başlayan bir kavram. Hattat Cinsel Wellness özellikle &lt;strong&gt;30 yaş ve üzeri erkeklerde &lt;/strong&gt;sağlığın tüm boyutlarını kaliteli bir cinsellikle birleştiren ve kişiyi fiziksel sağlık kadar psikolojik ve sosyal yönden de destekleyen bir önleme, tedavi ve koruma programı. Cinsel wellness&amp;rsquo;ın amacı sağlık ve cinsellik için risk teşkil eden hususları ortaya çıkarmak, yaşam kalitesini ve mutluluğu etkileyecek durumları tespit etmek, bunları en erken ve etkili yoldan tedavi edip kişilerin ve partnerlerinin hayat ve ilişki kalitelerini arttırmak. Yıllardır Hattat Hastanesi, Prof. Dr. Halim Hattat tarafından oluşturulan androlojik tedaviyi kadın ve erkek hastalarımıza uyguluyordu. Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Cinsel Tıp Akademisi bünyesinde aldığım eğitim sonucu bu tedavinin wellness ayağını getirerek Hattat Hastanesi&amp;rsquo;nde yepyeni bir protokol oluşturduk. Üroloji, androloji, jinekoloji, dahiliye, psikoloji, beslenme ve egzersiz yönünden uzmanların oluşturduğu Hattat ekibi kişileri ve mümkünse partnerlerini inceleyip bir cinsel sağlık profili oluşturuyor. Bu profil dahilinde,&amp;nbsp;beslenme, egzersiz önerileri, besin destekleri gerekirse cinsel sorunların medikal tedavileri, varsa dahili sorunların tespiti ve tedavisi, stres yönetimi, cinsel terapi gibi kişiye özel, her hasta için farklı uygulamalar oluşturuluyor. Hattat Cinsel Wellness Ekibi olarak, böylece şimdiye kadar ayrı ayrı ele alınan&amp;nbsp;kaliteli yaşlanma programları ile cinsel tedavileri birleştirerek hastalarımıza metabolik dedektif gibi yaklaşıyor, bir yandan da cinsel sağlıklarını ve ilişki kalitelerini inceliyoruz; hem iyi yaşama, hem kaliteli yaşlanma hem de mutlu bir cinsel hayatı bir&amp;nbsp;arada sunuyoruz. &amp;ldquo;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;TEDAVİ EDİLMEYEN SORUNLAR BÜYÜYOR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Dr Ece Hattat&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt; cinsel sorunların kişilerin hayata bakışlarını nasıl değiştirdiğini şöyle açıklıyor: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;&amp;ldquo;Cinsel fonksiyon bozukluğu nasıl hissetmenize neden oluyor?&amp;rdquo; diye sorduğumuzda en sık aldığımız yanıtlar arasında kendine güvende azalma, endişeli, öfkeli üzgün, depresif, cazibesiz ve mutsuz hissetme yer alıyor.&amp;nbsp;Aynı şekilde hastaların partnerleri de kendilerini kızgın, utanç içinde, endişeli, şaşkın hissediyor, çoğunun kendisine olan güvenini azalıyor, kendilerini çekici hissetmiyor. Kısacası erkeğin sorunu kadını, kadının sorunu erkeği etkiliyor.&amp;nbsp;Bu nedenle günümüzde cinsel sorunları bireysel değil çiftin sorunu olarak ele alıyoruz.&amp;nbsp;Çiftin mutlu olacağı bir cinsel beraberlik hedefliyoruz.&amp;rdquo;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;ÖNEMLİ OLAN KONUŞMAK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Dr. Ece Hattat&amp;rsquo;tan bu kliniğe başvurmaya çekinen kişilere önerilerini sorduk. Bakın neler öneriyor: &amp;ldquo;Sağlıklı cinsel fonksiyonlara sahip olmak istiyorsanız işe konuşmakla başlayın.&amp;nbsp;Kendi istek ve beklentileriniz ile partnerinizin arzularını öğrenin.&amp;nbsp;Cinsel sorun yaşadığınızda bunu içinizde tutmayın, utanmayın, paylaşın.&amp;nbsp;Doğru cinsel bilgileri edinmeye çalışın.&amp;nbsp;Şehir efsanelerinden uzak durun.&amp;nbsp;Eş-dost-komşu tavsiyeleri ile uygulayacağınız yanlış tedavilerden kaçının.&amp;nbsp;Sağlıklı cinsellik tüm vücut sağlığınızın da iyi olduğunu gösteren bir bulgudur.&amp;nbsp;Cinsel sorunlar yaşadığınızda vücudunuzda da bir sorun olabileceğini hatırlayın.&amp;nbsp;Tatminkar ve mutlu cinsel beraberliklerin sadece fiziksel değil, duygusal ve psikolojik tatmin de sağlayacağını hatırlayın. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>SEKS SAYI MI KALİTE Mİ?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 17:13:22 EST</pubDate><description>&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;&lt;img class= height=314 alt= width=374 align=left src=/userfiles/image/estetikBEACH.jpg /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Son yıllarda yapılan araştırmalar Seksin sağlık ve yaşlanmayla ilişkisi üzerinde durmaya başladı. Hattat Cinsel Wellness Kliniği Direktörü Dr. Ece Hattat araştırmaların düzenli seksin yararlı olduğunu gösterdiğini söylüyor. &lt;strong&gt;Seks düzenli, kaliteli ve güvenli olduğu zaman sağlığa iyi geliyor, yaşam süresini uzatıyor&lt;/strong&gt;. Kaliteli, güvenli ve düzenli seks yapanların daha sağlıklı ve uzun bir yaşamları var. Düzenli ve güvenli seks gençleştiriyor,güçlendiriyor. Fizyolojik yenilenme süreçlerini harekete geçiriyor. Yani seks yaşamı uzatıyor! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;DAHA SIK SEKS &amp;nbsp;FAYDALI &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Avrupa Cinsel Tıp Akademisi&amp;rsquo;nde eğitim alan Dr. Hattat&amp;rsquo;a göre yanıtlanması en zor sorulardan biri daha sık tekrarlanan seksin sağlık için iyi bir şey olup olmadığı. &amp;nbsp;Dr. Hattat &amp;ldquo;seks sıklığındaki artışın ileri yaşlarda da &amp;nbsp;cinsel açıdan aktif kalmayı sağladığı, fizyolojik yenilenme süreçlerini hızlandırdığı, iyilik hissi sağladığı, gevşettiği, rahatlattığı &amp;nbsp;ve cinsler arası yakınlığı arttırdığı &amp;nbsp;kuşkusuz, ancak seksin sağladığı doyumu belirleyen temel etken sıklığından çok düzenli ve kaliteli oluşudur&amp;rdquo;diyor. Dr. Hattat&amp;rsquo;a göre her iki cinste de yeterli duygusal doyumu sağlayan bir ilişkinin sağlık yararı daha fazla.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Dr. Hattat düzenli seksin yararlarını şöyle anlatıyor: &amp;ldquo;Düzenli seks yapmak kalp-damar sistemine olumlu etki yapıyor. Eğer ciddi bir kalp probleminiz yoksa seks kalbi koruyor. Seks kalple ilişkili sorunların iyileşmesini bile kolaylaştırıyor. Hipertansiyon ve kalp-damar hastalığı sorunu olanların doktor kontrolünde oldukları sürece seks yapmalarına engel yok. Düzenli ve kaliteli seks stres ve gerginliği azaltıyor. Düzenli seks yapanlarda ruhsal sorunlar az görülüyor. Seksin uyku düzeni ve kalitesine de olumlu etkileri var. Seks sonrası uykunun dinlendirici ve yenileyici dönemleri daha sık ve daha uzundur.&amp;rdquo;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;SEKSTE ERKEKLER VE KADINLAR NEYE ÖNEM VERİYOR?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Cinsel mutluluğun algılanmasında erkekler ve kadınlar arasında önemli farklar var. Dr. Hattat, cinsel mutluluğun erkekler için ilişki sıklığı, kadınlar için seks kalitesi olduğunu belirtiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;span style=font-size: 11pt&gt;Bu arada, isteksizliğin kadınlar arasında hızla yaygınlaşan bir sorun olduğunu da unutmamak lazım. Dr. Hattat&amp;rsquo;a göre kadınlarda libido yani seks isteği erkeklere oranla daha karmaşık ve farklı. Dr. Hattat kadın ve erkeğin cinsel istek anlamında farklı olduğunu şöyle anlatıyor. &amp;ldquo;Erkekler cinsel olaylarda daha kolay tahrik oluyor, libidolarını yükseltmekte fazla zorlanmıyor. Kadınlar güçlü bir libido için sadece sağlıklı bir vücuda değil, sağlıklı bir zihne, güvenli sosyal ortama, olumlu çevresel etkileşime ve spontane seksüel çağrışımlara ihtiyaç duyuyor. Evlilik ve arkadaşlık ilişkilerinde ortaya çıkan gelgitler, gerilimler ya da depresyon gibi sağlık sorunları kadınlarda libido sorununa daha fazla etki yapıyor. &amp;nbsp;Bu nedenle kadın veya erkek cinsel istek kaybı yaşandığında altta yatan faktörlerin tedavisi için doktora başvurmak şart.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>BU KİTAP ÇOK KONUŞULACAK…….</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 22 Oca 2010 13:45:53 EST</pubDate><description>&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;img class= height=338 alt= width=250 src=/userfiles/image/Erkekliin%20Yol%20Haritas%20kapak.jpg /&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Yalnız Değilsiniz!&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=font-size: 20pt; color: black; line-height: 120%&gt;ERKEKLİĞİN YOL HARİTASI&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 20pt; color: black; line-height: 120%&gt;, BİR CİNSELLİK REHBERİ&amp;hellip;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;2025 Yılında Avrupa&amp;rsquo;da 43 Milyon Sertleşme Sorunu Olan Erkekten Biri Siz Olabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat; araştırmalara göre, tüm dünyada 1995 yılında sertleşme problemi yaşayan erkek sayısının 152 milyon olduğunu ve bu rakamın 2025 yılında 322 milyonu bulmasının beklendiğini belirtiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Cinsel sorun yaşayan her 10 kişiden yalnızca biri doktora başvuruyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Prof. Dr. Hattat&amp;rsquo;a göre bu hastaların sadece yüzde 2&amp;rsquo;lik kısmında sorunlar, doğru teşhis edilerek doğru tedavi uygulanıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Yüzde 98&amp;rsquo;inde ise maalesef ya doktora başvurulması ya da doğru teşhis konulamaması sonucu doğru tedavi eksikliği yüzünden başarılı sonuç alınamıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Prof. Hattat şöyle açıklıyor: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;&amp;ldquo;&lt;em&gt;Türkiye&amp;rsquo;deki çalışmalarımızda tespit ettiğimize göre 40 yaş üzerindeki erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu oranı yüzde 70&amp;rsquo;e kadar çıkıyor.&amp;nbsp;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Ancak Türkiye&amp;rsquo;de cinsel sorun yaşayan hastaların yüzde 83&amp;rsquo;ü tedavi görmüyor. Erkeklerin yüzde 74&amp;rsquo;ü utanma nedeniyle doktora başvurmuyor, yüzde 71&amp;rsquo;i sertleşme probleminin tıbbi bir sorun olarak görülmeyeceğini düşünüyor, yüzde 68&amp;rsquo;i ise cinsellik konusunda konuşmanın doktoru rahatsız edeceği korkusundan cinsel sorunlarını doktoruyla konuşamıyor! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Ağır derecede cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınanlar doktora mutlaka başvuruyorlar. Çünkü bunların cinsel hayatını sürdürmesi için bir yardım almaları gerekiyor. Ama ikinci grup hafif ve orta derecede olan gruptaki insanların halen doktor yardımı alması söz konusu değil. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Bu grupta sıkıntı şu: Bu insanlar cinsel sorunları olduğunun farkında değil. Farkında olsalar bile belki de tedavi edilebileceğini bilmiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Bu nedenle hastalarımıza tavsiyemiz: Cinsel sorunlarınızla ilgili her türlü soruyu rahatlıkla doktorunuza yöneltmeniz. Bu konuda utanmanıza gerek yok!&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;&amp;rdquo; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Erkekliğin Yol Haritası&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt; hekime baş vurmaya çekinen hastalar için hazırlanan bir kılavuz kitap.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Cinsel mitler, cinsel sağlığı tehdit eden faktörler, tek gecelik ilişkiler, sertleşme sorunları ve tedavisi, cinsel isteksizlik, bulaşıcı cinsel hastalıklar, penis boyu büyütme, mastürbasyon, erken ve geç boşalma, sanal seks, cinsel terapi ve orgazm konularında Prof. Dr Halim Hattat&amp;rsquo;ın hastalarından örneklerle açıklayıcı bilgilerle derlediği bu kitap, erkeklerin başucu kitabı olacak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Okurlar, kendi kendilerine yapabilecekleri testlerle kaliteli seks yaşamının sırlarını bu kitapta bulacaklar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Yazar hakkında&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=vertical-align: middle; line-height: 120%&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Prof. Dr. Halim Hattat, 1973&amp;rsquo;te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi&amp;rsquo;nde üroloji&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;ihtisasını tamamlayarak, 1978&amp;rsquo;de doçent, 1989&amp;rsquo;da profesör oldu. Cerrahpaşa&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Tıp Fakültesi Üroloji Kliniği Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Araştırma&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Birimi&amp;rsquo;ni (1986), İstanbul Üniversitesi bünyesinde Aile Planlaması ve&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;İnfertilite Araştırma Merkezi&amp;rsquo;ni (1989), Türk Androloji Derneği&amp;rsquo;ni (1992) kurdu. Faaliyetlerine 1996&amp;rsquo;da İngiltere&amp;rsquo;de başlayarak hızla 12 Avrupa ülkesine yayılan ve halkı cinsellik konusunda bilimsel yönden aydınlatmayı amaçlayan Avrupa Cinsel Sağlık Derneği&amp;rsquo;nin (ESHA) Türkiye ofisini oluşturdu. Dr. Hattat ayrıca 1997 yılında&lt;/span&gt;&lt;span style=font-size: 10pt; color: black; line-height: 120%&gt;Türkiye&amp;rsquo;nin ilk özel üro-androloji hastanesi olan Hattat Hastanesi&amp;rsquo;ni hizmete açmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>STRES CİNSELLİĞİ ETKİLİYOR!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Çar, 21 Nis 2010 13:55:33 EST</pubDate><description>&lt;div style=text-indent: 17.85pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Cinsellik denince sadece seks veya cinsel ilişki ile sınırlı düşünmemek gerekiyor. Cinsellik cinsiyeti, kadın ve erkek olarak rolleri, cinsel yönelimleri, erotikliği, zevki, yakınlığı ve üreme yeteneğini de içine alan geniş bir kavram.&amp;nbsp;Cinsellik aynı zamanda biyolojik, psikolojik, sosyal, ekonomik, politik, kültürel, etik, yasal, tarihsel, dinsel ve ruhsal özelliklerini tamamını içeriyor. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 17.85pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 17.85pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Aslında ruhsal sıkıntı yaratan her durum cinselliği etkiler.&amp;nbsp;Çünkü böyle durumlarda beyinden salgılanan stres hormonları öncelikle cinsel isteği azaltıcı etkide bulunur.&amp;nbsp;Cinsel istek olmadığında da cinsel fonksiyonları çalıştıran bazı maddeler salgılanamaz.&amp;nbsp;Örneğin damarlarda bulunan nitrik oksit maddesi cinsel istek olmadığında salgılanmaz.&amp;nbsp;Damar ve sinir yapısı etkilenir. Böylece cinsel bölgelerde yeterince kan akımı olmaz ve başta sertleşme problemi, boşalma sorunları, haz duyamama olmak üzere pek çok cinsel sorun ortaya çıkar.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir de ekonomik güçlük yaşayan erkeklerde özellikle aile ve hayat düzenini sürdürememe endişesi,&amp;nbsp;yaşam standardını koruyamama,&amp;nbsp;sorumluluklarını yerine getirememe korkusu oluyor. Finansal zorluklar yüzünden aile içi gerginlik artıyor. Tüm bu faktörler de stres hormonlarını ve cinsel işlev bozukluklarını tetikliyor.&amp;nbsp;Yaşam tarzı alışkanlıklarına da çok dikkat etmek gerekiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>MODERN HAYAT VE EKONOMİK KRİZ FAST FOOD SEX'E YÖNLENDİRİYOR...</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 10:49:57 EST</pubDate><description>&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Modern yaşam koşulları ve ekonomik krizin ilişkiler ve cinsellik üzerine etkisini ölçmek üzere Prof. Dr. Halim Hattat başkanlığında Aile Sağlığı Araştırma Derneği tarafından gerçekleştirilen araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;İnternet üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya 1580 kişi katıldı. Toplamda en büyük yaş grubu 30-39 yaş arası ve &lt;strong&gt;%76 erkek, %24 kadın katılımcı bulunuyor. Bunların&amp;nbsp;%57&amp;rsquo;si evli, %36,5&amp;rsquo;u bekar, %6,5&amp;rsquo;u boşanmış.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-indent: 18pt&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-indent: 18pt&gt;&lt;strong&gt;Krizde bile Türkler için Seks Önemli&lt;/strong&gt; !&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-indent: 18pt&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=text-indent: 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yapılan araştırmada &lt;strong&gt;Erkeklerin %93&amp;rsquo;ü, Kadınların %81&amp;rsquo;i seks çok önemli diyor!&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yine tüm katılımcıların %70&amp;rsquo;i &amp;nbsp;doyurucu bir cinsel yaşamı en az hobileri ve günlük işleri (örneğin alışveriş, temizlik) kadar önemli buluyor! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;strong&gt;Modern ilişkilerde aşk ve seks birbirinden ayrılıyor!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Toplam katılımcılar içinde 10 kişiden 6 sı aşkı ve seksi ayırıyor. Oysaki &amp;nbsp;büyük çoğunluk (%75) istikrarlı bir ilişkide cinselliğin daha iyi olacağı fikrinde. İstikrardan kaçılıp fast food sex denilen sadece cinsel içerikli, duygusal sorumluluk taşımayan ilişkilere ağırlık verilmesi nedenleri :&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;sorumluluk hissinin yarattığı baskı, vakit yetersizliği ve cinselliğin biteceği korkusu ve maddi imkansızlıklar&amp;nbsp;olarak gösteriliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Fast Food Sex&amp;rsquo;ten kadınların beklentisi duygusal yakınlık arayışı, erkeklerin beklentisi ise günlük hayatın sıkıntılarını unutmak. Sonuçlara göre 2 kadından 1&amp;rsquo;i halen çok hoşlandıkları kişilerle daha iyi tanıyana kadar seks için beklemek gerektiğine, çünkü aceleye getirilen seksin ilişkileri yozlaştırdığına inanıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;strong&gt;İstikrarlı İlişkiler Aldatmayla Sonuçlanıyor!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Araştırma sonuçlarına göre uzun vadeli istikrarlı ilişkilerde kadınlar ilişkiden kaynaklanan duygusal problemler, erkekler ise günlük/mesleki sıkıntılarla birbirlerine karşı cinsel isteklerinin azaldığını söylüyor. Bu problemlere fiziki yorgunluklar ve yeni bir şey deneyimlemek isteği eklenince sonuç: aldatmak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;10 erkekten 4&amp;rsquo;ü istikrarlı ilişkisini canlandırmak için başka birisiyle yeni bir maceraya hazır. Kadınlar ise yakalanmayacaklarından emin oldukları durumlarda aldatmaya meyilli. Toplamda 10 kişiden 8&amp;rsquo;i istikrarlı ilişkisini canlandırmak için çareyi aldatmak olarak görüyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;strong&gt;Cinsel Sorunlarda Kadınlar Çekicilik, Erkekler Performans Derdinde!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;Yapılan araştırmada kadın ve erkeğin cinsel sorunlara yaklaşımları da ortaya konuyor. Hem kadın hem de erkek cinsel sorunda üzgün ve depresif hissederken, kadınlar çekiciliklerini yitirdiklerini ve eşlerinin terk edeceğini düşünüyor. Araştırma sonuçlarına göre kadınlar için dış görünüş cinsel çekicilik için en önemli unsur. 10 kadından 6&amp;rsquo;sı iyi bir cinsel yaşam için iyi bir dış görünüş olması gerektiği fikrinde. Erkekler ise bu sorunları cinsel performanslarının yetersizliğine bağlayarak doktora başvurmayı düşünüyor. Toplamda 100 kişiden 12&amp;rsquo;si cinsel sorunları hakkında kimseyle konuşmuyor. Oysa cinsel sorunlar zaman geçtikçe kişiyi fiziksel olarak olduğu kadar psikolojik ve sosyal olarak da yıpratıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;strong&gt;Erkekler İnternette İlişki Arıyor!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt&gt;&lt;span style=font-size: 10pt&gt;10 erkekten 6&amp;rsquo;sı interneti cinsel haz için kullanıyor. Kadınlarda bu oran sadece 10 kadından 3&amp;rsquo;ü olarak son derece düşük. Kadınlar internette cinsel haz tecrübesini yeni deneyim yaşamaya yönelik görürken, erkekler yalnızlıklarını veya partneriyle yaşadıkları sorunları da bu yolla unutuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>KADINLARIN EN SIK YAPTIĞI 8 SEX HATASI</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 10:50:09 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Hattat Hastanesi Kadın Cinsel Sağlığı Kliniği Direktörü Dr. ECE HATTAT, &amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Kaliteli bir cinsel yaşam için öncelikle sevgi, saygı ve anlayışa dayalı, kaliteli bir beraberlik gerekir diyor. Kadınlar önce&amp;nbsp;ilişkiye, sevgiye, aşka odaklanmalı. Kadınların en çok yaptığı seks hatalarını Dr. Hattat şöyle özetliyor:&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;1.Cinselliği Hep Karşı Taraf Başlatmasın:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;Cinselliği her zaman karşı tarafın başlatmasını beklememelisiniz.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kendinizi kendiliğinden gelişen karşılıklı istekler oluştuğunda ifade etmekten kaçınmayın ve keyfini çıkarın.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;2.Ona Sürprizler Hazırlayın.&lt;/strong&gt; Cinselliği her zaman zaman, mekan ve koşulların uygun olduğu ana bırakmayın.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çok yorgun olsanız da, kendinizi bakımsız hissetseniz de sürprizlerle eşinizi şaşırtmayı unutmayın.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;3.Fantezilerinizi Saklamayın:&lt;/strong&gt; Eşinize, sevgilinize, partnerinize duygu ve düşüncelerinizi açıklıkla ifade edin.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cinsellik esnasında sevdiğiniz ve tercih ettiğiniz davranışları partnerinize doğru bir şekilde aktarın.&amp;nbsp;Eşinizin de ihtiyaç ve tercihlerini öğrenin&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;4.Dış görünüşe sadece gereği kadar önem verin:&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;İdeal imaj takıntısı özgüveninizi zedeleyip sizi cinsellikten uzaklaştırabilir.&amp;nbsp;Özgüven eksikliği kadar partnerinize itici gelen bir durum olamaz. Zihinsel ve ruhsal çekimin en az fiziksel çekim kadar önemli olduğunu unutmayın.&amp;nbsp;Dış görünüşünüze özen gösterin ancak aşırılıktan kaçının.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;5.Erkeklerin her zaman cinselliğe hazır olduğu fikrini unutun: &lt;/strong&gt;Cinsel performans fiziksel sorunlar kadar uyku seviyesi, stres düzeyi, duygusal durumunuz, ortam, gibi pek çok faktörden etkilenir.&amp;nbsp;Partneriniz her zaman cinselliğe hazır olmayabilir. Bunu reddedilmek olarak algılamayın. Sorununuz devam ediyor ve cinsel yaşam kalitenizi azaltıyorsa doktorunuza danışın.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;6.Cinselliğe performans kaygısıyla yaklaşmayın:&lt;/strong&gt; Pek çok kişi erkeklerin cinselliğe her zaman iyi performans hedefiyle yaklaştığını düşünür. Oysa iyi bir performans sadece süreyle belirlenmez.&amp;nbsp;Önemli olan&amp;nbsp;partnerinizle birlikte sizde mutluluk ve tatmin yaratan bir cinsellik yaşamanızdır.&amp;nbsp;Bu nedenle kendinize fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı hedefler koymayın.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;7.Ondan kaçmayın, konuşun: &lt;/strong&gt;Cinsel bir sorununuz olduğunda bunu partnerinizle paylaşmaktan kesinlikle kaçınmayın.&amp;nbsp;Cinsel sorunların çiftleri birbirinden uzaklaştırdığı biliniyor.&amp;nbsp;Cinsel problemler bazen ilişki sorunlarının ana nedeni bazen de sonucu oluyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Sebep ne olursa olsun onunla konuşun, paylaşın, anlatın.&amp;nbsp;Cinsel sorununuzun sizi soğutmasına izin vermeyin.&amp;nbsp;Gerektiğinde profesyonel yardım alın.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;8.Yatak odanıza stresi sokmayın: &lt;/strong&gt;Yüksek stres düzeyi, gerginlik, endişe hali, öfke hem erkek hem de kadınlarda pek çok cinsel soruna zemin hazırlıyor. Özellikle erkeklerde sertleşme sorunu, erken boşalma, kadınlarda cinsel isteksizlik gibi pek çok cinsel soruna zemin hazırlamamak için cinsellikte hayatınızın streslerini bir kenara bırakmayı deneyin.&amp;nbsp;Gerekirse bir stres yönetim uzmanından, yoga ve meditasyon gibi gevşeme tekniklerinden yardım alın.&lt;/div&gt;</description></item><item><title>KALBİNİZDEN KORKMAYIN, SEVİŞİN!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Sal, 08 Ara 2009 12:41:41 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;Hattat Hastanesi&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt; Yönetim Kurulu Başkanı &amp;nbsp;Prof. Dr. Halim Hattat, k&lt;/strong&gt;alp hastalarının en büyük korkularından, çekincelerinden birinin seks yapmak olduğunu, ve bu &amp;nbsp;nedenle kalp- damar hastalığı yaşayan bir çok kişi seksin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçtiğini belirtiyor. Seks sırasında kalp krizi geçirmek,&amp;nbsp;ölmek, partnerin kalp sorunu yaşaması bu kabuslardan bazıları.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Üstelik bu durum sadece erkekler için geçerli değil. 40-60 yaşlarında kadar erkeklerde daha fazla görülen kalp hastalıkları, menopoz sonrası hormon değişimleriyle kadınları da etkiliyor. Bu durumda hem erkek hem kadın, hem de partnerlerin cinselliğe dair endişeleri çoğalıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;SEKS KALP HASTALARININ YENİ İLACI&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Ancak Prof. Hattat&amp;rsquo;ın açıklamalarına göre; kalp hastalığının cinselliğe engel olmadığı, hatta kalp performansını yükselterek ömrü uzattığı biliniyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;SEKS SIRASINDA NE KADAR EFOR HARCIYORSUNUZ?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Aslında seks için gereken enerji öyle çok fazla değil. Araştırmalar birçok çiftin cinsellik için 5-15 dakika harcadığını gösteriyor.&amp;nbsp;Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya eşit. Bir çok kişi için cinsellik için gereken enerji bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmaktan fazla değil.&amp;nbsp;Normalde cinsellik esnasında kalp hızı dakikada 110-130 atım arasında oluyor.&amp;nbsp;Bu da hafif-orta şiddette yapılan bir egzersize eşit bir rakam.&amp;nbsp;Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) yaklaşık 2 katına yani 120 mm Hg&amp;rsquo;den ortalama 150-180 mm Hg&amp;rsquo;ye, bazı durumlarda ise 240 mm Hg&amp;rsquo;ye kadar çıkabiliyor.&amp;nbsp;Solunum hızı da dakikada 16-18 nefesten yaklaşık 60 nefese çıkıyor.&amp;nbsp;Bu rakamlar erkekler için biraz daha yüksek olabiliyor.&amp;nbsp;Bu durum özellikle erkeğin üstte olduğu pozisyonlarda görülüyor.&amp;nbsp;Sonuçta cinsel ilişki kalp hastalarına çok fazla yük bindiren bir durum değil.&amp;nbsp;Ancak aldatma gibi stres yaratan durumlarda ve farklı aktivitelerde kalbin üzerindeki yük biraz daha fazla.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;SEKS KALPTEN ÖLÜMLERİ ARTTIRIR MI?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Oysa cinsel aktivite sonrası içinde kalp krizi geçirme riski veya&amp;nbsp;cinsellik esnasında kalpteki sorunlara bağlı ölümler oldukça nadirdir.&amp;nbsp;Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2.5&amp;rsquo;tur.&amp;nbsp;Bu rakam daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde 1 milyonda 25&amp;rsquo;e kadar çıkar.&amp;nbsp;Ancak yine de oldukça düşük bir risk söz konusudur.&amp;nbsp;Örneğin yapılan bir çalışmaya göre 5500 koroner problemlere bağlı ölümlerin yalnızca %1&amp;rsquo;i sekse bağlı olarak gelişmiş.&amp;nbsp;Bunların da çoğu evlilik dışı ilişki olduğundan suçluluk, endişe ve acelecilik hislerinin bu ölümlere katkıda bulunduğu düşünülüyor.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Ancak özellikle erkekseniz, daha önceden geçirilmiş bir kalp krizi hikayeniz varsa ve aşırı hareketsiz bir hayat tarzı sürüyorsanız riskinizi arttırdığınızı bilmelisiniz.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;HANGİ POZİSYONLAR KALBE DAHA FAYDALI?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Aslında bazı pozisyonların diğerlerine göre kalbi daha fazla zorladığı çok da doğru değil.&amp;nbsp;Erkek üstte, kadın üstte, yan yana, oral seks ve mastürbasyon arasında bu açıdan bir fark yok.&amp;nbsp;Yani çift olarak seçtiğiniz pozisyonda rahatlık hissetmeniz yeterli. Ancak bazı uzmanlar eğer erkekte bir kalp sorunu varsa yan yana pozisyon veya kadının üstte olduğu pozisyonlar seçilerek erkeğin harcadığı eforun azaltabileceğini düşünüyor.&amp;nbsp;Zamanla doktor kontrolünde yapılan doğru bir egzersiz ve kondüsyon programı ile erkeğin fitness seviyesi düzeltilerek eski pozisyonlara geri dönülebilir.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;KALP HASTALIĞI CİNSEL SORUNLARI ARTTIRIR MI?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Kalbi etkileyen her şey cinselliği de etkiler.&amp;nbsp;Yani kalp damarlarını etkileyecek herhangi bir sorun (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam) &amp;nbsp;cinsel bölgeye giden damarlarda da hasar yaratır.&amp;nbsp;Bu nedenle kalp hastalıklarında, şeker problemi, tansiyon ve damar sertliğinde başta sertleşme sorunları olmak üzere çeşitli cinsel sorunları daha sık görülür.&amp;nbsp;İstek azlığı, sertleşme sorunu, tatminsizlik yaşayan erkekte performans endişesi gelişerek kısırdöngü şeklinde sertleşme problemi daha da artabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;KALP İLAÇLARI DA CİNSELLİĞİ BOZABİLİR &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Kalp hastalıklarında kullanılan ilaçlar &amp;nbsp;cinsel isteği azaltıp sertleşme sorununa neden olabilir.&amp;nbsp;Biz bu durumda eğer hasta için uygunsa kalp hekimi ile görüşüp cinselliği daha az etkileyen ilaçların kullanılıp kullanılamayacağını tartışıyoruz.&amp;nbsp;Ancak bu ilaçların muhakkat kullanılması gerekirse o zaman hastaya bunun hayatı için önemli olduğunu anlatıyoruz.&amp;nbsp;Bu durumda hastalara başka öneriler sunuyoruz.&amp;nbsp;Cinselliğin farklı boyutlarını öğretiyoruz.&amp;nbsp;Bypass sonrasında korkular nedeniyle nitrat grubu ilaçlara psikolojik bir bağımlılık gelişebilir.&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu durumda da psikolojik bir yardım almalarını öneriyoruz. Bazen anksiyete veye depresyona yönelik ilaçlardan yardım alıyoruz.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;SERTLEŞME SORUNU GÖRÜLEBİLİR &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Kalp krizi sonrasında sertleşme sorunu hem fiziksel hem psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir.&amp;nbsp;Bir erkek eforlu bir hareket esnasında veya seks yaparken kalp ağrısı yaşıyorsa korkup psikolojik olarak sertleşme sorunu yaşayabilir.&amp;nbsp;Bu durumda damarları rahatlatan nitrat grubu ilaçlar kullanılabilir (ancak bunlar da sertleşme ilaçları ile alınamaz).&amp;nbsp;Kalp krizinden ve ölümden korkmak da, performans endişesi yaratarak sertleşmeyi bozabilir.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
PERFORMANS İLAÇLARI KULLANIRKEN DİKKAT!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Kalp damar sorunu yaşayan kişilerde sertleşme sorununda kullanılan ilaçlar oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebiliyor. Ancak nitrat grubu ilaçları kullanan hastaların bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;PARTNERLER MORALİNİZİ BOZMAYIN&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Kalp krizi yaşayan bir çok kişi endişeli, depresif ve sıkıntılı hisseder, hatta partnerlerinin onları beğenmediğini düşünür.&amp;nbsp;Bir başka durum da partnerin aşırı korumacı hale gelmesidir ki bu durumda hastanın moralini bozar.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>CİNSEL İSTEKSİZLİK,  ERKEK SAĞLIĞININ BAROMETRESİ</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 13:17:23 EST</pubDate><description>&lt;p&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;strong&gt;Prof. Dr. Halim Hattat, &lt;/strong&gt;Viyana&amp;rsquo;da düzenlenen &lt;strong&gt;Uluslararası Erkek Sağlığı Kongresi&amp;rsquo;&lt;/strong&gt;nde, erkeklerin cinsel sağlığının genel sağlık durumunun bir göstergesi olduğunu açıkladı. Prof. Hattat, yapılan araştırmalarda cinsel isteksizlik çeken erkeklerde 5 yıl içerisinde diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma risklerinin çok daha yüksek oranlarda görüldüğünün altını çizdi.&lt;/font&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 6pt; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style=color: black&gt;&lt;font size=3&gt;BEL ÇEVRENİZE DİKKAT EDİN&lt;/font&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 6pt; line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;font size=3&gt;&lt;span style=color: black&gt;Prof. Hattat şöyle diyor: &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&amp;ldquo;Araştırmalar, bel çevresinin erkekte 102 cm&amp;rsquo;i geçtiği,&amp;nbsp;yararlı HDL kolesterolde azalma, trigliserid ve bazen de zararlı LDL kolesterol seviyelerinde artışın olduğu, kan basıncı yüksekliği ve insülin direncinin görüldüğü Metabolik Sendrom adı verilen sağlık sorununda genel sağlık durumunun cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon sorunları ile yakından alakalı olduğunu gösteriyor. &amp;nbsp;Sertleşme ve cinsel isteksizlik sorununun diyabet, kalp hastalıkları ile bu kadar yakından ilişkili olması, beslenme ve yaşam tarzında değişiklik yapmak isteyen erkekler için önemli bir motivasyon&lt;span style=color: #333333&gt; oluşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;TESTOSTERON SEVİYELERİNİZ ALARM VERİYOR MU?&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;font size=3&gt;Prof. Dr. Halim Hattat orta yaş ve sonrasında erkeklerin rutin kontrollerinde&amp;nbsp;testosteron eksikliğinin mutlaka araştırılması gerektiğini vurguluyor.&amp;nbsp;Prof. Hattat şöyle devam ediyor: &amp;ldquo;Erkekler&amp;nbsp;cinsel istek azlığının metabolizma için bir alarm durumu oluşturduğunun farkında değil. &amp;nbsp;Testosteron eksikliği tedavi edilebilir ve düzeltilebilir bir sağlık sorunudur. Bu tedavi sadece cinsel sorunları çözmekle kalmaz, yaşam kalitesini&amp;nbsp;de arttırır.&amp;nbsp;Testosteron yerine koyma tedavisi diyabet, kalp, yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli bir yarar sağlar. &amp;nbsp;40 yaşın üzerinde bir erkekseniz, testosteron seviyenizi bilmenizde yarar var.&amp;rdquo;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&lt;font size=3&gt;DOKTOR KONTROLÜ ŞART!&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;span style=font-size: 12pt; line-height: 150%&gt;Prof. Hattat, bu hormonların yanlış kullanıldıklarında sağlık riski oluşturabileceğini belirtiyor.&amp;nbsp;Bu nedenle sadece bilgili ve deneyimli bir doktorun hastanın ihtiyaçlarını doğrultusunda hormonların zarar yaratmayacak, doğru miktarlarına karar vermesi gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;font size=3&gt;Prof. Hattat testosteron tedavisini şöyle özetliyor: &amp;ldquo;Testosteron seviyeleri kan analizleriyle ölçülebilmektedir. Eğer testosteron seviyesi düşükse hormon yerine koyma tedavisi yapılabilir. Hormon yerine koyma tedavisiyle hormonların ikmali her erkek için özel olarak düzenlenmeli ve düzenli takip muayeneleriyle kontrol edilmelidir. Testosteron tedavileri için 3 aylık enjeksiyonlar ya da jeller öneriyoruz. Doktorunuz böyle bir karar verirse prostat büyümesi sorununuz olmadığından emin olmak için &lt;strong&gt;Prostat Spesifik Antijen&lt;/strong&gt; isimli tetkiki isteyecek ve ihtiyaç duyarsa sizi bir prostat muayenesinden&amp;nbsp;geçirecektir. Çünkü bu tedavi prostat kanseri oluşumuna neden olmamakla birlikte olası bir kanserin ilerlemesine yol açabilir. Bu şekilde kontrollerle yapılan testosteron tedavisinin ardından hastaların cinsel yaşam ve genel sağlık durumunuzda hızla düzelme eğilimi gözlemliyoruz.&amp;rdquo;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;font size=3&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNDAN KORUNMAK İÇİN 10 ÖNERİ</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 10:42:33 EST</pubDate><description>İdrar Yolu Enfeksiyonlarından korunmak için dikkat edilecek 10 nokta!
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;
&lt;ol style=margin-top: 0cm type=1&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Günde 6-8 bardak su içmeye gayret edin. &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Alkol ve kafein içeren içecekleri aşırı tüketmeyin.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;İdrarınızı tutmayın, tuvalete gitmek için idrar hissini gelmesi beklemeyin ve her 3-4 saatte bir idrara çıkmaya çalışın. &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Genital bölgenizi temiz tutun, günlük olarak hafif sabunlu suyla temizleyin ve temizlik için sentetik kimyasal maddelerin kullanmayın.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Naylon yerine pamuklu çamaşır kullanın.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Genital bölgenizin uzun süre nemli kalmasına izin vermeyin.&amp;nbsp;Denizden çıkınca ıslak mayo ile kalmayın, mutlaka aralarda mayonuzu değiştirin.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Cinsel ilişkiden sonraki on dakika içerisinde idrarınızı yapmaya çalışın.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Cinsel ilişki esnasında yeterli kayganlığı sağlayın; bu dış idrar yolunun zedelenmesini azaltacaktır.&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Adet dönemlerinde tampon ve bağları sık aralıklarla değiştirin. &lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
    &lt;li style=line-height: 150%; text-align: justify&gt;
    &lt;div&gt;&lt;font size=2&gt;Temizlik sırasında arkadan öne doğru değil önden arkaya doğru temizlik kuralına uyun.&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;
    &lt;/li&gt;
&lt;/ol&gt;
&lt;div style=margin: 0cm 0cm 0pt 18pt; line-height: 150%&gt;&lt;font size=2&gt;&amp;nbsp;&lt;/font&gt;&lt;/div&gt;</description></item><item><title>İLK GECE KORKUSUYLA İLGİLİ HER ŞEY!</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 23 Nis 2010 10:44:24 EST</pubDate><description>&lt;strong&gt;İlk gece korkusu &amp;ndash; Balayı İmpotansı: Yalnız değilsiniz&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Balayı İmpotansı yani ilk gece korkusu, yeni evlenen bazı çiftlerin ilk cinsel girişim denemelerinde başarılı olamaması durumudur. İlk cinsel deneyim, sonraki cinsel yaşamda en önemli belirleyici etkendir. İlk başarısızlıklar çiftin bütün cinsel hayatına yansır. Bu sorunu iki yönde incelemek gerekir: Erkekten ve Kadından kaynaklanan İlk Gece Korkusu &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Erkekseniz:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;
Erkeğin, özellikle ilk cinsel ilişki girişimi gerdek gecesi olacaksa, böyle bir durum başarılı olup olamayacağı kaygısına neden olur. O güne kadar hiçbir sertleşme sorunu olmayan erkek, bu tedirginlikle başarısızlık korkusu (Performans anksietesi) yaşar ve bu heyecanla da sertleşme sağlayamaz. &lt;br /&gt;
Erkek o gece kendini ispatlamak zorunda bırakıldığında bu yoğun stres altında başarısızlıklar da yaşanabilir. &lt;br /&gt;
Bu durum devamında da bir cinsel stres haline gelebilir. &lt;br /&gt;
Tam da bu noktada eşinin ve veya çevrenin olumsuz etkisi, beklentilerin karşılanmadığı hissiyle özgüveninin de yitirmesine sebep olur ve kısır döngüye girerek, aylar boyu sertleşme sağlayamaz. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Performans anksiyetesi nedir? &lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;Performans anksiyetesi ilk ilişki, ilk gece ya da balayı empotansı sorununda sıkça bahsedilen bir terimdir. &lt;br /&gt;
Performans anksiyetesi, özellikle cinsel bilgi ve deneyimi yeterli olmayan kişilerde bir kez yaşanan sertleşme güçlüğünün ardından bile ortaya çıkabilen, sıklıkla geçici ve hafif olarak yaşanan bir durumdur. Kişi, her seferinde yine sertleşme sağlayamayacağı ya da sağlasa bile sürdüremeyeceği, ve eşinin tatmin olmayacağı gibi takıntılarla meşgul hale gelir. Daha cinselliği düşünmeye başladığı anda, asıl odaklandığı konu zevk almak ya da doyuma ulaşmak değil, 'başarıya ulaşmak' haline gelir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Tedavi Yöntemleri Nedir?&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Bu durum psikolojik kaynaklıdır diye düşünülebilinir. Eğer o güne kadar da erkeğin sertleşme sorunu zaten vardıysa, bu durum ise organik bir etkendendir denebilir ve ayrıntılı tanı yöntemlerine başvurulması gerekir. Psikolojik kaynaklı balayı impotanslarında öncelikle ağızdan alınan ilaçlar denenir ve başarılı da olunur. İlk ilişki gerçekleştikten sonra bir iki ilişki için de bu ilaçlardan yardım alındıktan sonra artık ilaca gerek kalmaz. Erkek özgüvenini kazanacak ve her şey normal hale gelecektir. Bazen ilaçlar yeterli olmazsa, penise yapılan enjeksiyonlarla ereksiyon sağlanır. Ancak eskiden beri var olan sertleşme sorunlarında organik yönden incelemeden sonra uygun görünen tedavi alternatiflerinden biri uygulanabilir. &lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Kadınsanız:&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
O güne kadar hiç ilişkide bulunmamış genç kız, ilk ilişkide canının acıyacağı ve bir kanama olacağı korkusuyla gerdeğe girer. Bu kaygı ve korku nedeniyle de kendisini kasmaya ve ilişkiye izin vermemeye başlar. Bu duruma vaginismus denir ve tıpkı erkekte olduğu gibi kadında da aynı mantıkla kısır döngüye kadar gidebilir. Eşinin böyle bir durumuyla karşı karşıya gelen erkekte de bir süre sonra psikolojik etkiyle sertleşme sorunu veya cinsellikten uzak durma eğilimi başlar ve hem kadının hem de erkeğin tedavi edilmesi gereken bir sürece sebep olur. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
&lt;strong&gt;Vajinismus Nedir?&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;
Vajinusmus denilen sağlık sorunu ilk gece korkusu yaşayan kadınlarda oldukça sık rastlanan bir problemdir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Cinsel ilişkiye izin vermeyecek biçimde vajen ön kısmının istemsiz kasılmasıdır. Cinsel tedavi kliniklerine başvuranlar arasında %12-17 vajinismus tanısı konulmaktadır. Durumsal anksiyete, istemsiz adale kasılması, seksüel uyarılmada problemler, vajinal kayganlıkla ilgili problemler ve cinsel isteksizlik, cinsel bilgi eksiklikleri vajinismus sebebi olabilir. Bazen sonradan enfeksiyonlar, ameliyatlar gibi fiziksel sebeplerle gelişen ikincil vajinismus vakaları da görülebilmektedir. Vaginismus, psikolog veya psikiyatristlerin bazen de jinekologların tedavi etmesini gerektirebilir. &lt;br /&gt;
&lt;br /&gt;
Sıklıkla görülen bir durum çiftlerin bazen bu olumsuzluğu kabullenip hiç doktora başvurmamasıdır. ilk girişimdeki başarısızlıktan sonra her iki çiftte genellikle sorunun geçici olduğunu ve çözüleceğini düşünür. Daha sonraki girişimlerde de ilişki gerçekleşmeyince kadında sıkıntı, gerginlik , kadınlığında eksiklik olduğu düşüncesi ortaya çıkmaya başlar. Erkek ise eşi tarafından istenmediği, reddedildiği duygularına kapılmaya başlar. Bu nedenle uzmanların önerisi en azından 1 hafta kadar bekleyip, sorunu kendi başlarına çözemezlerse profesyonel yardım almalarıdır.</description></item><item><title>SEKSİ HORMONLAR MI YÖNETİYOR, DUYGULAR MI?</title><link>http://www.hattathospital.com/doktorunuz-cevapliyor.asp</link><pubDate>Cum, 18 Haz 2010 17:12:07 EST</pubDate><description>&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;img class= style=width: 277px; height: 202px height=113 alt= width=169 align=left src=/userfiles/image/female.jpg /&gt;&lt;br /&gt;
Libidoda -Cinsel İstekte- hormonların etkisi çoktur. Ancak&amp;nbsp; artık uzmanlar cinselliği biyo-psiko-sosyal perspektiften inceliyor.&amp;nbsp;Yani biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin tümüne bakıyor. Bu nedenle cinselliği sadece fiziksel dürtülerden çok fiziksel, psikolojik, duygusal, sosyal tüm etkiler etkiliyor.&amp;nbsp;Bu faktörlerin tümünü incelemeden kaliteli bir cinsellik çok da mümkün değil.&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;Testosteron mu, östrojen mi seks isteği üzerinde daha etkili?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span&gt;Kadın ve erkekte hem östrojen hem de testosteron hormonu bulunuyor.&amp;nbsp;Kadında östrojen baskılı testosteron;&amp;nbsp;erkekte de testosteron baskılı östrojen olduğunu söyleyebiliriz.&amp;nbsp;Östrojen kadında da cilt, ses gibi kadınsı görüntüyü ifade eden özellikleri sunar. Testosteron da erkeklere maskülen özellikleri verir.&amp;nbsp;Ancak testosteron erkekte de kadında da cinsel isteği etkiler.&amp;nbsp;Bu nedenle şikayetle gelen bir hastada mesela bir kadında uzmanlar hem östrojen hem testosteron hem de sex hormon binding globulin seviyelerini inceleyip tanılarını koyuyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;Kadına testosteron verince aldatma isteği artar mı?&lt;br /&gt;
&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Kadın testosteron hormonu eksikliği ile cinsel istek kaybı yaşıyor ve testosteron takviyesi alıyorsa cinsel isteği artar. Ancak aldatmaya dönük düşünceler daha çok duygusal tatmin seviyeleri ile ilgili.&amp;nbsp;Uzmanlar çift olarak başvuran hastalarımızda kadın ve erkeğin rahatlıkla kendini ifade edemediğini&amp;nbsp;söylüyor.&amp;nbsp;Kadın partneri ile cinselliği paylaşırken içinden geldiği gibi davranmıyor, kocası ne düşünür diye korkuyor.&amp;nbsp;Kocası da bunları nerden öğrenmiş olabilir diye düşünebiliyor.&amp;nbsp;Yani hem kadın hem de erkek birbirlerini yanlış değerlendirebiliyor.&amp;nbsp;Çiftler hem saygılı hem de samimi olursa optimal bir cinsellik oluyor.&amp;nbsp;Bu da her iki partneri de hem fiziksel hem de duygusal olarak tatmin ediyor.&amp;nbsp;Eğer duygusallık göz ardı edilirse araştırmalara göre aldatma seviyeleri artabiliyor.&amp;nbsp;Bu nedenle uzmanlar çiftlerin konuşmasını istiyor&lt;br /&gt;
&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;
Cinsel isteği artırmak için hormon öneriliyor mu?&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;
&lt;div style=line-height: 150%&gt;Burada önemli olan eğer bir hormon eksikliği varsa bu eksikliği gidermek. Hormon seviyeleri normal olan ama yine de cinsel isteksizlik yaşayan kişilerde uzmanlar diğer faktörleri özellikle psikolojik, sosyal ve ilişkiye dair nedenleri araştırıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;</description></item>
</channel>
</rss> 